KUR’AN’I KERİM'DE TEVHİD ESASLARI

Allah  Teala`nın Rububiyetine iman
Rububiyet ´Rab' kökündendir. Bununla, kendisine tapılan ilah tarif edilir. Tapılan Tanrı bunun la tanıtılır. Bilinmeyene tapmak doğru olmadığına göre; Hakk Teala´nın tanınması, Ona ibadetin ger çekleşmesinin de ilk şartıdır. Meşhur olmuştur. Rabbimizin doksan dokuz ismi. Bu, „Esma-i Husna“ diye tanınır  ve kısa veya  uzun  zikredilir. (1) Bunlara isim denmesi de çok kullanılışı ve tağlib usülü  geregidir.  Yani  bunlarla  sınırlı  tutulamaz . Çünkü ilahi sıfatlar sayılmayacak kadar çoktur. Ve bütün sıfatlar da „Rab“ isminin  anlamında, hem kelime hem kavram olarak mevcuttur. Bu şu demektir: Zımnen onların hepsini ifade eder, hepsinin varlığını gerektirir, ister istemez (Rab) O bütün sıfatlarla vasıflıdır. Şu örneklerle bunu açık lamış olalım:

´Rab,  Haliktır,  Baridir, musavvirdir, yaratık ları yoktan icad eden, düzenleyen O`dur. Kadirdir, Kahirdir, Mübdi (ilk tarzda yaratan), Muid (ikinci kere aslına çeviren) dir... Dilediğini  yapmaktadır.

´Rab´ koruyucudur,  rızık vericidir,  nimetlen diricidir. Yani yaratıklarının varlığını sürdürmesi ve gelişmesi için ne varsa  O verir. Yine O, Veli, (sahiptir) Ganidir, kapı açıcıdır,(maddeyi-manayı) O bahşeder,  lutuf  ve  nimet  sahibi  O´dur.

´Rab´,yönetici, yargılayıcı,  hakimiyet sahibi dir. Şeriatları o indirir (yasama yapar) yaratıkların işlerini O yürütür. Veren de alan da O´dur. Yüksel ten, alçaltan O´dur. Aziz kılan, zelil kılan O´dur. Fayda veren, zarar veren O´dur.

´Rab´  şahiddir,  takipçidir,  hesap sorucudur. O amelleri sayıp dökümünü yapar; büyük küçük tespit edip, ölçer tartar; hayır ve şer olarak belirler. Lütfeder ve adaletlice onlara karşılık verir.

´Rab´, O ilahdır, gerçektir, mabuddur. O´ndan başka  tanrı  yoktur.  Alemlerin, insanın, cinnin, hayvanın, nebatın, cansızın ve bütün yaratıkların Rabbidir.  

Şu saymaya çalıştıklarımız, sıfatlarından belli başlıları ve birkaç örnektir. Yaratıklar (çok ve çeşitliliği) şekilleri, durumları, cins ve türleri ile sayısız sıfatın  şahit ve  gös tergesidir. Alimler, o sıfatları herkesten daha çok daha  iyi bildiklerinden 

ötürü  Rabbine daha fazla saygı duyarlar. O Rabb hakkı söylüyor: „Allah’tan hakkıyla ancak alim kulları ürperir“ (Fatır 28 )
Gerçi bazı sıfatlar Rab ile kul arasında müştereklik gösterir. Sıfatlar ve onlara bağlı şeyler... Ama Rabbimiz bu sıfatları kemal, celal ve cemal anlamıyla taşır. Kul  ise bu sıfatları, acizliği ve kusuru içinde taşır görünür. 
Bazı  sıfatlar  ise, iştirak kabul  etmez; çünkü  istiklal ve teklik yönünden ona özgüdür, özelliği vardır. İşte bunların başında „ İlah“ ismi Allah ismi; Mennan, Rahman, Mütekebbir, Halik  isimleri  (sıfatları) var.  İşte bu sıfat ve özellikleri, zülüm ve isyana düşmeden hiçbir kul iddia edemez.

İmdi, sıfatlar hem tamdır, hemde birbirini tamamlayıcıdırlar: Yani Zatında tam/eksiksizdir. Çünkü  bu sıfatlardan her biri kemalin doruğundadır. Mesela: her sesi işitir, „Basar“görmesi tamdır, her şeyi eksiksiz, gizlisiz görürür...Yine aynı sıfatlar tamamlayıcı, kemal vericidir: Çünkü her sıfat, Rabbin yücelik ve tamlığını ifede eder. Ayrıca her sıfat  ve isim, biri  diğerini tamamlar, destekler.(2)

Topu birden de Rububiyetin  Kemalinin  ifadesi olur. Bunun yanında, eski veya yeni bazı (islami akaiddeki) fırkaların, sıfatlar konusun daki ifrat veya tefrit yüzünden Rububiyet kavramında bazı sapmaları olmuştur. İşte bazıları, Rabbi tenzihte kusur yüzünden, Onu (yaratıklara ) benzetme hatta cesed izaf etme durumuna düşmüş. Bazısı ise Tenzihte o dere ce aşırı gitmişki;   sıfatları kaldırmış iptal et mişler. Bunların ve ötekilerin hata etmesi; Rabbi Teala’yı zaman ve mekan hudutları içinde tanıtmaya kalkmaktan kaynaklanıyor. Halbuki Cenab’ı Hakk bunlarla sınırlanamaz, çünkü onların yaratıcısıdır ve onların ötesindedir.

„Gözler onu kuşatamaz, halbuki O gözleri kuşatır. O latif ve Habirdir.“ (En’am:103)  „Onun misli yok; O işitir ve görür“ ( Şura: 11 )  „ Allah’a örnek  vermeye kalkmayın; Allah bilir, siz bilmezsiniz.“ (Nahl:24)  Halbuki Allah kendisi  misallendirme yapabilir. Mesela  „ ...Allah yerin ve göğün nurudur; nuru şuna benzer, bir lambalık içinde lamba....o da bir sırça içinde...“ ( Nur:35) gibi.

Kula düşen, Rabbinin sıfatlarını topluca kabul ve onları tek tek anlayarak,  kavrıyarak  tasdik etmektir.
-  Hiçbir değişikliğe uğratmadan doğrudan isbat için.   
-  Anlamlarını te’vil etmeden isbat
-  Hiç birini terketmeden, her birinin eser ve tecellisini isbat edip kabullenerek.
                        (
Prof. Dr.M. Salih Gabori)  

(1) Bunu Tirmizi’nin Suneninde davet bahsinde zikretti. Buhari ve öbürlerinde de var. Ebu Hureyre’den rivayet eden Hadis şöyledir. “Allah’ın yüzden bir eksik yani doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberler ( kavrar ve tavrını ona ayarlarsa) mutlaka Cennete girer. O tektir, tekliği sever. 
(2)  Mesela, “kadim“ sıfatı  „Baki“  ismini gerektirir. Ve birbirini ikmal ederler. Zaten öbürünü zorunlu kılar, kemale erdirir. İrade sıfat Kudreti gerektirir. Kamil oldukları halda de yine birbirlerini tamamlarlar.(çev.)  

..........................  ............................