PIK BILDIRILERI - BELAVOK SAYFASI


Partiya Îslamiya Kurdistan üzerinde oynanan oyunlar ve
PIK gerçegi

KAMUOYUNA VE TÜM KÜRD KURUM VE KURULUŞLARINA

21 Ekim 1980 yılında Sayın Prof. Dr. Muhammed Saleh Gabori Başkanlığında bir heyet tarafından kurulan Partiya İslamiya Kurdistan-PIK, islami bir parti olup, amacı asırlardır işgalci devletlerin her türlü baskı ve zulmüne uĝrayan Kürd Ulusunun ve diĝer mazlum halkların meşru haklarını elde etmektir. PÎK`in kuruluşu islam dini esasları (öĝretileri) üzerinedir. Bireyi, toplumu ve ulusları özgürleştirmenin tek yolunun İslam olduĝu öngörüldüĝünden, islami esaslara dayanan bir Kürdistan temel hedef olarak alınmıştır. Uluslararası islami hareketin bir parçası olan PÎK´in, halkın diniyle çelişmediĝi ve halkın düşmanıyla işbirliĝi yapılmadıĝı müddetçe, mazlumların haklarını savunmak için diĝer gruplarla yardımlaşması imkan dahilindedir. PÎK mücadele tarzı olarak tercihini siyasi mücadeleden yana yapmıştır. Ancak zaman ve zeminin olgunlaşması durumunda Partiya Îslamiya Kurdistan cihadı bütün yönleriyle hayata geçirebilmeyi de degerlendirebilir. Partimiz hak, hukuk, eşitlik ve sosyal adalet konularına tüzüĝünde önemli bir yer ayırmış ve bunları saĝlıklı bir toplum yapılanması için temel esas olarak kabul etmiştir. Îşçinin, emekçinin, azınlıkların ve diĝer bütün birey, grup va halkların hakları parti tüzüĝünün ilgili maddeleriyle güvence altına alınmış ve bu konudaki sorunların çözümü için partinin görüşü açıklanmıştır. PÎK´in bütün gayesi, insanın daha özgür, daha insanca, kula kulluk etmeden, Allah tarafından kendisine verilen hakları sonuna kadar kullanabildiĝi bir yaşamdır. Bu konuda katedilecek her adım, insanı dünya ve ahiret hayatında saadete yaklaştıracaktır. Kısaca izah etmekle yetindiğimiz PIKin bu hedefinde yol alması bazı çevreleri rahatsız etmiştir. En başta kendilerini müslüman olarak tanımlayan bazı parti ve kuruluşlardan tepki almış ve onların tezlerini boşa çıkarmıştır. Zira onlara göre bir Kürd Îslam Partisinin kurulmasi caiz değildi. Türklerin, arapların ve farsların parti, devlet kurmaları, hatta birkaç devlet kurmaları caizdi. Bir ırka ve bir dine mensup oldukları halde kendi aralarına sınır cizip, herbir parçasını bir şeyhin emrine ve şeyhi de Amerika veya Rusya’nın emrine vermekte sakınca görmeyenler, kürdlere gelince emperyalistler tarafından çizilen sınırları kutsuyorlardı. Ama kısa zamanda PIK bunların hepsini aştı.

Problemlerimiz bunlarla da kalmadı. Kürd Parti ve kurumları olarak ortaya çıkan kuruluşlardan bazıları da, hizmetimizi engellemeye çalıştılar. Parti içinden bazı şahısların egoistliği, şan ve şöhrete meraklı olmaları ve bazı çevrelerce kullanılmaları, PIKte bazı sıkıntılara sebebiyet veriyordu. Partide iki başlılık baş göstermeye başladı. Bu şahısların başında Hikmet Yıldız (Serbılınd) gelmektedir.

Daha evvel birkaç türk cemaatlerinde çalışıp dikiş tutturamayan Hikmet Yıldız, en son Kaplancılarla çalışıyordu. Kaplancılarla aralarında çıkan bazı problemlerden dolayı dövülmüş ve kovulmuştu. (ona göre kendisi kürd olduğu için Kaplancılarla araları açılmış ve o dergahı terketmişti, ama Kaplancılara göre cemaatin 80.000 –seksenbin- Alman Markını çaldığı için kovulmuştu.) PIKte çalışmak istediğini söyleyip PIK idarecilerini ikna etti. Ona inanılmıştı. PIKe geldikten sonra Köln-Mülheim Keupstr.de «Yıldız Market » diye bir market açtı. Kendisi daha evvel burada Köln’de idi.

Partide çalışmaya başlar başlamaz Parti Başkanı Prof. Gaboriye ilk sözü “Seyda sen sadece otur ve bize el salla” oldu. Aklınca Başkanı safdışı edecek ve kendisi parti başkanlığına geçecekti. 1994 te PIK toplantısına gelen T.C. gazetecilerinin sadece onunla röportaj yapmaları ve sözlerini yayınlamaları ile dikkatleri üzerine çekti. Başkan kendisinden şüphelenmeye başlamıştı. PKKnın güdümünde olan PNK-Bakur ve Kongra Netewi gibi kuruluşların toplantılarına Parti izni olmadan katılması ve Med Tv.ye yine izinsiz gitmesi kuşkuları daha da arttırmıştı. 1996 yılında Başkan tarafından partiden atıldı ancak bazı aracıların ricası üzerine tovbe etmesi şartıyla yine partide çalışmasına izin verildi. Dr. Xerzi ile araları yoktu. Onu kendisine engel kabul ediyor ve anlaşamıyorlardı. Partide tek söz sahibi olabilmesi için Dr. Xerzinin partiden ayrılması gerekiyordu. Nihayet çok yakını olan Medeni için Xerzinin kızını istedi. Xerzi kızını vermeyince (Medeninin dediğine göre) Medeniyi kışkırttı. Sonunda Medeni, Xerzi’nin nişanlı ve dini nikahı kıyılmış olan kızını zorla kaçırdı. 15 gün Avrupa’nın degişik bölgelerinde gezdirdikten sonra polise teslim oldular. Mahkeme sonucu Medeniye 18 ay ceza kesildi. Medeni ve ona yardım eden Abdulcebbar Partiden atıldılar. Konu ile ilgili parti bildirisi şöyle:

……………….…   ………..……….

KAMUOYUNA

Baskı ve zülüm ancak zalimleredir.

Partiler ve Örgütler içinde arada sırada bazı şahıslar çıkar örgütlerine zarar verecek işlerde bulunurlar. Ne Din ve ne de Akıl tarafından kabul edilmeyecek derecede çirkin davranışlarda bulunurlar.   

Ne yazık ki Partiya İslamiya Kurdistan içinde de bu türden Medeni Azad ve Abdulcabbar Memiş adında iki kişi ortaya çıktı. Bu iki şahıs, dinde yasak olan ve Kürdlerin örfünde de çirkin olan zorla evli kadını kaçırma gibi namus cürmünü işlemiş masum ve muhterem olan aileye terör estirmişlerdir.

İslam Şeriatında bu tür bir cürmün cezası „Hadduül-Hirabe“dir. Çünkü yeryüzünde fesat çıkarmaktır. Bu bizim Partimizde ve herhangi bir Partide hiçbir surette kabul edilmez. Ayrıca şark ahlakıyla ahlaklanmış Kürd toplumu, hiç kimseye cisminde bu tür yaraları açmaya ve örflerini zedelemeye müsade etmez.
Onun için Partiya İslamiya Kurdistani bu iki şahsın yaptıklarından beri olduğunu ilan etmiş ve partiden kovmayı kararlaştırmış ve sorumluluğu kendilerine yüklemiştir.
Dolayısıyla bütün üyeler tarafından kendilerinden ilişkiler kesin olarak kesilir bütün partisel faaliyetlerden soyutlanır ve bu karara karşı itiraz red edilir.
Partinin ve üyelerinin şahsiyet ve itibarını bozmaya çalışan ve ilahi şeriata ve müslüman  Kürd toplumumuzun temiz örf ve adetlerine aykırı işlerde bulunanlara ibret olmalıdır.

Bu karar 27/01/1998 tarihinden itibaren Partinin bütün üyelerine tebliğ edilir ve bu tarihten itibaren tenfiz edilir.

                                         Partiya İslamiya Kurdistan Merkez İdaresi adına
                                                            Parti Başkanı
                                                             27/01/1998

……………………… ………………… ………

Bu bildiriden sonra Hikmet’in konu ile alakası şüphesi kuvvet kazandığından dönemin Parti idarecileri bir araya gelip Hikmet hakkında bir karar aldılar. Kararı bir bildiri ile kamuoyuna açıkladılar. Bildiri şöyle:

PIK GENEK BAŞKANLIĜINDAN TÜM KÜRDISTAN PARTİ VE ÖRGÜTLERİNE

Parti ve Örgütler içinde sivrilmiş şaz bazı şahısların piyon olma görevini üstlenerek şahsi çıkar ve ihtirasları uğruna içten ve dıştan güdümlü hareket etmeleri, ne din ve akıl ve vicdanın tahammül edemiyeceği çirkin ve nahoş davranışlarda bulunmaları ve böylesi tezahürlerin gerek PIK içinde ve gerekse diğer Kürdistan Ulusal Parti ve örgütleri tarafından üzüntüyle karşılanmaktadır.

Maalesef Partimiz içinde de, bu tür şahsi ihtiraslarına mağlup olup, sayısı iki veya üç kişiden ibaret olan, Hikmet Serbılınd(Yıldız) ve iki arkadaşı, herkes tarafından bilindiği gibi hedefe gidecek yolları tıkamış, daimi engeller teşkil etmişlerdi. Partinin ana dusturunu ve hedef çizgisini ihlal ederken, İslamın değer yargı ve ölçülerine ters düşerek Kürd milletinin örf ve adetlerini hiçe saymış ve ahlak dışı hareketlerde bulundukları için yakın tarihte Hikmet Serbılınd (Yıldız)´ın üyeliği dondurulmuş, tüm birim ve vazifelerden uzaklaştırılmış, sürekli inzar alırken, diğer iki arkadaşı merkez yönetim kurulu tarafından tard edilmişlerdir.

Kürdistan İslam Partisi PIK, hedef itibarı ile kaynaşmaya dayalı ittifakları değerlendirme hususunda, netleştirici ve birleştirici olmaya davet etmektedir. Bunun aksini düşünen, parti içinde bölücü, heval ve şaz zihniyetlere elbette fırsat tanınmayacaktır. PIK´de istediklerini bulamayan bu zihniyet, intikam duygusuna kapılarak bilinmeyen bir tahrik neticesinde , 29.1.1999 tarihinde basına iftira ve yalan dolu bir açıklama ile yeniden gündemin havasını karartarak, ucuz değerlerin peşine koşan, sözüm ona Hikmet Serbılınd (yıldız)ın, Pik ile uzaktan-yakından hiç bir organik bağının kalmadığı gibi hiç bir Hususta Avrupa komitesinde PIK´itemsil etmediği de tüm kamuoyuna duyrulur.

Partiya İslamiya Kürdistan merkez idaresi adına,
Prof. Dr. GABURİ Date. 13.2-1999

…. ……… …………. ……………… ………………..

Bu bildiriden sonra Hikmet de bir bildiri yayınlayarak başta Parti Genel Başkanı Prof. Gabori olmak üzere Partinin tüm merkezi komitelerini partiden ihrac ettiğini ilan etti. Parti Sözcüsü Prof. Dr. Muzaffer’in ricası üzerine Kongreye kadar Hikmet’in üyeligi devam etti.

Bu arada Hikmet PKK ile ilişkiye geçip yapılacak kongrede PKKnin kendisini desteklemesini istedi. Zaten daha evvel de PKK ile çalışıyor ve Partinin bundan haberi yoktu. Onun için de sürekli Partiden habersiz Med tv ye gidiyor PKK ağzıyla konuşuyordu. Yoksa PIK kongresinde PKKnin şunu veya bunu desteklemesinin ne anlam ve manası vardı?

Köln’de bir lokantada Zubeyr Aydar ile bir öngörüşme yaptıktan sonra yine Köln’de Zubeyr Aydar başkanlığında Hikmet ve M.Can’ın da katıldığı bir toplantı yapıldı. Toplantıya daha sonra Abdurrahman Dürre de çağırıldı. Ondan da yapılacak PIK kongresinde Hikmet’e destek olunması ve PIK başkanlığına getirilmesi isteniyordu. Kur’an-i Kerimi yüzüne okumasını dahi bilemeyen Hikmet’in PKK desteğiyle PIK-Parti Başkanlığına getirilmesinin istenmesinin bir sebebi olması gerek. Hem PIK Kongresinde PKKnın mudahele etmesinin ne geregi vardı? Tabiiki bir PKK-PIK’inin kurulmasından başka!...

Kongre günü yaklaştıkça PIK de hazırlık yapıyordu. Konu ile ilgili açıklamalar bildirlerde mevcuttur.

Kongreden önce PIKin bazı delegeleri bir araya gelip eski yönetimi seçmeme kararını aldılar. Gerek Hikmet ve gerekse digerleri bu kongrede seçilme şansına sahip değildiler.

Derken 5-6 Haziran 99 günü kongre yapıldı. Kongreye Hikmet ve yandaşları da bulunuyordu. Kongrede Eski Merkezi Komiteden hesap soruldu. Bir delege söz aldıktan sonra Himet’e dönerek:

-Siz maliyeden sorumlu olmadığınız halde Danimarka’ya gidip 25.000 (yirmibeşbin) Mark toplamışsınız. Bu parayı ne yaptınız? » diye sordu.
Hikmet sadece « Ben maliyeci degilim, para hesabını maliyeden sorun » demekle yetindi.
Daha sonra bir başka delege söz aldı ve Hikmet’in topladığı para konusunda şunları söyledi.

-Hikmet topladığı paranın 10.000 Markını Etem’e vererek baldızının (Etem ile) düğününü yaptı, 5.000 ini kaynı Olcay’ın düğününe sarfetti, geri kalanını ile de Kendi Malı olan Yıldız Market’e mal aldı.
Bu suçlamalardan dolayı Hikmet tek bir sözle de olsa kendisini savunmadı. Sadece sustu.

Kongrenin sonuna kadar bekledi ve seçim yapılacağı sırada kendisine oy çıkmayacağını bilen Hikmet seçim esnasında dışarıda bekledi. Seçimde, daha evvel delegelerce alınan karar uygulandı. Ne Hikmet ve ne de diger eski komiteden hiç kimse seçilemedi. Hikmet’e ise sadece bir tek oy çıktı. Olumsuz tavırlarından dolya delegeler kararıyla Hikmet ve arkadaşları partiden ihrac edildiler.

Kongreden sonra herkes dağılınca Hikmet de bazı arkadaşlarla Köln’e döndü.

Partimiz bir bildiri yayınlayarak kongreden herkesi haberdar etti. Kongreden sonra Başta PKK dahil olmak üzere birçok Kürd siyasi kurum ve kuruluşları yeni seçilen arkadaşlarımızı tebrik ettiler. Kongremiz başta Özgür Politika (3-Temmuz-99) ve Med Tv olmak üzere birçok kürd yayınlarında halka duyurdular.

Bazı çevreler yeni seçilen arkadaşlarımızı satın alamayacaklarını anlayınca, Hikmete bir kongre yapmayı planladılar. PKK. Ve bazı sosyalislerin desteğini alan Hikmet, düğünümüz var, sünnetimiz var deyip Parti ile alakası olmayan bazı insanları -ki bunların coğu da kendisini destekleyenlerden gelme-  toplayarak bir toplantı düzenledi ve bu toplantının PIK 2. Olağan Kongresi diye ilan etti. Her ne hikmetse, bu sözde kongreye katılan PKDW ve PKKnın bazı elemanları; PIK yöneticileri hakkında ileri geri konuşarak, onları hain ilan ettikleri gibi, bugünden sonra PIKin sağlam ellerde olacağını da açıkça beyan ettiler. Aynı zamanda PKKnın yayın organları olan Med Tv ve Özgür Politika bu sözde kongreyi defalarca yayınladılar. Partimiz bundan çok rahatsız oldu. Konu ile ilgili bildirileri ibraz ediyoruz.

………… ………… …………..

KUZEY KURDISTAN PIK GENÇLİK KOLLARININ PIK GENEL BAŞKANLIĜINA MESAJI

Allah´ın selamı, bereketi bereketi üzerinize olsun. Çalışmalarınızda yüklendiğiniz sorumluluk ve görev bilincinizi takdir eder, Rabbimizden muvafakiyetler dileriz.

Oluşumun hacmi ne olursa olsun, sağlam değer ve hakkani ölçülere bina edilmiş prensipler yavaşçada olsa; sahadaki layık yerini şeytan ve dostlarına rağmen alacaktır.Kararlılıkla, kir-lenmiş temiz ellerin dokusu ile şekillenmiş, gecesi gündüzüne katarak, çok değerli zamanlar harcanacak, her türlü ihtiyaçlardan kısılarak ortaya tertemiz bir ürün çıkarılmıştır. Bu kadar temiz, pak bir ürünün kötü niyetlerce hazmedilmesi herhalde biraz zor olacaktır. Ya dışardan destekle ya da içerden bir hastalıkla, berraklığına gölge olunmak istenmekte, Bunun için de PIK´ oyun üzerine oyun sergilenmektedir. En sonuncusu; Kongreden yaklaşık dört ay önce Almanya´nın Köln kentinde bazı Kürd partileri güdümünde; içlerinde  Hikmet Yıldız (Serbılınd) Mehmet Can Sönmez (Melle Can) ve PKDW´den bazı şahsiyetlerin katılımı ile bir toplantı yapılarak, PIK´in özünden uzaklaştırılması ve içinden bazılarını alarak yapay bir parti haline getirilmesi kararı alındı. Plana göre: Formalite bir kongre yapılacak. Onsekiz (18) yıldır PIK´in müessisi olan Büyük İslam Alimi, Tefsir Profesörü Sayın Dr. Gabori ve Sayın Prof. Dr Muzaffer Hoşiyar Partiden atılacak, onların yerine, onların yandaşı olan Hikmet ve ekibi getirilecek ve böylece parti üzerinde daha rahat kontrol sağlanacaktı. Bunları zamanında duyduk ama bu kadar siyasi ahlaktan yoksun bazı hareketlere, kulaklarımız bir türlü inanmak istemedi. Daha sonra 24/07/1999 tarihinde komplo kongreleri yapıldı ve önceden konuşulduğu gibi o şahsiyetler bu toplantıya katıldı ve hatta Partinin önemli şahsiyetleri hakkında ileri geri konuşmalar yapmakla çehrelerini açığa vurdular.

PIK bunun gibi kendisine oynanan oyunlarla çok merhaleler geçirdi, geçiriyor. Bir müddettir PIK ve mensubları; şeytani oyunlarla kötü amaçlar için, elde edilmeye çalışılıyor. Bunu hissediyor, görüyor, şahid oluyoruz.  Kürdistan da, en temiz sayfalara sahib olan PIK´e kirli ellerce dokunulmak istenmektedir. Bunun için, geçmişte olduğu gibi, şimdi de kendisini mensub sayan, aslında daha evvel PIK Yönetimi tarafından uzaklaştırılan her halukarda bulundukları ortamda bir kazmaya sap olamayan bir iki şahsiyet kullanılıyor. Son günlerde PIK adını kullanarak kongre, konsey gibi oluşumlar elde etmeye çalıştıklarına  şahid olduk. Bunun içinde PIK´e özel hassasiyet besleyenlerden destek alınarak bu hareket meşru kılınmak istenmiştir. Biz gençlik kolları olarak Kurdistan´da bu insanların tanındığını, niyetlerinin herkesçe bilindiğini beyan ederken, PIK Ve onun değerli şahsiyetlerini daha çok tanıyor, onların bu tür desiselerden de beri olduğuna şahidiz.

PIK gençlik kolları; net ve açık bir şekilde  tavrını koymuş olup, böylesi tiplere destek veren, onları PIK adına tanıyanları da uyarmış olmaktadır. PIK Genel Sekreterliğinin gerekli talimatlarına amadeyiz. Bunları bilerek tanımaya çalışanların aynı sorumluluğu sahiblendiğini ve cevab verme hakkımızın saklı olduğunu beyan ederiz. Gerekli emir ve talimatların verilmesi için keyfiyetin PIK Genel Merkezi sorumlularına bildirilmesini saygıyla arz ederiz.
KUZEY KURDISTAN (PIK Gençlik Kolları) 31/07/1999

......... .......... ........ ....... ...............

PİK.GENEL SEKRETERLİĞİNİN KAMUOYUNA BEYANI

Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun. PİK. kurulduğu ilk günde beyan ettiği gibi, temel esas, İslami bir Kurdistan oluşturarak Allah rızasını kazanmaktır. İslama hizmeti gaye edinerek kürd ve Kürdistan´ın bunda payını sağlamaktır. Kürd halkı diğer mazlum halklar gibi hak ve özgürlüğünü elde etme hakkına sahiptir. Bunun elde edilmesinin İslami temellere dayanan gerçekçi haraketlerle olabileceği ilkesini daima bayraklaştırmıştır. Kürdistan´ın; diğer İslami devletler içinde yerini alma sıkıntısı, Kürdistanda islami hayatın hakimiyeti ile giderileceği öngörülmüştür. İslami kural ve değer yargılarından hareketle iyilik için mücadele edilirken bunu fertlere değil, insanlığa sunmaya çalışmıştır, bütün bunları esas kabul ederek adımlarını sıklaştıran PİK. kesinlikle İslamın Şura müessesini kurarak, insanın demokratik sağduyusuna değer vermiş, süreci kullanılır hale getirmiştir.

PİK. kirli ellerden uzak, iyi niyet ve ciddi gayelerle kuruldu. Yine bu çizgide hiç kimsenin güdümüne girmeden devam etti. Diğer hareketler gibi, hasıl olan ihtilaf ve tatsızlıklar kısa bir zamanda izale edildiği gibi, bunu oluşturmak isteyenlere de yol vermedi. Çünkü ulvi gayelerle kurulan bu temiz hareketin, ona kastedenlerce kirletilmek isteneceği muhtemeldi, nitekim bazı girişimler de olmadı değil. Parti içinde bazı zayıf şahsiyetler dış kaynaklar tarafından kullanılmak istendi. Cehalet, kibir ve gururlarından istifade edilerek PİK´in temiz yükselişine leke sürülmek istendi. Bu zayıf şahsiyetler Hikmet yıldız (serbılınd) ve diğer arkadaşlarıdır. Bunlar uyarıldıktan bir süre sonra yaptıklarından vazgeçmediklerinden dolayı gurur, cehalet ve ahlaksızlıklarının eseri olarak peydah olan hareketleri de göz önünde bulundurularak 13/ 02/1999 da 264/D numaralı beyanla Partiden atılmalarına karar kılınmıştı. İddia edildiği gibi kesinlikle despotluk ve diktalık değil, devamlı istişare ile hareket edilerek karar kılındı. Bu insanlar, (Hikmet ve arkadaşları) kesinlikle PİK`i temsil edemezler, sahiplenemezler. Bunlar bir takım oyunlara alet olup, içinde bulundukları cemaate isyan ederek, İslamın getirdiği değer ve ölçülere aykırı hareket etmekten; şer´i idareye karşı çıkan baği ve hariciler hükmündedirler. Bunların ekmeğine yağ sürenler de bilerek yada bilmeyerek onlarla aynı konuma düşmüşlerdir... Temennimiz, bunların içyüzünü kısa bir zaman içinde kavrayıp, tertemiz saflarda yerlerini almalarıdır.Sizler bu kirli ellerin uzanacağı kesimler olmamalısınız. Kürd insanı bulunduğu ortamı, hayatın o çetin tecrübesi ile kavrayabilecek güçtedir. Dış güçler bilsinler ki; bunları desteklemekle büyük hata işlemişlerdir. Dileriz ki , ellerini uzattıkları bu saf İslami oluşumdan geri çekerler. Ahlaksız, prensipsiz ve şahsiyetsizleri desteklemekle düşman konumunda olduklarını beyan ederiz. Sizler kendinizi düşman konumunda yer almaya zorlamayınız! Parti genel sekreterliği yakın tarihte edindiği bilgilere göre: Daha evvel 13/02/1999 da 264/D sayılı beyanla partiden tasfiye edilen Hikmet ve arkadaşları 24/07/1999 tarihinde Köln‘de bir ikinci kongre oluşturduklarını öğrenmiştir. Bunların PİK adını ve çaldıkları resmi evrakları kullanarak, Kürdistanda faaliyette bulunan bazı örgüt temsilcilerini de davet ederek kendi konumlarını meşrulaştırmaya çalıştıklarını bilmekteyiz. Daha evvel de başka bir beyanla bunlarla ilişkide bulunmalarından dolayı uyarmış olmamıza rağmen , ne yazık ki iki örgütün kürd halkını temsil etme ruhunun verdiği sorumlulukları üstlenmekten uzaklaşarak, bunları PİK temsilcileri olarak kabul etme girişiminde bulundular. Bu dostlarımızı burada tekrar uyarmaktayız. Bunların gerçekleştirmiş olduğu toplantıya PKKden (PKDW´den Av. Yaşar Ertaş, HİK´ten Melle Abdullah, PNK Bakur´dan Ali Kaşıkkırmaz´ın) ve kominist partiden birinin katılmalarını PİK olarak üzüntü ile karşılıyoruz. Bunun aramızdaki hak hukuk anlayışıyla kesinlikle bağdaşmadığını hatırlatmakta yarar var. Özellikle Kürd ve Kürdistan için gerçekten mücadeleye imzasını atan gurup veya partilerin aralarındaki saygı, hak, hukuk anlayışını ciddi bir şekilde zedeleyen olumsuzluklara karşı temkinli olmaları ve nazik davranmaları gerekmektedir. Bu prensipten hareketle zikredilen örgütlerin temsilcileri olarak gayrı meşru bir sözde kongreye katılıp, selamlamaları, daha ilerisi PİK Genel başkanlığının kabullenemeyeceği tavırlar takınmaları gerçekten üzücüdür. Temennimiz bu tavır ve tutumların gözden geçirilmesidir. Zira PİK yönetimi, gerekli tepkiye boyutuyla sahiptir. Ama olası bir ciddi tepkiden önce çözümün karşılıklı hukuk anlayışıyla sağlanmasını temenni ederiz. Buna binaen Hikmet ve ekibinin herhangi birisiyle PİK adına münasebette bulunmak, organizasyon düzenlemek ve temsilcilik vermek gibi durumlardan kaçınmak gerekteğini önemle beyan ederiz.                       
                                                         Prof.Dr.Muzaffer Hoşiyar PİK Genel Başkanı ( 02 / 08 / 1999)

............. ............... .......................
KAMUOYUNA VE TÜM SİYASİ HAREKETLERE

Bilindiği gibi Partiya İslamiya Kurdistan (PIK) 5-6 Haziran 1999 tarihinde kongresini yaptıktan sonra 3-4 Temmuz 1999 tarihinde yaptığı taplantıda bazı kararlar almıstır.

1-Eski görevliler seçilmediklerinden, görevlerini yeni seçilen arkadaşlara devretmişlerdir., bazı arkadaşların Parti disiplini kurallarına uymadıklarından Ramazan ayına kadar üyelikleri dondurulmuştur.

2-Hikmet YILDIZ (Serbılınd) ın; tekerrür eden hatalarından dolayı 13/02/1999 tarihinde hakkında çıkan (Partiden uzaklaştırma) kararı teyid edilmiştir.

3-PIK´in yeni komitesi olarak göreve seçilenler şunlardır: Azad Arnasi, Feqiyi Teyran, Mamosta Ferat, Xelqan, Ebubekir

Halid, Eyyubi, T.Kılıç.

4-Bu arkadaşların dışında Parti adına hiç kimse ile diyalog kurulmaması ve Parti adına muhatab kabul edilmemesi tüm kamuoyuna ve siyasi parti, örgüt ve cemaatlere duyrulur.

Partiya İslamiya Kurdistan-PIK Avrupa Komitesi   (07/07/99)

………….. …………. …………….

KOMİTİYA EWROPA

PROF. DR. M. SALIH GABURI´NİN BEYANIDIR

Allah´a hamd olsun, Allahı´n selamı; Salih dostlarının ve O´nun Gazab ve Laneti Müf-sid bainlerin üzerine olsun.Dini ve kavmi olarak üç yükümlülüğün altındayım. Bunlar: Beraet, Şehadet ve İkaz vecibeleridir.

Birinci Vecibe:
Partiden atılan.
Hikmet Serbılınd ile ilgilidir. Geçerli olan biat sözleşmesini ihlal etme,
meşru idareye karşı çıkma, ana ilkeler ve iç tüzükle oynama, muhterem şahsiyetlere saldırıda bulunma ve Partinin ilmi ve tarihi sembollerine karşi dil uzatma cürümlerini işlemesi dolayı-sıyla kendisinden ve hıyaneti ve fesat konusunda kendisini iştirak edip yardım edenlerden be-riyim. Böylece ben beraetimi ilan ediyorum. Ayrıca bütün Parti mensuplarından da, hiyanet ve fesat sahibi olan kişilerden beraetini ilan etmeleri, onları soyutlamaları ve onlara karşı tavırlarını koymaları için çağrıda bulunuyorum. Allah bizi onların şerrinden korusun ve hilelerini içlerine soksun.

İkinci Vecibe:
Kitab ve Sünnet´in gereğine göre Şurai Mulzime yoluyla ve Partinin ana ilke ve iç tüzüğüne göre seçilen resmi idareye, iyilik şehadetinde bulunuyorum. Şer´i kiyade (idare) İslami hüviyetiyle, bağimsızlığıyla ve Kürd ve Kürdistan düşmanlarına uydu olmamakla tanınır. Bu idare, en iyisi için ve en mümkün olanı için gayret harcıyor. Mükemmellik Allah´a ve kitabınadır. Ma´sum olan sadece Allah´ın koruduğu kişidir. Başarı üzerine Hamd Allah´adır. Ve her türlü hata ve taksirattan özür dilenir ve istiğfar edilir. Böylece ben şahitliğimi ilan ediyorum. Bütün parti mensuplarına sağlam olan Allah´ın Hakim kitabındaki (ipine) sımsıkı sarılmaları Allahın Resulünün (A.S) Sünnetine tutunmaları içinde çağrıda bulunuyorum. Ayrıca bütün mensubları, Dr. Muzaffer´in başkanlığındaki (Allah onu korusun) resmi ve rüşd sahibi Kıyade etrafında toplanıp sarılmaları için çağırıyorum.

Üçüncü Vecibe:
Hain ve müfsidlerle muamele eden taraflara olan ikazdır. Bunlardan ilişkilerini kesmeleri ve biz karşı husni niyetlerini göstermeleridir. Aksi takdirde bu cürümlerde bunlarda ortaktır.  Ve onlar gibi düşman kabul edilecektir. Ayrıca bu olaydan dolayı, Kürd halkının önüne, Müslümanların önüne  ve İnsanlığın önüne gelebilecek herşeyden onları sorumlu tutacağız. Allah bize kafidir.
O, en iyi vekildir. O, en iyi Mevla, en iyi yardımcıdır.  

Partinin birinci Müşaviri Prof. Dr. Gaburi
           02/08/1999  

……………… …………….. ……………

Yıllarca böl, parçala, yoket politikalarıyla PIK üzerinde oyun oynamak istiyenler, planlarını gerçekleştirmek istiyorlardı. Bunun için de Hikmet’i meşrulaştırmak gerekiyordu. Konuyu çok yakından bildikleri halde yıllarca üyesi olduğumuz PNK-Bakur’un Partimiz yetkililerine gönderdikleri yazıyla niyetlerini açıkça ortaya koydular. PIKin iki kanatlı bir parti olduğunu gizlemeden ve siyasi ahlakı bir tarafa bırakarak toplantılarına gitmemizi ve onların güdümüne girmemizi istiyorlardı. Konu ile ilgili olarak bir araya gelen arkadaşlarımız, PNKnin aşağıdaki yazısını cevaplayarak PNKden çekildiğimizi ilan ettiler.

………… …………. ……………… ….

PLATFORMA NETEWIYA KURDISTANA BAKUR

Ji Seroktiya PIK re
Birêzan Platforma me di roja 09.08.1999 de civiya. Ser daxwaziya we herdu baskên PIKê Platforme ev biryara jêrîn da.

Biryar:
Ji bo ku bên naskirin, navbera navên herdu baskên PIK e de guhertinek tune. Ji bo ji hev cihê bên naskirin Platform ji herdu aliyan jî daxwaziya guhertina navên wan bike. Herdu ali jî ger bixwazin dikarin di platformê de ciyê xwe bigirin.

Ez hêvî dikim ku emê we di nav Platformê de bibînin.
Bi silavên germ.

Kazim Baba (İmza)

...…. ….. ...... ..........  ....…

JI BOY BERPIRSIYARÊ PNK-BAKUR

Va 18 sal e ku Partiya İslamiya Kurdistan hatiye sazkirin û hemi gelê kurd û dunya dizane ku PIK yek bask e. Pişti biryara PNK-Bakur a 09.08.1999, em gîhîştin vê qenaetê ku PNK-Bakur di derbarê siyaseta Kurd û Kurdistanê da ciddiyeta xwe muhafeze nake. Bi vê munasebetê em endamîtiya xwe ya PNK-Bakur dicemidînin.

Em ji boy guhertina navê Partiya xwe jî ji tu kes û rêxistinê musaadê nastînin ji ber navê vê partiyê her bi îzn û musaeda kesî nahatiye danîn. Em dixwazin ku partî û rêxistinên kurdan tiliya xwe daneynin karên Partiya me û bê îzna me jî tu kesî ji dervayê Partiyê li ser navê Partiyê dawetê civîna nekin. Lewra Partiya me ji vî ra muaede nake. Ev were zanîn.

Bi silavên me.

Partiya İslamiya Kurdistan
     16.08.1999  

PNK. BAKUR YETKİLİLERİNE

Biz Partiya İslamiya Kurdistan olarak; 18 yıldan beri, Kurdistan, Kürt halkı ve dünya tarafından tanınmış tek kanatlı bir partiyiz. PNK-Bakur‘un  09.08.1999 tarihinde Partimiz hakkında aldığı kararla; Kurdistan siyaseti konusunda ciddiyetini  muhafaza etmediği kanaatına vardık. PNK-Bakur’un Partimiz PİK. hakkındaki düşüncesini değiştirinceye kadar yıllardır üyesi olduğumuz  PNK-Bakur daki üyeliğimizi donduruyoruz.

Partimizin adının değiştirilmesi için de, hiç kimseden direktif almak durumunda ve niyetinde değiliz. Partimizim isminin istismarına da kesinlikle müsaade etmeyip, bizim dışımızda Partimizin ismini kullanmak istiyenleri toplantı ve Platformlara kabul edilmesine de asla razı olamayacağımızın bilinmesini, bilgilerinize rica ederiz

Selamlarımla. 
Parti Siyasi Bürosu
    16.08.1999

…………….. ………………….. ………….

Bütün bunların yanında bir başka sebep daha var. PIK-i kendi güdümlerine almak. Eğer PIK bunları kabul etmezse o zaman da PIK adına bazılarını kullanmak ve PIKin o tertemiz sayfasını lekelendirmek. Arkadaşlarımızın soruları üzerine « Siz gelmiyorsunuz onun için de biz Hikmet’i götürüyoruz. » diye cevap verirler. Sanki mecburmuyuz herkesin çağrılarına cevap vermek. Yani kısacası şantaj !…

PKK.nin Genel Başkanı Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra başta PKDW olmak üzere bazı kurumlarını fesheden PKK, her ne hikmetse daha sonra yeniden KNKyi kurduklarını ilan ettiler. Hayırlı olsun milletimize diyoruz. Ancak KNKye çağırdıkları bazı insanlar hiçbir Partiyi temsil etmezler. Televizyonda bir defa görüneyim diye can atan insanlarla KNK kurulmaz. Parti artıklarıyla bir yere varılamaz. Kendi ailesine ve partisine faydası olmayanların Büyük Kürd Ulusuna faydalı olamayacaklarını sanırız KNK de yılların verdiği tecrübeyle anlamıştır. Eger gerçekten bir KNK kuruluyorsa onu Kürd Partilerinden oluşturmak gerek, herşeye kafasını sallayanlarla degil.

KNKnin kuruluş yıldönümü adı altında yaptıkları toplantıda PIKinde yer aldığını ve bizim adımıza Hikmet’i çağırmışlardı. Konu ile ilgili olarak hem kendilerini hem de kamuoyunu bilgilendirdik.

………….. ……… ……………….

                               JI MEDYA TV RA

Silav li we û li mêvanên we. Ji xerê Hikmet Serbilind. Ji ber ku îftira dike dema ku dibêje ez jî PIK im, an jî berpirsiyarê PIKê me. Lewra bi hilbijartinekî resmî û bi qirarê Komîta Merkezî û bi pejirandina Seroktiya Partiya Îslamiya Kurdistan ew ji Partiyê-PIK hatiye derxistin.

Ger hun nizanibin, özrê we hebe va em ji were dibêjin. Bes gerek Hikmet derew neke û xwe bi navê PIKê teqdîm neke. Lewra ew ne mesul e.
Ger hun dizanin û we ewî naskir, an jî hun ewî bi kar tînin, hun jî wek wî mesul in.

Prof. Dr. Gaborî
Musteşarê Partiya Îslamiya Kurdistan
26.05.2000-09-14

…………….. ………………

PIK'TEN KAMUOYUNA VE KÜRD HALKINA

Allah´ın selamı ve bereketi üzerinize olsun.  
PIK-Partiya İslamiya Kurdistan, kurulduğu ilk günden beri , İslami çizgide mücadeleyi esas alarak bağımsız bir Kurdistan oluşturmayı amaçlamaktadır. Kürd halkı da, diğer halklar gibi kendi kaderini tayin etme ve özgürce yaşama hakkına sahiptir. Bunun elde edilmesinin , İslami temellere dayanan, gerçekçi hareketlerle olabileceği gerçeği daima bayraklaştırılmıştır. Kürdistan´ın diğer İslami devletler içinde yerini alma sıkıntısının , Kürdistanda İslami hayatın hakimiyetiyle giderileceği öngörülmüştür. İslami kaygı ve değer yargılarından hareketle iyilik için mücadele edilirken, bunu fertlere değil, insanlığa sunmaya çalışmıştır. Bütün bunları esas kabul ederek adımlarını sıklaştıran PIK, kesinlikle Îslamın Şura Müessesini kurarak, insanın demokratik sağduyusuna değer vermiş, süreci kullanılır hale getirmiştir. PIK kirli ellerden uzak, iyi niyet ve ciddi gayelerle kuruldu. Yine bu çizgide bugüne kadar hiçbir gücün güdümüne girmemeye dikkat ederek devam etti. Fakat son günlerde PIK´e kürd kamuoyunda edilgen ve uydu bir parti görünümü vermek için ucuz davranışlar sergilenmektedir. Bunun için de, daha evvel partide çalışan, parti tüzüğüne ters düştükleri ve PIK´i herhangi bir düzeyde temsil edecek karaktere sahip olmadıkları için, partiden atılan bazı zayıf şahsiyetler, cehalet ve gururlarından istifade edilerek piyon olarak kullanılmaktadır. Bu gibi kişiler kesinlikle PIK´i temsil edemezler, sahiplenemezler. Bunlar bir takım oyunlara alet olup, içinde bulundukları cemaate isyan eden, islam’ın getirdiği değer ve ölçülere aykırı hareket eden; İslami idareye karşı çıkan baği ve hariciler hükmündedirler.

Bilindiği gibi Partiya İslamiya Kurdistan´ın (PİK) 5-6 haziran 1999 tarihinde yapılan Kongresinden itibaren, Hikmet Yıldız (Serbılınd) ve bazı arkadaşları Partiden uzaklaştırılmışlardır. PKK güdümünde olan bazı kurum ve kuruluşlar, Partimizin bağımsız siyasi çizgisi üzerinde kontrol sağlamak amacıyla, daha önceden kongre kararıyla Partiden atılan  Hikmet Serbılınd´ı ısrarla PİK temsilcisi olarak tanıtmaktadırlar. Özellikle 26.05.2000 tarihinde Medya Tv.nin  saat 19.00 civarında, canlı olarak yayınladığı KNK´nin yıldönümü programında Himet Yıldız´ı( Serbılınd) PIK temsilcisi, hatta Başkanlık Konseyi Genel Sekreteri olarak tanıtmasını üzüntü ve şaşkınlıkla kaşıladık. Bu tür hareketlerin siyasi ahlakla bağdaşmadığı ve Kürd ulusal birlik ve mücadelesinde kârdan ziyade zarar getirdiği hepimizin malumudur.
KNK, sahte şahsiyet, parti artıkları ve hayali kuruluşlarla vitrin kuracağına, evvela nasıl bir kurum olduğunu ve kürd ulusal davasında ne tür bir rol oynayacağını bilmeli ve bunu Kürd halkına ispat etmelidir. Aslında hiçbir kuruluş ya da partiyle alakası olmayan kişileri, parti temsilcisiymiş gibi göstererek puan kazanacağını zanneden KNK ( Kongra Netewiya Kurdistan)´nin Kürdistani çizgiden uzaklaştığını ve aynı zamanda savundukları „Demokratik Cumhuriyet“ tezine de ters düştüğünü bilmesinde yarar görüyoruz.

Sözkonusu programda yeralan kişinin Partimiz ile hiçbir alakası yoktur ve Partimizin işlevi net olmayan sembolik kuruluşlarda yer alması mümkün değildir. Bu tür hareketlerle hiç kimse Partimizi, yıllardır mücadelesini  verdiği Bağımsız Îslami Kurdistan ve doğru bir ulusal birlik düşüncesinden vazgeçiremeyecektir.
Bu anlamda KNK´nin tavrını kınıyor, kamuoyunu ve tüm Kürd kurum ve Kuruluşlarını bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Selam hidayete tabi olanlaradır. 27.05.2000  
         Prof. Dr. M. Saleh Gabori
    Partiya İslamiya Kurdistan-PİK
              Genel Müsteşarı

................ .............. ..........

ULUSAL KONGRE BAŞKANLIĜINA
                                                 BRÜKSEL

Bilindiği gibi Partiya İslamiya Kurdistan, 5-6 Haziran 1999 tarihinde Almanya´nın Hildburghausen kentinde kongresini yapmıştır. Daha önceleri gerek merkezi komitede gerekse de Avrupa Komitesinde görev alan arkadaşlarımızın tamamı seçilemediğinden, yerlerine yeni arkadaşlar seçilmiş olup, Parti adına görevlendirilmişlerdir. Kongre sonuç bildirgesi bütün siyasi parti ve teşkilatlara gönderilmiş olup ayrıca Özgür Politika´nIn 31.07.99 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Parti disiplini kurallarına riayet etmedikleri ve gerek İslam ve gerekse Kürd kültürüyle bağdaşmayan bazı münker hareketlerinden (evli kadını kaçırma ve zimmetine para geçirme gibi) dolayı, bazı arkadaşlarımız Partiden ihrac edilmişlerdir. Bu konu ile ilgili kamuoyu bilgilendirilmiştir. Buna rağmen  bazı parti ve siyasi kuruluşlar bu mezkur şahıslarla hala siyasi alakalarını sürdürmektedirler. Hele hele Partiya İslamiya Kurdistan adına toplantılara kabul edilmeleri ve muhatab kabul edilmeleri, Partimizin bütün efradını derinden üzmüştür.

Binaenaleyh, zaman zaman parti ve örgütler içinde  şahsi menfaatlarını ön plana çıkaran bazı şahısların mevcudiyeti maalesef görülmektedir. Ne yazık ki, Partimiz içinde de böyle şahıslar ortaya çıkmıştır. Bu şahısların PIK ile uzaktan yakında alakaları yoktur. Partimizi temsil edemezler ve onların alacağı hiçbir karar Partimizi bağlamaz. Kongre sonuç bildirgesinde de açıklandığı gibi Hikmet Serbilind (Yıldız) Partiden ihrac edilmiş olup, Abdulmukit, Muhsin, M.Ahmet, M.Can, Behcet, A.Kartal ve Salih’in üyelikleri 1999 un Ramazan ayına kadar dondurulmuştur. Abdurrahim Ayaz ise hiçbir zaman Parti üyesi olmamıştır.

Gerek PKK güdümünde olan Ulusal Kongre ve gerekse diğer toplantılara katılan şahıslar, Hikmet Yıldız’ın arkadaşlarıdır. Partimizin bundan haberi yoktur. Ulusal mücadelemizde faydalı olmak istiyorsak şahıslar yerine Partilerin muhatab kabul edilmesinden yanayız. Parti ile alakası olmayan şahısları Medyada sanki bir partinin üyeleriymiş gibi lanse etmek ve böylece etrafında birçopk partinin varolduğu imajını yaratmakla Kürd halkı ve Kürdistan’a bir hizmetin olamayacaği hepimizin malumudur.

Bu münasebetle konu ile ilgili olarak sizi bir kez daha bilgilendirmeyi uygun bulduk. Takdiri kürd halkına bırakıyor, çalışmalarınızdan dolayı Kürdistan halkına faydalı olmanız temennimizdir.

Selamlarımızla.

Partiya Îslamiya Kurdistan Genel Başkanı adına
                  Parti Siyasi Bürosu
                       20.07.2000

………….  …….. …………. ……

Eylül 1999 tarihinde PKK da PNK-Bakur’dan üyeliğini dondurmuştu. Şimdi bu boşluktan istifade etmek istiyen bazı çevrelerin 9-10 Eylül 2000 tarihinde yaptıkları PNK-Bakur’un toplantısına yine Hikmet’i Partimiz adına çağırdılar. Hani ya bize gönderdikleri (yukarıdaki) yazıda adını değiştirmedikçe toplantıya kabul edilmiyecekleri idi. Niye kabul ettiniz diye sorduğumuzda “Siz gelmiyorsunuz” diye cevap veriyorlar. Biz gitmiyorsak elbetteki bir düşüncemiz vardır. Kürd ve Kürdistan’a faydası olan kuruluşlarda elbetteki yer alırız ama kimsenin güdümüne girmeye de hiç niyetimiz yoktur bu böyle biline!

Biz müslüman bir partiyiz ve Dinimizin kabul etmediği hiçbir şeye imza atmamız sözkonusu olamaz. Bazılarının yıllarca verdikleri zararı tamir etmemiz az zamanımızı almadı. Bugün Partiya İslamiya Kurdistan, Kur’an ve Sünnet ışığında halkımızın hizmetinde olup, halkımızın yegane umudu haline gelmiştir. Başarı Allah’tandır. Allah’ın selamı üzerinize olsun…

Partiya İslamiya Kurdistan
         15-09-2000

 


ULUSAL KONGRE BAŞKANLIĜINA
                                                            BRÜKSEL

Bilindigi gibi Partiya İslamiya Kurdistan, 5-6 Haziran 1999 tarihinde Almanya´nın Hildburghausen kentinde kongresini yapmıştır. Daha önceleri gerek merkezi komitede gerekse de Avrupa Komitesinde görev alan arkadaşlarımızın tamamı seçilemediğinden, yerlerine yeni arkadaşlar seçilmiş olup, Parti adına görevlendirilmişlerdir. Kongre sonuç bildirgesi bütün siyasi parti ve teşkilatlara gönderilmiş olup ayrıca Özgür Politika´nIn 31.07.99 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Parti disiplini kurallarına riayet etmedikleri ve gerek İslam ve gerekse Kürd kültürüyle bağdaşmayan bazı münker hareketlerinden (evli kadını kaçırma ve zimmetine para geçirme gibi) dolayı, bazı arkadaşlarımız Partiden ihrac edilmişlerdir. Bu konu ile ilgili kamuoyu bilgilendirilmiştir. Buna rağmen  bazı parti ve siyasi kuruluşlar bu mezkur şahıslarla hala siyasi alakalarını sürdürmektedirler. Hele hele Partiya İslamiya Kurdistan adına toplantılara kabul edilmeleri ve muhatab kabul edilmeleri, Partimizin bütün efradını derinden üzmüştür.

Binaenaleyh, zaman zaman parti ve örgütler içinde  şahsi menfaatlarını ön plana çıkaran bazı şahısların mevcudiyeti maalesef görülmektedir. Ne yazık ki, Partimiz içinde de böyle şahıslar ortaya çıkmıştır. Bu şahısların PIK ile uzaktan yakında alakaları yoktur. Partimizi temsil edemezler ve onların alacağı hiçbir karar Partimizi bağlamaz. Kongre sonuç bildirgesinde de açıklandığı gibi Hikmet Serbilind (Yıldız) Partiden ihrac edilmiş olup, Abdulmukit, Muhsin, M.Ahmet, M.Can, Behcet, A.Kartal ve Salih’in üyelikleri 1999 un Ramazan ayına kadar dondurulmuştur. Abdurrahim Ayaz ise hiçbir zaman Parti üyesi olmamıştır.

Gerek PKK güdümünde olan Ulusal Kongre ve gerekse diğer toplantılara katılan şahıslar, Hikmet Yıldız’ın arkadaşlarıdır. Partimizin bundan haberi yoktur. Ulusal mücadelemizde faydalı olmak istiyorsak şahıslar yerine Partilerin muhatab kabul edilmesinden yanayız. Parti ile alakası olmayan şahısları Medyada sanki bir partinin üyeleriymiş gibi lanse etmek ve böylece etrafında birçopk partinin varolduğu imajını yaratmakla Kürd halkı ve Kürdistan’a bir hizmetin olamayacaği hepimizin malumudur.

Bu münasebetle konu ile ilgili olarak sizi bir kez daha bilgilendirmeyi uygun bulduk. Takdiri kürd halkına bırakıyoruz ve çalışmalarınızdan dolayı Kürdistan halkına faydalı olmanız temennimizdir.

Selamlarımızla.

Partiya Îslamiya Kurdistan Genel Başkanı adına
                    Parti Siyasi Bürosu
                           20.07.2000


PIK'TEN KAMUOYUNA VE KÜRD HALKINA

Allah´ın selamı ve bereketi üzerinize olsun.  

PIK-Partiya İslamiya Kurdistan, kurulduğu ilk günden beri , İslami çizgide mücadeleyi esas alarak bağımsız bir Kurdistan oluşturmayı amaçlamaktadır. Kürd halkı da, diğer halklar gibi kendi kaderini tayin etme ve özgürce yaşama hakkına sahiptir. Bunun elde edilmesinin , İslami temellere dayanan, gerçekçi hareketlerle olabileceği gerçeği daima bayraklaştırılmıştır. Kürdistan´ın diğer İslami devletler içinde yerini alma sıkıntısının , Kürdistanda İslami hayatın hakimiyetiyle giderileceği öngörülmüştür. İslami kaygı ve değer yargılarından hareketle iyilik için mücadele edilirken, bunu fertlere değil, insanlığa sunmaya çalışmıştır. Bütün bunları esas kabul ederek adımlarını sıklaştıran PIK, kesinlikle Îslamın Şura Müessesini kurarak, insanın demokratik sağduyusuna değer vermiş, süreci kullanılır hale getirmiştir. PIK kirli ellerden uzak, iyi niyet ve ciddi gayelerle kuruldu. Yine bu çizgide bugüne kadar hiçbir gücün güdümüne girmemeye dikkat ederek devam etti. Fakat son günlerde PIK´e kürd kamuoyunda edilgen ve uydu bir parti görünümü vermek için ucuz davranışlar sergilenmektedir. Bunun için de, daha evvel partide çalışan, parti tüzüğüne ters düştükleri ve PIK´i herhangi bir düzeyde temsil edecek karaktere sahip olmadıkları için, partiden atılan bazı zayıf şahsiyetler, cehalet ve gururlarından istifade edilerek piyon olarak kullanılmaktadır. Bu gibi kişiler kesinlikle PIK´i temsil edemezler, sahiplenemezler. Bunlar bir takım oyunlara alet olup, içinde bulundukları cemaate isyan eden, islam’ın getirdiği değer ve ölçülere aykırı hareket eden; İslami idareye karşı çıkan baği ve hariciler hükmündedirler.

Bilindiği gibi Partiya İslamiya Kurdistan´ın (PİK) 5-6 haziran 1999 tarihinde yapılan Kongresinden itibaren, Hikmet Yıldız (Serbılınd) ve bazı arkadaşları Partiden uzaklaştırılmışlardır. PKK güdümünde olan bazı kurum ve kuruluşlar, Partimizin bağımsız siyasi çizgisi üzerinde kontrol sağlamak amacıyla, daha önceden kongre kararıyla Partiden atılan  Hikmet Serbılınd´ı ısrarla PİK temsilcisi olarak tanıtmaktadırlar. Özellikle 26.05.2000 tarihinde Medya Tv.nin  saat 19.00 civarında, canlı olarak yayınladığı KNK´nin yıldönümü programında Himet Yıldız´ı( Serbılınd) PIK temsilcisi, hatta Başkanlık Konseyi Genel Sekreteri olarak tanıtmasını üzüntü ve şaşkınlıkla kaşıladık. Bu tür hareketlerin siyasi ahlakla bağdaşmadığı ve Kürd ulusal birlik ve mücadelesinde kârdan ziyade zarar getirdiği hepimizin malumudur.

KNK, sahte şahsiyet, parti artıkları ve hayali kuruluşlarla vitrin kuracağına, evvela nasıl bir kurum olduğunu ve kürd ulusal davasında ne tür bir rol oynayacağını bilmeli ve bunu Kürd halkına ispat etmelidir. Aslında hiçbir kuruluş ya da partiyle alakası olmayan kişileri, parti temsilcisiymiş gibi göstererek puan kazanacağını zanneden KNK ( Kongra Netewiya Kurdistan)´nin Kürdistani çizgiden uzaklaştığını ve aynı zamanda savundukları „Demokratik Cumhuriyet“ tezine de ters düştüğünü bilmesinde yarar görüyoruz.

Sözkonusu programda yeralan kişinin Partimiz ile hiçbir alakası yoktur ve Partimizin işlevi net olmayan sembolik kuruluşlarda yer alması mümkün değildir. Bu tür hareketlerle hiç kimse Partimizi, yıllardır mücadelesini  verdiği Bağımsız Îslami Kurdistan ve doğru bir ulusal birlik düşüncesinden vazgeçiremeyecektir.

Bu anlamda KNK´nin tavrını kınıyor, kamuoyunu ve tüm Kürd kurum ve Kuruluşlarını bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Selam hidayete tabi olanlaradır. 27.05.2000  

         Prof. Dr. M. Saleh Gabori
    Partiya İslamiya Kurdistan-PİK
              Genel Müsteşarı


KÜRD SİYASİ KURUM ve KURULUŞLARINA 

Navend’in Bonn’da  29.01.2000 tarihinde düzenlediği toplantıda, PSK. temsilcisi Sayın Mesut beyin ( bilerek-ya da bilmiyerek ) Partimiz hakkında vermiş olduğu beyanatına bir açıklık getirmek gayesiyle; konu hakkında Kürd Kurumlarını ve Kürd şahsiyetlerini bilgilendirmek amacıyla o tarihe kadar, malum bir partinin güdümünde olan bir kuruluşta (PNK-Bakur) kalmayı uygun bulmayarak, kendi isteğimizle ayrıldığımızı bildiren belgeleri  göndermeyi uygun bulduk.            
İddia edildiği gibi, Hikmet ve arkadaşları kendi istekleriyle Partimizden ayrılmadıklarını, Hikmeti‘n iki arkadaşı olan Medeni Ay ve Abdulcebbar Memiş’in, Dinimizde yasak ve Kürdlerin örf ve adetlerinde çirkin olan, zorla nikahlı kadını kaçırma gibi namus cürmünü işleyerek, Partimizin 28.01.1998 tarihinde haklarında verilen bir kararla Partiden ihrac edilmelerine, Hikmet Serbılınd’ın ise, olayla ilgili olarak 12.02.1999 tarihinde hakkında çıkarılan bir kararla Kongreye kadar üyeliğinin dondurulmasına karar kılındı. 5-6 Haziran 1999 tarihinde yapılan Kongrede Hikmet, çalışmalarından ötürü partiye verdiği zarardan dolayı hesaba çekildi.  Hakkında çıkan bazı dedikodulardan kendisini temize çıkaramadığı gibi, yapılan seçimde de, kendisine sadece birtek oy çıkmıştır. Bunu nefsine hazmedemeyen Hikmet, izinsiz olarak toplantıdan çıkmış ve Kongre sonuç bildirgesi okununcaya kadar kapıda (dışarda) beklemiştir. Kongre toplantısında (06.06.1999) Parti Genel Başkanı’nın önerisi ve bütün delegelerin oybirliğiyle çıkarılan bir kararla, Hikmet tamamen partiden ihrac edilmiş olup, konu ile ilgili bütün Kürd Siyasi Kurumları haberdar edilmiştir. Buna rağmen hala bazılarının, ne yazıkki Kürd halkını temsil etme ruhunun verdiği sorumlulukları üstlenmeden uzaklaşarak, bunları PIK. olarak görmelerini üzüntü ile karşılıyoruz. Bunun aramızdaki hak hukuk anlayışıyla bağdaşmadığını hatırlatmakta yarar var. Özellikle Kürd ve Kürdistan için gerçekten mücadeleye imzasını atan grup veya partilerin aralarındaki saygı, hak, hukuk anlayışını ciddi bir şekilde zedeleyerek olumsuzluklara karşı temkinli olmaları ve nazik davranmaları gerekmektedir. Kürd ve Kürdistan mücadelesine olumsuz davranışlarıyla etki yapan şahısların, Partimizin içinde yerlerinin olmadığını ve bu tür şahıslarla   iilişki içinde olan kuruluşlara da, şüphe ile baktığımızı belirtiriz

Partimiz her zaman olduğu gibi bugün de, Kürd Siyasi Kuruluşlarının birlikte çalışmalarını arzu etmekle beraber, sözkonusu kurumun herhangi bir parti, kuruluş veya şahısların güdümünde olmadan, bağımsız bir şekilde çalışmasını taleb eder. Güdümlü kuruluşların sıhhatlı bir şekilde çalışamayacağını, şahsi ya da örgütsel çıkarlar önplana çıkarılıcağından, bu tür kuruluşların Kurdistan Ulusal Mücadelesine herhangi bir yarar sağlayamayacağına inanıyor, dolayısıyla bu tür kuruluşlarda yer almamızın sözkonusu olamayacağını önemle beyan ediyoruz.

En derin selam ve saygılarımızla... 

     
PIK. Basın-Yayın 
ve Siyasi ilişkiler
Bürosu
        02.02.2000


KAMUOYUNA VE TÜM KURDISTANİ SİYASİ KURUM 
VE KURULUŞLARINA
 

Bilindiği gibi Partiya İslamiya Kurdistan‘ın (PİK) 5-6 Haziran 1999 tarihinde yapılan Kongresinden sonra, Hikmet Serbilind ve bazı arkadaşları Partiden uzaklaştırılmışlardır. Bazı Kürt siyasi kuruluşları; Parti üzerinde daha rahat kontrol sağlamak amacıyla, daha önceden planlandığı gibi, Hikmet ve arkadaşlarına bir toplantı yaptırıp, onları PİK. olarak tanıtmaya çalışmaktadırlar. Maalesef kendisini Kürt halkı Televizyonu olarak tanıtan Medya Tv. de bilerek yada bilmeyerek bu oyuna alet olmakta ve Hikmet Serbılınd’ın beyanatlarını, halka PİK. beyanatı olarak lanse etmektedir. Bu tür beyanatlardan bizim Partimizin haberi yoktur. Eğer Hikmet’in beyanatlarına yer verilmek isteniyorsa; bunu Partimiz adına değil Hikmet gurubu adına verilmesi gerekmektedir. Bu, siyasi ahlakın bir gerekliliğidir.

Marmara bölgesinde vuku bulan depremden dolayı mağdur olanların acısını canu gönülden paylaşıyor vefat eden mümin kardeşlerimize, Allah’tan Rahmet, kalanlarada baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Depremzadelere yardım etmek, insani bir görevdir. Bu görevin; reklam amacıyla değil  Allah rızası için ve T.C.nin Tağuti ve zalim yönetiminden izin almadan, kendi birimlerimiz tarafından yapılmasını daha uygun  bulmaktayız.

Partimiz; Prof.Dr.Gabori ve arkadaşları tarafından 1980 yılında kurulmuş olup, şu anda Genel Başkanımız Prof. Dr. Muzaffer Hoşiyar’dır. PNK-Bakur’un  09.08.1999  tarihinde Partimiz-PİK. hakkındaki görüşlerini beyan ettikten sonra; Partimizin Merkezi Komitesi  16.08.1999 tarihinde yaptığı toplantıda; bundan  böyle PNK. Bakur’daki üyeliğimizin dondurulması ve Medya Tv.de kamuoyuna yönelik hiçbir beyanat vermeme kararı almıştır. Dolayısıyla 19.08.1999 tarihinde Medya Tv.de, sanki T.C.nin bir yan kuruluşu beyanatı gibi, adımıza çıkan beyanatı tekzib ediyoruz.

Kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Selam Hidayete tabi olanlaradır.  20.08.1999

Partiya İslamiya Kurdistan
     Merkezi komitesi


PİK.GENEL SEKRETERLİĞİNİN KAMUOYUNA BEYANI  

Allah’ın selamı ve bereketi üzerinize olsun. PİK. kurulduğu ilk günde beyan ettiği gibi, temel esas, İslami bir Kurdistan oluşturarak Allah rızasını kazanmaktır. İslama hizmeti gaye edinerek kürd ve Kürdistan´ın bunda payını sağlamaktır. Kürd halkı diğer mazlum halklar gibi hak ve özgürlüğünü elde etme hakkına sahiptir. Bunun elde edilmesinin İslami temellere dayanan gerçekçi haraketlerle olabileceği ilkesini daima bayraklaştırmıştır. Kürdistan´ın; diğer İslami devletler içinde yerini alma sıkıntısı, Kürdistanda islami hayatın hakimiyeti ile giderileceği öngörülmüştür. İslami kural ve değer yargılarından hareketle iyilik için mücadele edilirken bunu fertlere değil, insanlığa sunmaya çalışmıştır, bütün bunları esas kabul ederek adımlarını sıklaştıran PİK. kesinlikle İslamın Şura müessesini kurarak, insanın demokratik sağduyusuna değer vermiş, süreci kullanılır hale getirmiştir.

PİK. kirli ellerden uzak, iyi niyet ve ciddi gayelerle kuruldu. Yine bu çizgide hiç kimsenin güdümüne girmeden devam etti. Diğer hareketler gibi, hasıl olan ihtilaf ve tatsızlıklar kısa bir zamanda izale edildiği gibi, bunu oluşturmak isteyenlere de yol vermedi. Çünkü ulvi gayelerle kurulan bu temiz hareketin, ona kastedenlerce kirletilmek isteneceği muhtemeldi, nitekim bazı girişimler de olmadı değil. Parti içinde bazı zayıf şahsiyetler dış kaynaklar tarafından kullanılmak istendi. Cehalet, kibir ve gururlarından istifade edilerek PİK´in temiz yükselişine leke sürülmek istendi. Bu zayıf şahsiyetler Hikmet yıldız (serbılınd) ve diğer arkadaşlarıdır. Bunlar uyarıldıktan bir süre sonra yaptıklarından vazgeçmediklerinden dolayı gurur, cehalet ve ahlaksızlıklarının eseri olarak peydah olan hareketleri de göz önünde bulundurularak 13/ 02/1999 da 264/D numaralı beyanla Partiden atılmalarına karar kılınmıştı. İddia edildiği gibi kesinlikle despotluk ve diktalık değil, devamlı istişare ile hareket edilerek karar kılındı. Bu insanlar, (Hikmet ve arkadaşları) kesinlikle PİK`i temsil edemezler, sahiplenemezler. Bunlar bir takım oyunlara alet olup, içinde bulundukları cemaate isyan ederek, İslamın getirdiği değer ve ölçülere aykırı hareket etmekten; şer´i idareye karşı çıkan baği ve hariciler hükmündedirler. Bunların ekmeğine yağ sürenler de bilerek yada bilmeyerek  onlarla aynı konuma düşmüşlerdir... Temennimiz, bunların içyüzünü kısa bir zaman içinde kavrayıp, tertemiz saflarda yerlerini almalarıdır.Sizler bu kirli ellerin uzanacağı kesimler olmamalısınız. Kürd insanı bulunduğu ortamı, hayatın o çetin tecrübesi ile kavrayabilecek güçtedir.

Dış güçler bilsinler ki; bunları desteklemekle büyük hata işlemişlerdir. Dileriz ki , ellerini uzattıkları bu saf İslami oluşumdan geri çekerler. Ahlaksız, prensipsiz ve şahsiyetsizleri desteklemekle düşman konumunda olduklarını beyan ederiz. Sizler kendinizi düşman konumunda yer almaya zorlamayınız!

Parti genel sekreterliği yakın tarihte edindiği bilgilere göre: Daha evvel 13/02/1999 da 264/D sayılı beyanla partiden tasfiye edilen Hikmet ve arkadaşları 24/07/1999 tarihinde Köln‘de bir ikinci kongre oluşturduklarını öğrenmiştir. Bunların PİK adını ve çaldıkları resmi evrakları kullanarak, Kürdistanda faaliyette bulunan bazı örgüt temsilcilerini de davet ederek kendi konumlarını meşrulaştırmaya çalıştıklarını bilmekteyiz. Daha evvel de başka bir beyanla bunlarla ilişkide bulunmalarından dolayı uyarmış olmamıza rağmen , ne yazık ki iki örgütün kürd halkını temsil etme ruhunun verdiği sorumlulukları üstlenmekten uzaklaşarak, bunları PİK temsilcileri olarak kabul etme girişiminde bulundular. Bu dostlarımızı burada tekrar uyarmaktayız. Bunların gerçekleştirmiş olduğu toplantıya PKKden (PKDW´den Av. Yaşar Ertaş, HİK´ten Melle Abdullah, PNK Bakur´dan Ali Kaşıkkırmaz´ın) ve kominist partiden birinin katılmalarını PİK olarak üzüntü ile karşılıyoruz. Bunun aramızdaki hak hukuk anlayışıyla kesinlikle bağdaşmadığını hatırlatmakta yarar var. Özellikle Kürd ve Kürdistan için gerçekten mücadeleye imzasını atan gurup veya partilerin aralarındaki saygı, hak, hukuk anlayışını ciddi bir şekilde zedeleyen olumsuzluklara karşı temkinli olmaları ve nazik davranmaları gerekmektedir. Bu prensipten hareketle zikredilen örgütlerin temsilcileri olarak gayrı meşru bir sözde kongreye katılıp, selamlamaları, daha ilerisi PİK Genel başkanlığının kabullenemeyeceği tavırlar takınmaları gerçekten üzücüdür. Temennimiz bu tavır ve tutumların gözden geçirilmesidir. Zira PİK yönetimi, gerekli tepkiye boyutuyla sahiptir. Ama olası bir ciddi tepkiden önce çözümün karşılıklı hukuk anlayışıyla sağlanmasını temenni ederiz. Buna binaen Hikmet ve ekibinin herhangi birisiyle PİK adına münasebette bulunmak, organizasyon düzenlemek ve temsilcilik vermek gibi durumlardan kaçınmak gerekteğini önemle beyan ederiz.

Prof.Dr.Muzaffer Partowmah PİK Genel Başkanı ( 02 / 08 / 1999)

 


AVRUPA KOMİTESİNE

PROF. DR. M. SALIH GABURI´NİN BEYANIDIR

Allah´a hamd olsun, Allahı´n selamı; Salih dostlarının ve O´nun Gazab ve Laneti Müfsid bainlerin üzerine olsun. Dini ve kavmi olarak üç yükümlülüğün altındayım. Bunlar:

Beraet, Şehadet ve İkaz vecibeleridir.  

Birinci Vecibe:
Partiden atılan.
Hikmet Serbılınd ile ilgilidir. Geçerli olan biat sözleşmesini ihlal etme, meşru idareye karşı çıkma, ana ilkeler ve iç tüzükle oynama, muhterem şahsiyetlere saldırıda bulunma ve Partinin ilmi ve tarihi sembollerine karşi dil uzatma cürümlerini işlemesi dolayısıyla kendisinden ve hıyaneti ve fesat konusunda kendisini iştirak edip yardım edenlerden beriyim. Böylece ben beraetimi ilan ediyorum. Ayrıca bütün Parti mensuplarından da, hiyanet ve fesat sahibi olan kişilerden beraetini ilan etmeleri, onları soyutlamaları ve onlara karşı tavırlarını koymaları için çağrıda bulunuyorum. Allah bizi onların şerrinden korusun ve hilelerini içlerine soksun.

İkinci Vecibe:
Kitab ve Sünnet´in gereğine göre Şurai Mulzime yoluyla ve Partinin ana ilke ve iç tüzüğüne göre seçilen resmi idareye, iyilik şehadetinde bulunuyorum. Şer´i kiyade (idare) İslami hüviyetiyle, bağimsızlığıyla ve Kürd ve Kürdistan düşmanlarına uydu olmamakla tanınır. Bu idare, en iyisi için ve en mümkün olanı için gayret harcıyor. Mükemmellik Allah´a ve kitabınadır. Ma´sum olan sadece Allah´ın koruduğu kişidir. Başarı üzerine Hamd Allah´adır. Ve her türlü hata ve taksirattan özür dilenir ve istiğfar edilir. Böylece ben şahitliğimi ilan ediyorum. Bütün parti mensuplarına sağlam olan Allah´ın Hakim kitabındaki (ipine) sımsıkı sarılmaları Allahın Resulünün (A.S) Sünnetine tutunmaları içinde çağrıda bulunuyorum. Ayrıca bütün mensubları, Dr. Muzaffer´in başkanlığındaki (Allah onu korusun) resmi ve rüşd sahibi Kıyade etrafında toplanıp sarılmaları için çağırıyorum.

Üçüncü Vecibe:
Hain ve müfsidlerle muamele eden taraflara olan ikazdır. Bunlardan ilişkilerini kesmeleri ve biz karşı husni niyetlerini göstermeleridir. Aksi takdirde bu cürümlerde bunlarda ortaktır.  Ve onlar gibi düşman kabul edilecektir. Ayrıca bu olaydan dolayı, Kürd halkının önüne, Müslümanların önüne  ve İnsanlığın önüne gelebilecek herşeyden onları sorumlu tutacağız. Allah bize kafidir. O, en iyi vekildir. O, en iyi Mevla, en iyi yardımcıdır.

Partiya Îslamiya Kurdistan Müşaviri Prof. Dr. Gaburi
              02/08/1999  


KUZEY KURDISTAN PIK GENÇLİK KOLLARININ PIK GENEL BAŞKANLIĜINA MESAJI

Allah´ın selamı, bereketi bereketi üzerinize olsun. Çalışmalarınızda yüklendiğiniz sorumluluk ve görev bilincinizi takdir eder, Rabbimizden muvafakiyetler dileriz.

Oluşumun hacmi ne olursa olsun, sağlam değer ve hakkani ölçülere bina edilmiş prensipler yavaşça da olsa; sahadaki layık yerini, şeytan ve dostlarına rağmen alacaktır. Kararlılıkla, kirlenmiş temiz ellerin dokusu ile şekillenmiş, gecesi gündüzüne katarak, çok değerli zamanlar harcanarak, her türlü ihtiyaçlardan kısılarak ortaya tertemiz bir ürün çıkarılmıştır. Bu kadar temiz, pak bir ürünün kötü niyetlerce hazmedilmesi herhalde biraz zor olacaktır. Ya dışardan destekle, ya da içerden bir hastalıkla, berraklığına gölge olunmak istenmekte. Bunun için de, PIKe oyun üzerine oyun sergilenmektedir. En sonuncusu; Kongreden yaklaşık dört ay önce Almanya´nın Köln kentinde bazı Kürd partileri güdümünde; içlerinde  Hikmet Yıldız (Serbılınd) Mehmet Can Sönmez (Melle Can) ve PKDW´den bazı şahsiyetlerin katılımı ile bir toplantı yapılarak, PIK´in özünden uzaklaştırılması ve içinden bazılarını alarak yapay bir parti haline getirilmesi kararı alındı. Plana göre: Formalite bir kongre yapılacak. Onsekiz (18) yıldır PIK´in müessisi olan Büyük İslam Alimi, Tefsir Profesörü Sayın Dr. Gabori ve Sayın Prof. Dr Muzaffer Hoşiyar Partiden atılacak, onların yerine, onların yandaşı olan Hikmet ve ekibi getirilecek ve böylece parti üzerinde daha rahat kontrol sağlanacaktı. Bunları zamanında duyduk ama bu kadar siyasi ahlaktan yoksun bazı hareketlere, kulaklarımız bir türlü inanmak istemedi. Daha sonra 24/07/1999 tarihinde komplo kongreleri yapıldı ve önceden konuşulduğu gibi o şahsiyetler bu toplantıya katıldı ve hatta Partinin önemli şahsiyetleri hakkında ileri geri konuşmalar yapmakla çehrelerini açığa vurdular.

PIK bunun gibi kendisine oynanan oyunlarla çok merhaleler geçirdi, geçiriyor. Bir müddettir PIK ve mensubları; şeytani oyunlarla kötü amaçlar için, elde edilmeye çalışılıyor. Bunu hissediyor, görüyor, şahid oluyoruz.  Kürdistan da, en temiz sayfalara sahib olan PIK´e kirli ellerce dokunulmak istenmektedir. Bunun için, geçmişte olduğu gibi, şimdi de kendisini mensub sayan, aslında daha evvel PIK Yönetimi tarafından uzaklaştırılan her halukarda bulundukları ortamda bir kazmaya sap olamayan bir iki şahsiyet kullanılıyor. Son günlerde PIK adını kullanarak kongre, konsey gibi oluşumlar elde etmeye çalıştıklarına şahid olduk. Bunun için de, PIK´e özel hassasiyet besleyenlerden destek alınarak bu hareket meşru kılınmak istenmiştir. Biz gençlik kolları olarak Kurdistan´da bu insanların tanındığını, niyetlerinin herkesçe bilindiğini beyan ederken, PIK Ve onun değerli şahsiyetlerini daha çok tanıyor, onların bu tür desiselerden de beri olduğuna inaniyoruz.

PIK gençlik kolları; net ve açık bir şekilde tavrını koymuş olup, böylesi tiplere destek veren, onları PIK adına tanıyanları da uyarmış olmaktadır. PIK Genel Sekreterliğinin gerekli talimatlarına amadeyiz. Bunları bilerek tanımaya çalışanların aynı sorumluluğu sahiplendiğini ve cevap verme hakkımızın saklı olduğunu beyan ederiz. Gerekli emir ve talimatların verilmesi için keyfiyetin PIK Genel Merkezi sorumlularına bildirilmesini saygıyla arz ederiz.

KUZEY KURDISTAN (PIK Gençlik Kolları) 31/07/1999

KURDISTAN İSLAM  PARTİSİ -PÎK-‘İN 7. KONGRE SONUÇ
BİLDİRGESİDİR.

Partiya İslamiya Kurdistan’ın 04.04.1999 tarihinde Almanya’nın eski başkenti Bonn’da yaptığı toplantıda aldığı kararla, 13 kişiden oluşan Kongre hazırlık komitesini seçti. Komite şu şahıslardan muteşekkil idi. 1-A. Kartal, 2-Muhsin Rênas, 3-M. Ahmet, 4-Muhiddin,  5- Haci Siddik,  6- Haci Sabri,  7- B. Xelqan,  8 Saadettin,  9- Ibiş,  10- Karwan Danimarka,  11- F.Teyran,  12- Azad Arnasi,  13- Ebu Zuheyr. Bu komite, iki ay zarfında Avrupa da bulunan bütün delegelerle tek tek görüşerek, Kongre hazırlık çalışmalarını bitirdi. Partimiz PIK. 5-6 Haziran 1999  tarihinde Almanya’nın Hildburghausen kentinde Genel Kongresini yaptı. Kongre; Kur’an’ı Kerim’in okunması ve divanın oluşturulmasıyla başladı. Parti Genel Başkan‘ı  Prof. Dr. Muhammed Salih Mustafa’nın parti adına yaptığı konuşmasıyla, Partinin bu güne kadar geçirdiği merhaleleri detaylı bir şekilde anlattı. Özellikle, İslami ahlaka sahip olmayan bazı üyelerin, Partiye ve İslam toplumuna verdikleri zararlar üzerinde durdu. „Partinin İslami bir parti olduğunu, bu partide çalışanların ve çalışacak olanların çok ihlaslı olmaları ve bizzat islamı yaşamaları gerektiğini aksi takdirde bu tür insanların her zaman parti ve islami hareketlere yüz karası olduğunu, bu tür insanların aramızda yerlerinin bulunmaması gerektiğini“ uzun uzun izah ettiler. Bundan sonra, Partinin önceki sorumluları Kongreye birer rapor sundular. Yaptıkları faaliyetler, karşılaştıkları engeller ve parti içinde hizmete layık olmayan bazı şahısların hareketleri üzerinde açıklama lar yaptılar. Daha sonra Partinin kuruluşundan bu güne kadar geçirdiği merhaleler ve son durum üzerinde bir tartışma açıldı. Tartışmaya bütün delegeler tek tek söz alarak katıldı. Genel olarak engeller ve sorunlar üzerinde açıklamalar yapıldı ve bu sorunların nasıl halledileceği  konusunda görüş alış verişi yapıldı. Daha sonra Genel İslami cephe ve Kürdistan ulusal cephe konuları ele alınarak bu konuda bazı kararlar alındı.

Kongrenin son bölümünde ise Avrupa birimi için üçü ( 3 ) merkezi, yedisi (7) Avrupa olmak üzere toplam on ( 10 ) komite üyesi için seçim yapıldı. Seçim sonucu, Kongreye katılan delegelerin oyuyla idareye yeni arkadaşlar seçilmiş olup idarede bulunan eski komite üyeleri görevlerini yeni seçilenlere bırakarak onları tebrik ettiler, Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Gabori’ye vekaleten Genel Başkanlık görevini yürüten Prof. Dr. Muzaffer Partowmah, delegelerin kabul etmesi üzerine 8. Kongre’ye kadar Genel Başkanlığa kabul edildi.. Ancak Hikmet Yıldız (serbilind) ve onun sözlerine kanan bazı kişiler toplantıyı izinsiz olarak terkettiler, bunun üzerine Parti Genel Başkanı’nın önerisi ve Kongreye katılan bütün delegelerin kabul oyuyla, mezkur şahısların bu durumu ve daha önce de, İslama ve Kürd kültür, örf ve adetlerine uymayan bazı uygunsuz hareketlerinden dolayı, partiden ihrac edilmelerine karar verildi. Bu şahıslar şunlardır:

1- Hikmet Yıldız (serbilind) : Başkanı saymama, Partide tahrip yapma, kurallara uymama, kendi başina Med.Tv.ye cikip PKKnin bir üyesiymis gibi konusma, arkadaşlarına saygısız davranma, kendi başına Parti tüzüğünü değiştirmeye kalkmasi ve kongrede yaptığı çalışmaların hesabını vermeden izinsiz olarak kongreyi terkettiğinden dolayı süresiz ihrac,

2 – M.Mehmet Can, Ahmet Coşkun, A. Mukit Yayla, Muhtesim Rênas, Ahmet Kar tal, Behcet ve Salih; kongredeki tavırları ve i zinsiz olarak kongreyi terkettiklerinden dolayı Ramazanı Şerif ayına kadar (ocak 2000) geçici olarak üyelikleri dondurulmuştur.

3 - Medeni Ay ve Abdullatif M.; daha  evvel nikahlı kadın kaçırdıkların dan dolayı Partiden tamamen ihrac edilmişlerdir.

Seçim sonucunda, Avrupa genelinde idareye seçilen arkadaşlarımız şunlardır: 

Merkezi komite : F.Teyran, Azad Arnasi ve Mamosta Yekta, Avrupa komitesi: Xelqan, Ebubekir, Halid, Eyyubi, Tahir,

A.Rahman Batmanî ve Cuwan. Karar bölümünde ise şu kararlar alındı:

Genel İslami Cephede; bütün Îslami Cemaat, örgüt ve partilerle kardeşlik bağı güçlendirilecek ve onlarla zemin hazır olduğunda beraber faaliyet yürütmek için çalışmalar yapılacak.

Kurdistan İslam Cephesi için, acilen bir araya gelip aynı çatı altında beraber çalışmak için bir çağrı yapılması kararı alındı.

Kudistan Ulusal Cephesinde ise Mazlum Kürt halkının haklarını gasp eden zalimlere karşı ortak bir tavır takınması ve bir kuruluş adı altında çalışmalar yürütmesi kararı alındı.

Kongrenin bitiminde, namaz kılınıp, mazlum ve çaresiz Kürt halkının, zalimler ve sömürgegecilerin baskı ve esaretinden  kurtulması için dua edildi. Partinin Genel Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Partomah tarafından bütün Kürdistan şehitlerine ve kısa bir süre önce Yüce Allah’ın rahmetitine kavuşan Kurdistan İslami Hareketin lideri Şeyh Osman Abdulaziz’e Peygamberler, inananlar ve Şehitler ile birlikte olmaları için dua edildi.

Kurdistan İslam Partisi, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada, gerek İslami ve gerek Ulusal alanda bağımsız ve İslami düşüncesinden ayrılmayacak hiçbir partinin veya ideolojinin güdümüne girmeyecek ve Kur’an’i düşüncesinden vazgeçmeyecek. Kur’an Çerçevesi dahilinde bütün kurum ve kuruluşlarıyla mazlum Kürd halkının haklı davası için mücadelenin her şekli için bundan sonra daha çok çaba sarfedecektir. Kurtuluş İslamdadır ve Allah’ın emri mutlaka galib gelecektir kafirler istemesede.  

Partiya Îslamiya Kurdistan


PIK GENEK BAŞKANLIĜINDAN
                                     Tüm Kürdistan Parti ve Örgütlerine

Parti ve Örgütler içinde sivrilmiş şaz bazı şahısların piyon olma görevini üstlenerek şahsi çıkar ve ihtirasları uğruna içten ve dıştan güdümlü hareket etmeleri, ne din ve akıl ve vicdanın tahammül edemiyeceği çirkin ve nahoş davranışlarda bulunmaları ve böylesi tezahürlerin gerek PIK içinde ve gerekse diğer Kürdistan Ulusal Parti ve örgütleri tarafından üzüntüyle karşılanmaktadır. 

Maalesef Partimiz içinde de, bu tür şahsi ihtiraslarına mağlup olup, sayısı iki veya üç kişiden ibaret olan, Hikmet Serbılınd(Yıldız) ve iki arkadaşı, herkes tarafından bilindiği gibi hedefe gidecek yolları tıkamış, daimi engeller teşkil etmişlerdi. Partinin ana dusturunu ve hedef çizgisini ihlal ederken, İslamın değer yargı ve ölçülerine ters düşerek Kürd milletinin örf ve adetlerini hiçe saymış ve ahlak dışı hareketlerde bulundukları için yakın tarihte Hikmet Serbılınd (Yıldız)´ın üyeliği dondurulmuş, tüm birim ve vazifelerden uzaklaştırılmış, sürekli inzar alırken, diğer iki arkadaşı merkez yönetim kurulu tarafından tard edilmişlerdir.

Kürdistan İslam Partisi PIK, hedef itibarı ile kaynaşmaya dayalı ittifakları değerlendirme hususunda, netleştirici ve birleştirici olmaya davet etmektedir. Bunun aksini düşünen, parti içinde bölücü, heval ve şaz zihniyetlere elbette fırsat tanınmayacaktır. PIK´de istediklerini bulamayan bu zihniyet, intikam duygusuna kapılarak bilinmeyen bir tahrik neticesinde , 29.1.1999 tarihinde basına iftira ve yalan dolu bir açıklama ile yeniden gündemin havasını karartarak, ucuz değerlerin peşine koşan, sözüm ona Hikmet Serbılınd (yıldız)ın, Pik ile uzaktan-yakından hiç bir organik bağının kalmadığı gibi hiç bir Hususta Avrupa komitesinde PIK´itemsil etmediği de tüm kamuoyuna duyrulur.

Partiya İslamiya Kürdistan merkez idaresi adına,
              
Prof. Dr. GABURİ 13.02.1999 

 


KAMUOYUNA

Baskı ve zülüm ancak zalimleredir.

Partiler ve Örgütler içinde arada sırada bazı şahıslar çıkar örgütlerine zarar verecek işlerde bulunurlar. Ne Din ve ne de Akıl tarafından kabul edilmeyecek derecede çirkin davranışlarda bulunurlar.

Ne yazık ki Partiya İslamiya Kurdistan içinde de bu türden Medeni Azad ve Abdulcabbar Memiş adında iki kişi ortaya çıktı. Bu iki şahıs, dinde yasak olan ve Kürdlerin örfünde de çirkin olan zorla evli kadını kaçırma gibi namus cürmünü işlemiş masum ve muhterem olan aileye terör estirmişlerdir. 

İslam Şeriatında bu tür bir cürmün cezası „Hadduül-Hirabe“dir. Çünkü yeryüzünde fesat çıkarmaktır. Bu bizim Partimizde ve herhangi bir Partide hiçbir surette kabul edilmez. Ayrıca şark ahlakıyla ahlaklanmış Kürd toplumu, hiç kimseye cisminde bu tür yaraları açmaya ve örflerini zedelemeye müsade etmez.

Onun için Partiya İslamiya Kurdistani bu iki şahsın yaptıklarından beri olduğunu ilan etmiş ve partiden kovmayı kararlaştırmış ve sorumluluğu kendilerine yüklemiştir.

Dolayısıyla bütün üyeler tarafından kendilerinden ilişkiler kesin olarak kesilir bütün partisel faaliyetlerden soyutlanır ve bu karara karşı itiraz red edilir.

Partinin ve üyelerinin şahsiyet ve itibarını bozmaya çalışan ve ilahi şeriata ve müslüman  Kürd toplumumuzun temiz örf ve adetlerine aykırı işlerde bulunanlara ibret olmalıdır.

Bu karar 27/01/1998 tarihinden itibaren Partinin bütün üyelerine tebliğ edilir ve bu tarihten itibaren tenfiz edilir.                                         

Partiya İslamiya Kurdistani                                         
       Merkez Komitesi
                                                  
          27/01/1998