Malper/Site
Rbaz/Tzk
Belavok/Bildiri
Program

Deng Mezlma

Hejmar - 36 - 30.07.2005
Hejmar - 35 - 30.06.2005
Hejmar - 34 - 30.05.2005
Hejmar - 33 - 30.03.2005
Hejmar - 32 - 28.01.2005
Hejmar - 31 - 31.12.2004
Hejmar - 30 - 30.11.2004
Hejmar - 29 - 30.10.2004
Hejmar - 28 - 30.09.2004
Hejmar - 27 - 30.06.2004
Hejmar - 26 - 30.03.2004
Hejmar - 25 - 30.02.2004
Hejmar - 24 - 30.12.2004
Hejmar - 23 - 30.06.2003
Hejmar - 22 - 30.12.2002
Hejmar - 21 - 30.10.2002
Hejmar - 20 - 30.06.2002
Hejmar - 19 - 30.05.2002
Hejmar - 18 - 30,04.2002
Hejmar - 17 - 30.03.2002
Hejmar - 16 - 28.02.2002
Hejmar - 15 - 30.01.2002
Hejmar - 14 - 30.12.2001
Hejmar - 13 - 30.11.2001
Hejmar - 12 - 30.10.2001
Hejmar - 11 - 30.09.2001
Hejmar - 10 - 30.08.2001
Hejmar - 09 - 30.07.2001
Hejmar - 08 - 30.06.2001
Hejmar - 07 - 30.05.2001
Hejmar - 06 - 30.04.2001
Hejmar - 05 - 30.03.2001
Hejmar - 04 - 28.02.2001
Hejmar - 03 - 30.01.2001
Hejmar   02   30.10.2000
Hejmar   01   30.06.2000
 

Hejmar:20, Sal:2002, Meh:06

Asrı Saadet'in insanı olmak - Husameddin Gl
Di kultura kurdan de rola jin - Dilbirn Siwed
Ahir zamanda gen olmak - slam Garip
Ber gotin b niha nivs - Lokman Polat
Allahın deĝişmez Rahmeti Kewser
Hamd Bedirxan - Cankurd
Nrnek serbixwe - L. Deylem
Her yer Kerbela - Can
roka Evdo y bzirav - Dilbirn Swed
Ama nafile
- Metin
Kim kimdir? - M.Nureddin Yekta
Trk Basınanda Haziran 1937 - Deng Mezlma
Serişk hilekar - M.Nureddin Yekta
Dengbj - Cankurd

Asrı Saadet'in insanı olmak - Husameddin Gl

Tarih boyunca mslmanlar asri saadetin insanı olmayı ve ona benzemeyi arzu etmiştir. Yalnız Gnn insanları deĝil 14 asırdan beri mslmanlar onlar gibi islamı bilmeyi ve yaşamayı her zaman hedef ve gaye edinmişlerdir. Diĝer bir adıyla Selefi salihin yolu islam mmettinin ve alimlerinin dayanak noktası olmuştur.

Peygamberin yaşadıĝı dnemde sorunlar olduğu gibi Peygambere iletilir ve zm ondan beklenirdi. Peygamberin (ASV) vefatıyla sorunlar peygamberin yakın mcadele arkadaşları ve onun talebelerine iletilirdi. Sahabilerin vefatıyla da tabiin ve ondan sonra etbaı tabiine.

Hepsinin hedefi sahabenin bildiĝini bilmek onun yaşadıĝını yaşamak. Gerekten de sahabiler bu zenti kadar vardılar, nk bir kısmı Resullllahın ilk gnlerdeki mcadele arkadaşı, bir kısmı hicret arkadaşı, bir kısmı hrriyet arkadaşı, diĝer kısmı fetih arkadaşıdır. oĝu zaman efdaliyet ilk mslman olanlaradır nk Resulllahla beraber daha fazla yaşamışlardır. Sahabelerin tmnde eşit seviyeyi grmek mmkn olamamakla beraber bir topluluk olarak bizim iin nc insanlardır. Onlardan almamız gereken ok ders ve ibret vardır. Bu derslerin başında:

1- İman: İslamın temel ilkesi imandır. Allahı gerek Rab, Resul gerek nc kabul etmek. Allahın dışındaki tm ilahları ve Rableri hayatından ve yaşamından dışlamak, onlara boyun eĝmemek, onların yolundan gitmemek Allahı gerek Rab kabul ederken, onu bilmekle bırakmamak, onun Rablıĝını amel ile onaylamak, koyduĝu hayat dzlemi zerinde yrmek ve gereklerini yapmak. Burada iki şeyi birbirinden ayırmakta fayda var Allahı tanımak ve Allaha inanmak Allahı tanımaya herkes tanır. Firavun bile Musanın ilahını tanıyor ve biliyordu. Musa ile arasındaki fark Musa İlaha inanıyor ve ona secde ediyordu ama Firavun yalnız tanımakla kalıyordu. Ebu Cehil İlahi tanıyordu, fakat iman etmiyordu. Bu konu herhangi başka bir konu zerinde de olabilir rneĝin: Kominizmin varlıĝını biliyorum ve onu tanıyorum fakat iman etmiyorum. Bu yzden de kominist olmuyorum, aynen bunun gibi ilahı tanımakla mmin olunmaz Ona iman etmekle ve Ona sedce etmekle, Ona dayanmakla mmin olunur. Sahabenin inancı buydu!... Allaha gerek iman etmis, Onun buyrukları doĝrultusunda hayatlarını dzene sokmuş insanlardı. Vahiy iner inmez ilk yaptıkları şey onu iyi ĝrenmek ve daha sonra onu yaşamaktı.

2- Peygambere tabi olamak . Allah'a emirden sonra Resulllah'ın yaşam biimi gelir. Sahabe Peygamberin yaşamını kendi zerinde tatbik etmek istemişler yapabildiklerini yapmışlardır. nk Resulllah yer yznde Allah'ın temsilcisidir O'nun meramini insanlara iletmekle ve yaşamatmakla grevlidir. O yalnız bilgisini veya kendisine indirilen vahyi halka anlatmakla kalmamış onu yaşamakla, yasatmakla ve bu uğurda mcadele etmekle hayatını geirmiştir. O hibir zaman kendisini insanlardan ayrı veya stn grmemiştir. Başkanlık, riyaset ve mal gibi ihtirasları olmamıştır. Onun yaptığı tek şey emaneti gereği gibi insanlara iletmek, iyiyi ve doğruyu anlatmak, ktlkten de men etmekti. Kendi ifadesiyle ben Mekke oğluyum ayeti kerimede de geen ifadeyle ben de sizin gibi beşerim, ancak bana vahiy iniyor. Bu ifadeler onun bir halk insanı olduğunu ve halkın selameti iin alıştığını gsteriyor. Sahabeler ne onu Hiristiyan ve yahudiler gibi onu ilah edinmiş ne de onu grevsiz bilmişlerdir. Ayette geen dstr lsnde ona uymuş, onun nnde diz kerek islamı ğrenmiş, ğrendiklerini de yaşamışlardır. Yani hibir şeklide ifrat ve tefrite kamamışlardır. Onların Resle tabi olması Allah'ın rızasına erişmek iindir.

Peygamber eliliğine iman etmişler onun verdiği emir ve direktifler doğrultusunda haraket etmişlerdir. Ne yalnız evde oturup zikretmişler, ne de yalnız dnyaya dalıp gitmişlerdir. Hem dnyayı hem de dinlerini kazanmışlardır. Cihad etmekle smrlmekten ve işkenceden kurtulup hr hayata erişmişlerdir, bununla birlikte Allah'ın rızasına nail olmuşlardır. Peygamberi yapabildikleri kadar yalnız bırakmamışlar ve ondan uzaklaşmamışlardır. İnsan olmaları itibariyle hata etmişlerse de hatalarında direnmemişlerdir. Takibi hepsini aynı teraziden lmek mantıksızlık olur. İlerinde Peygamberden hi ayrımayan insanlar olduğu gibi cihaddan kaan insanlar da olmuştur. Ama genel itibariyle değerlendirmek gerekirse toplum olarak gerekten ideal bır toplum olmuşlardır.

3-Cihad: Peygambere yalnız iman etmek ve bazı şeylere de tabi olmak yetmiyor, bunun yanısıra dinin gerekleri ne varsa yapmak gerekiyor.
İmanla birlikte tm bu mesuliyetler beraber geliyor. İnanlarını rahat yaşayabilmeleri iin hr bir ortam gerekiyor, bu ortam yoksa onu elde etmek iin mcadele ve alışmak gerekiyor. Peygamberin davet ettiği cihada icabet etmek gerekiyor. Bu cihad lafzi savas olabildigi gibi ameli cihad da olabilir. Ama ne olursa olsun yapmak gerekiyor.. Eğer durumlar bunu zorunlu kilmışsa mutlaka yapılmayı. Her ne pahasına olursa olsun yapılması gereken yapılmalıdır. Peygamber kendisi bizzat ordusunun başına geerek cihad etmiş ve bu uğurda byk tehlikelerle başbaşa kalmıştır. Peygamberin davetine sahabeler icabet etmiş ve bu uğurda her şeyi gze almışlar. Peygamberi mesajında yalnız bırakmamış, ellerinden gelen her abayı ve fedakarlığı gstermişlerdir. Mal gerekiyorsa mallarını vermişler, can gerekiyorsa canlarını vermişlerdir. Zaten sahabeler mejalarını fedakarlıkla ispatlayan insanlardır.

Bu kısa aıklamadan sonra gnmze dnmek istiyorum, gnmzde mslamanlar gerekten onlara benziyorlar mı, yoksa kendilerine gre yeni şeyler mi gerekleştirdiler?...

GNMZ
Sahabeden almamiz gereken binlerce ders varken yalniz c tanesini kisa ve z sekliyle anlatmaya caistik. Yukarida sayilan maddelere baktigimizda acaba bizde sahabeye benzer bir yanimiz var mi yok mu onu grelim. Sahabeler gnn mezalimine ve despotlarini meydan okuyarak Ebu-cehilleri devirdiler, kfr ayni kfr olmakla birlikte bu ne cirkeftir biz icindeyiz? Demek sahabe olsaydi bu manzaralar olmaydi. Sahabe sag olsaydi ve mslmanlarin bu halini grseydi acaba ne derdi? Krdistanin 21. asrin yz karasi olan manzarasini grseydi ne derdi?Susarmiydi acaba yoksa ilahi cihadi ilan ederek Allahin, Resuln ve mminlerin onurunu mu koruyordu? Medine sokaklarinda mslman bir hanima laf atan bir yahudiye cihad ilan eden erler bu gn olsaydi , Krdistanda yzlercekadinin irzina tecavze ne derdi? Gercekten hic dsndk m, mslimanin ve insanin onurlu ve serefli olmasi gerektigi hic dsndk m?

Gnn mslmanlarini aynaya vurdugumuzda yzlerce cesit mslman grmekteyiz. Hepsinin ismi mslman ama amelleri farkli. Herkes kendine gre Sahabeye benzeyme calisiyor veya sahbenin bir ahlakini alarak onun zerinde amelini yogun nlastiriyor. Dsnelim mevcut dzenlerin meclisine girmek istiyen kuruluslara sordugumuzda siz Peygamberi ve sahabeyi nasil gryorsunuz?
Alacagimiz cevap acik derler.
Devletlere direkt bagli olan kuruluslardaki mslmanlarin Peygamber anlayisi da

Devlet teskilatlarindan biraz uzak olan mslmanlar ise Tabiki devletten uzak olan tmcemaatleri ayni katagoride incelemek vizdansizlik olur, iclerinde nadir fertler de vardir. Bunun yanisira bedensel cihaddan sz eden cemaatlar vardir, bunlarin vardir bunlarin nazarinda Peygamber

Islam alemindeki islami cemaatlar c asagi bec yukari bu haldedir. Herkes bir tarafi almis yryor. Biz mslman olarak ne yapmamiz gerekiyor onu dsnmekle ykmlyz. Bu gn Peygamber veya sahabeler olsaydi ne yapardi, Kfr ve sirk dzenlerine karsi nasil savasirdi, nasil hareket ederdi bu sorularin yanitini vererek yola cikmak zorundayiz. Is yaperken Allahin rizasini kazanmak istiyorsak, Allahi ve Resuln hic bir sekilde unutmamali her zaman Allahi hatirlamali ve dediklerini yapmali nehy ettiklerinden sakinmaliyiz.

Asri saadetin insani gibi olmak istiyorsak sahabenin inandigi gibi inanmali,
Cihad ettigi gibi cihad etmeli, peygambere tabi olduklari gibi tabi olmaliyiz. Yoksa onlarin yaptiklarindan bir kismini veya hoslandigimizi yapmakla onlara benzeyemeyiz. Yani Islami bir btn olarak almali onu paramparca blmemeliyiz. Islam davasini yrtrken ne kfr devletlerin cikarini dsnmeli ne de ihtirasla insanlarin meclesi girebilmesi icin onlarin kurbani olmaliyiz.
Kisacasi inancimiza bir gz atmaliyiz.

Hsameddin Gl

Di kultura kurdan de rola jin - Dilbirn Siwed


Ez pirrn caran bi heyret li hin kesan guhdar dikim hin nivsan dixwnim, hin tiştn wusan dinivsin an j qisedikin meriv şerm dike ku l guhdarike an j bixwine.

Dema meriv xwest di derbar babetek de tistek bje anji şroveki bike, div meriv di derbar w babet de tragahdarbe di war pskoloj, ramyar, abor civaki de, lkolinn zanist kiribe ku karibe ji heq w babet derkeve. Meriv ancex bi duwahiya lkolnn dr dirj xwe digihne netceki rast zanist.

Bi qewumandina hin byern nelir ku di nava civaka Kurd de diqewume, hin kes binav pispor anj nivskari bi nezan pirr tiştan tevlihev dikin di cih xwe kultura xwe bi parzin, hucm hjahiy xwe yn netew, ol kultur dikin. Jiber ku nizanin tiştn nebaş nabin kultur ferqa navbera kultur tureyn nebaş jihev dernaynin. Gelek ture e`detn ne li gor nirx miroviy di nava hem geln din de henin.L ew turey nebaş nebe kultur, ji ber ku Kultur derya qenc hjahiy mirovoye ye. Tiştn ne bas nabin kultur. Mesela qelin!.. di zewac de qelin girtin tureki nebaşe niha di pirranya din de hatye rakirin ev ne kulture! sade tureki xirab bu.

Naha du tişt henin div meriv wan herd tiştan nexe navahevd!
1: di kultura kurdan de maf jin iye?
2: li ba mrn kurd maf jin ewaye?

Vana du babetn ji hev cudane div meriv vana tavlihev nekin. Egeer em bjin her kiryarek mrn kurd kultura kurdane w dem em heqaretek mezin bi gel kurd re dikin. Jiber ku meriv nikare bje; ker merivek nezan anji yek zalim kulture w geliye, na!.. em bjin; wusane!... w dem li Ewropa pirr kes tecawuz ken xwe dikin div em bjin; ew ji kultura wan miletan e ev j tiştek pirr bwijdan ye.
Ez dikarim bidil rehet bjim; ku bi qas di kultura Kurdan de maf jin heye jin biqedir qimetin, di tu kultur de ew maf nine. Ez bixwe merivek kultur zana ninim l min pirr ser xwe li ser kultur hşand liser l koln kir. Meriv nikare bje jyana gund min anj bacar min anj heremek kultura hem kurda ne, l dema em ji Qamşlo ta Erzurum, ji Saqiz Mahabad ta Meraş bi temam li kurdistan mzekin w dem wnek mpirr zelal t ber avn merivan.

Di dinyay de ji jyan xweştir biqimetir tiştek nne. Nmet her bi nirx hja jyan e nav jin j, ji jyan hat girtin d em wek din qet tiştek nenivsnin baş t xwya kiirn ku iqas jin di kultura kurdan de bi qmet in.

Em nikarin civaka kurdan bi civaka Ereb,Tirk anji civakek din re qiyas bikin. Her iqas ev milet hem misilman be j, l cudaty netew di navbera netewan de pirr in. Tu wext jin di civaka kurd de weki civaka ereb, tirk, faris anj civakak din veşart nixamt nebne. Tim jina kurd weki mran serbilind li civak rola her giran lst. him bin xan ew bne. Di civaka kurd de bi taybet pirsgirkn her giran bi jinan tn saf kirn. Di dewek yan ji di şern di navbera du Eşran de, ku dema qedir qimet ji nav mran re namne rola mran t penc pera dibe weki gahak hişk, w dem jin bi hem mezin qedr qimeta xwe dirdikeve meydan dawu delingn xwe hildiina ew bar giran dide ser miln xwe w dew saf dike.

Ji xwe dema jin kete nava dewek d tu r liber wi mr namine ku qedr jin negre . Eger xwedi dew gotina jinek li erd xist qedr w negirt, ew kar w tim jre kimas di nava civak de b rumet dimine. Ev tiştn ku me li jor nivis ne tiştn xeyaline ev rastiya jyana civaka mileti Kurd e dide xwyakirin iqas mrn Kurd rzdarin ji bona maf jin.

Di kultura Kurdan de jin proz in muqedes in, ji muqedesatan piroztir tiştek nne. Ji ber v sedemye di civaka kurd de cy heri bi qme layq jinane. Pirr karn ne layq jinan be mr nahlin jin w kar bikin, ne ku nahlin kar bikin. Div em vya j bjin; ku li her hereman Kurdistan jinn Kurd rola xwe wek ehv nalizin. Bi taybet li serhed jin pirr azadin. Mr sade kar dikin , l dara mal terbiyekirina zarokan pwsty mal hem bi dest jinan e.

Em nikarin jinn Kurd bi jinn Awrop re qyaskin. Ji ber ku civatn cda, kultura cuda pvann cuda henin. Pirr tişt li ba me prozin l li ba awropa ew piroz kme yanj namaye, mesaela zewac tiştek piroz e di nava hem gelan de yek ji hjahy bingeha kulturye, l ro li piraniya Awropay tu watek ji zewac re nemmaye jiyanek dosti wek meriv pilav diguherine, jin mr, mr j jin diguherne nav viyaj kirine azadya jin. Ev kar neliyaq jyana civaka gel Kurd e nabe maf jin anj mrin kurd!...

Digel silavn germ
Dilbirin 2002 06 09
serefdin@telia.com

 

Ahir zamanda gen olmak - slam Garip

BIR MAYIS gn, artık orta yaşlılığa terfi etmiş biri olarak yollardaydım. Hava, tam bir bahar havasıydı. Ahir zamanda ocuk olmanın btn ağırlığını yaşayan ocuklarımızı, biraz hafiflemeleri arzusuyla, erkenden ninelerine gtrmşt hanım. ocuklar hem nine, hem de toprak yz greceklerdi. Ben ise ihtida ykleriyle meşguldm.

Hayatında ilk kez niversitede iken bir mslmanla, niversite bitiminde ise Islmla tanışan bir hanımın nyargılarla cedelleştiği nice yıllardan sonra Islma gelişinin yksn Trkeye aktarmaya alışmış; bu arada, bir hayli bunalmıştım. Hava gneşliydi ve gneş yakmıyordu. Bahar beni dışarıya davet ediyor, yorgun zihnim yeni bir ihtida yksnn tercmesine elvermiyordu. oluk ocuk emin ellerde, hava da gnlk gneşlik olduğuna gre, birok yazımın doğum vesilesi olagelmiş bir işe gnl rahatlığıyla koyulabilir; ilk anda nereye ıkacağı belirsiz biimde, sokaklar arasında rastgele bir yolculuğa ıkabilirdim. ıkmıştım da. Yolun daha ilk adımında karşıma ıkan gazete manşetleri keyfimi kaırmıştı lkin. Zihnim bu manşetlere takılmış halde, sokaklar arasında yrmeyi srdrdm. Dar sokaklar, arabaların işgali altındaki kaldırımlar, arabalar arasından selametli bir geit bulma abası derken Kadıky meydanına ıktığımda, bir srprizle karşılaştım. Bayram değil, seyran değil, hafta sonu hi değildi. Ama meydan ve meydanı evreleyen her yer kalabalıktı. Kafeler, kafeteryalar, muhallebiciler, pastaneler, mağazalar, fast-food meknları, dkkanlar, otobsler, dolmuşlar, banklar, vapur iskelesi, otobs durakları.. her yer doluydu. Her yaştan insan, ama zellikle de genler doldurmuştu meydanı. Cep telefonuyla oyalanarak arkadaşını bekleyenleri de vardı, arkadaşına kavuşmuş halde gezip dolaşanı da. Kimi bir kafede tek başına oturuyor, kimi gruplar halinde glp eğleniyordu. Hafta ortası bu meydanda bu kadar gen olmazdı aslında. Yoksa bir gsteri, bir olay, yahut bir konser filan mı vardı?

Neden sonra anladım ki, bugn hafta ortasıydı, ama yine de tatil gnyd. Bugn, vaktiyle bayram olarak genlere adanmış bir Mayıs gnyd.Gnn anlam ve nemine gecikmeli de olsa intikal ettikten sonra, bugn bu meydanı genliği esas alarak gzlemleme dşncesi iimde belirdi. Bir gzm denize, bir gzm meydana yakın vaziyette bir banka oturdum. Vaktiyle bana meydan okumaları yazısını dşndren bu meknda genliğe adanmış bir Mayıs gn genlik okumalarına başladım. Neye niye bakacağımı aşağı yukarı biliyordum.
Ne niyetle bakmayacağımı da. Gzme ilişen kareler arasında Genliğimiz acınacak halde gibisinden hkmlere ulaşmayı sağlayacak bir semecilik yapmaya niyetim yoktu mesel. Hem, Genliği eğitmek lzım gibi pedagoji zrls cmleleri oldum olası sevmiyordum. Genler kt durumda demek kolay, ama gen olmak zordu; bunu ok iyi biliyordum. Rudyard Kipling gibi, ben de, I know what it is to be young diyebilirdim, zira vaktiyle ben de bir gentim, genliğin ne demek olduğunu iyi bilirdim.

Ayrıca, birilerine tepeden bakmak, kişileri ynetilecek ve ynlendirilecek nesneler olarak grmek, hi sevemediğim tavırlar arasındaydı. Dahası, her hal ve şartta, Allahın insanı temiz bir fıtratla yarattığına dair inancım vardı. Her insanın aynı temiz fıtratla dnyaya geldiğini, sevgili Peygamberimden ğrenmiştim zira. O yzden, fetret manzaralarının hakim olduğu durumlarda dahi, fetrete karşı fıtrata itimadım tamdı.

O gn o meydanda o banka oturmuş halde, bu lkede birilerinin kendi tekellerinde zannettiği birşeyi yaptım. Ortadaki duruma baktım ve bu durumdan bir vazife ıkardım. Ne ki, kelime anlamı dahi selam ve barış olan Islma savaş aanların yaptığı trden bir sosyal-siyasal mhendislik vazifesi değildi ıkardığım. Bilakis, empatiydi. Otuzaltı yaşına gelmiş, evlenip barklanmış, genlikle gelen bir dizi soru ve sorundan bir şekilde kurtulmuş biri olarak genlere dair ahkm kesmek kolaydı; ama aslolan, empatik olmak, kendisini o genlerin yerine koyup onları anlamaya alışmaktı. O yzden, o meydanda, kendi genlik gnlerime dair hafıza arşivimde kayıtlı notlardan da istifade ile, kendimi yirmi yaş gen olarak dşndm. Onbeş, onyedi yahut ondokuz yaşında olsaydım şu ortamda ne yapardım, ne dşnrdm, neden nasıl etkilenirdim, neye nasıl tepki verirdim; anlamaya alıştım. Meydanda bu dşnceyle gezindim, vitrinleri bu nazarla seyrettim; mağazaları, gazete bayilerini, seyyar CD tezgahlarını, kitapıları, kasetileri bu nazarla taradım; yol boyu gelip geen arabalara, insanlara bu nazarla baktım. Vkıa ortadaydı: Gen olmak her zaman zordu ama, ahir zamanda gen olmak zorun zoruydu.

Ahir zamanda gen olmak, bir bakıma, herşeyin maddeye indirgendiği bir ağda, maddenin olanca ağırlığı ve duygusuzluğu ile zerine ktğ bir karabasan yaşamaktı. Lisede yahut niversitede okuyan yahut şu veya bu işyerinde alışan veyahut alışacağı iş arayan bir gen, gen olarak heveslerin ve heyecanın zirveye tırmandığı bir sreci yaşarken, her gn bir st modeli ıkan arabaların metalik ağırlığı altında eziliyordu mesel. İnsanların araba modeli, gmlek markası ve beden ls ile değerlendirildiği bir zamandı yaşanan.

Byle bir zamanda gen denince anlaşılan şeyin ne olduğu, genlikin neye indirgendiği, ncelikle genlik ve spor bakanlığının adından; ilaveten, szmona genlik filmlerinin birbirinin tekrarından teye gemeyen ana temasından; keza, genlik adına ıkarılan dergilerin ruj-blucin-jle-parfm-gmlek reklamları arasına serpiştirilmiş bol resimli yığınla şarkıcı-manken-oyuncu-kim kiminle-inler ve outlar haberinden rahatlıkla anlaşılabilirdi. Maamafih, gerek genlik dergilerinde, gerek sair dergilerin, gazetelerin, TVlerin, internet sitelerinin ve radyoların genlikle ilgili yayınlarında genliğin sorunlarına değinilmiyor değildi. Gelin grn ki, buralara bakınca, genliğin cinsel sorunlardan te bir derdinin olmadığını, gen olmanın da cinsel sorunlu olmaktan ibaret olduğu pekl sanılabilirdi. Sergilenen, genliği cinselliğe indirgemekten ibaretti.

O gn o meydanda dolaşan blucinli yahut mini etekli kızların, gzucuyla onlara bakan delikanlıların, hatta o kızlar gibi giyinmeye utanan gen kızlar ile o şekilde giyinmiş kızlara bakmaya utanan delikanlıların sorunları arasında cinsellikin olmadığı sylenemezdi elbette. Insanın ete-kemiğe indirgendiği bir zamanda; genlik adına yapılan her etkinliğin ve her yayının cinsellik boyutunu muhakkak ierdiği bir zamanda; gzlerin, gnllerin ve zihinlerin bu yne adeta zorla ve ısrarla srklendiği bir zamanda, ortada bir cinsel sorunun varlığı kaınılmazdı. Ne ki, hellinden zm yolunu Rabbimizin bize rahmetiyle bildirdiği bu sorunun tesinde, genlerin başka bir dizi sorunu vardı. Ama bunlar aklı fercine inmiş ahirzaman ukalalarınca asla yazılmazdı.

İnsanların parası kadar değerli olduğu şu ortamda kendisini parasızlıktan dolayı değersiz bilen ka gen vardı acaba; bilemezdiniz. Hem, ka gencin hayatının gayesi, bu zamanda herşeyin anahtarı olduğu hkmnden hareketle, paraya kilitlenmişti kimbilir? Dn caddeden son model Ferrariyle lastikleri ttre ttre yol alan zppe, ka gencin aklını elmelemişti acaba? Babası kapıcı olduğu iin kendisini değersiz zannederek okula giden ka gen vardı? Babasının drstlğnn, yumuşak huyluluğunun, dindarlığının, temizliğinin beş para etmediğini hissederek kendi geleceğini bylesi gerek değerlere bedel hakim değerlere gre kurma ynnde şeytan iğvalara maruz kalan gen sayısı acaba ne kadardı? Hem bu sabah ka gen kız, aynaya bakarken siyah saı ve esmer teni iin zlmşt? Bugn ka gen kız, saını sarıya boyatmak zere kuafre uğramıştı? Insanlar nazarında değerli, yani manken gibi olabilmek iin fazladan on santim boy kazanmaya kendini mecbur bilen, o yzden her trl ortopedik felaketi gze alarak on santimlik topuklu ayakkabılarla yollara dşen gen kız sayısını kim biliyordu? Bu genlerin her birinin yreğinde kopardığımız hoyrat fırtınaların bedelinden haberdar mıydık?

Genliği cinselliğe, gen kızlığı sarı salı beyaz tenli 1.70lik manken grntsne, delikanlılığı ise asgari 1.75lik atletik bedene ve spor arabaya indirgeyen hakim anlayışın yol atığı sorunların her biri, başlıbaşına bir inceleme konusuydu. O sorunların her biri, dnyanın her yerinde her gn binlerce, yzbinlerce, hatta milyonlarca genci mutsuz ediyor; binlerce, yzbinlerce aileyi kavga, fke ve gzyaşı iinde mutsuzluğa sevkediyordu. Babası kendisine Reebok ayakkabı alamadı diye intihara yeltenen genlerin olduğu bir dnyadaydık da, bu dnyanın bir ayakkabıyı uğrunda intihara teşebbs edilecek hale nasıl getirdiğini analiz edebilmiş miydik? Oysa, birilerine kalsa, liseli Neşenin sorunu kepek sorunundan ibaretti. Filan şampuan artı bir formlyle bu sorunu zerdi. Gen dediğin, bir cep telefonuyla zgr olur, bir şişe kolayla kolayca zgrlğn tadını bulur, karşısındaki insana değil, arabasına veyahut blucinine aşık olurdu! Bırakalım tesini; sadece bu rnekler dahi, ahir zamanda gen olmanın zorluğunu ilk elden bildiren işaretlerdi.

Kendime bir bilimsel uzmanlık alanı sesem, galiba semiyotiki, yani gstergebilimi seer; sonra, bylesi bin trl gstergeyi alıp, yaşadığımız gnlerin genliğe yklediği anlamı ayrıntısıyla gsterirdim. Maamafih, bir semiyolog olmadan da, genliğe yklenen bu anlamın, zetle, grnt ve gsteriş budalası bir tketim klesi olmaktan teye gemediğini syleyebilecek durumdaydım. Hayır, genlik hibir ağda bu kadar aşağılanmış olamazdı. Gen olmak, hibir ağda bu kadar ucuz biimde harcanmış olamazdı!

Hem, bir Foucault yahut Baudrillard olsam, szde bir zgrlk grnts altında alttan alta zihinlere kazınan modern dayatmaların analizine girebilirdim. Btn bir dnya genliğinin kıyafeti blucin ve tişrte indirgenmişse, bu, bilince dokunmuyor gzkp bilinaltına hkmeden bir modern despotizmin eseri değil miydi?

Ahir zamanda gen olmak zor, hem de ok zordu. Zira, ahir zamanın despotizmi, evvel zaman despotları gibi doğrudan dayatmalara kalkışıp diren retmiyordu, kendi tercihini size sizin kendi tercihinizmiş gibi hissettirerek dayatan sofistike teknikler kullanıyordu. zgr olduğunuzu hisseden bir kle, kendi kararını verdiğini zanneden bir gdml kılıyordu sizi. Farkedemiyordunuz.

Kendimi herhangi bir gencin yerine koyduğum, sonuta ahir zamanda gen olmaya dair bir yazıyla ilham olunduğum o gnlerin stnden haftalar, aylar, hatta neredeyse bir yıl gemişti ki, yine aynı meknlardaydım. zel bir sebebi olmasa da, zellikle kitapıları, kasetileri, sahafları, CD satan dkkanları, seyyar CD ve kitap tezgahlarını dolaşmak gelmişti iimden. Yzlerce dergi, onbinlerce kitap, binlerce kaset ve CD arasından ruhuma uygun birşeyler bulmaya alışmış, bylece mthiş bir sorgulama yaşamıştım. Insan, bu kadar eşidin ve bu denli byk bir enformatik kalabalığın ortasında, aradığı şeyi nasıl bulabilirdi? Ne aradığını az ok kestirir halde dahi aradığı şeyi bulmak ylesine zorken, yalnızca aradığını bilen, gereği aramak iin yollara dşen, ama henz gereğin ne olduğunu dahi kestiremeyen biri bu labirentin iinden nasıl ıkabilirdi?

O gn kendimi bir keşmekeşin ortasında bulduğumda, ahir zamanda gen olmanın zorluğu bir kez daha pekişmişti zihnimde. Ahir zamanda gen olmak zor, ahir zamanda arayan gen olmak daha zor, ahir zamanda aradığını bulabilmiş gen olmak ise ok daha zordu. Kendimi bir labirentin ortasında hissettiğim o kitap-kaset-CD-dergi yolculuğumun sonrasında vardığım sonu buydu. Karamsar bir sonuca ulaştığımı biliyor; ancak Bu kalabalığın, bu keşmekeşin, bu ukurlar, girdaplar ve ıkmaz sokaklar ykl labirentin hakikate ıkan yolunu bulmayı kim nasıl becerebilir ki? sorusuna bir trl olumlu cevap veremiyordum.

O gnm bu karamsar sorgulamanın getirdiği mahzun ve messif ruh haliyle gemiş; sıkıntılı ve muzdarip bir hal, gece yarısı gzm kapayıncaya kadar bana eşlik etmişti. O sıkıntı yznden pek uykumu alamamış olmakla birlikte, ertesi gn sabah namazına kalkabilmiştim neyse ki. Gzm yorgun, ruhum daha da yorgun olsa bile, namazdan sonra yatma isteği hissetmedim ve bir gn daha sıkıntıyla geirmeyi de istemediğim iin, daha nce kaldığım yerden Kurn okumayı srdrerek uyanık kalmayı yeğledim.
Kehf sresine gelmiştim! Ilk anda, yaşadığım ruh haliyle sıranın bu sreye gelişi arasındaki tevafuku hissedebilmiş değildim geri. Ne ki, yetler arasında ilerleyip sayıları bizce mehul genlerin anlatıldığı kısma geldiğimde, uyanmış sayılırdım. Btn bir toplumun şirkten yana durduğu bir zamanda hidayet zere kalabilmiş Ashab-ı Kehfin tamamının gen olması bir tesadf myd? Yoksa, şartlar ne kadar ağır, kfr, şirk ve şehevt ne kadar baskın olursa olsun, bunların stesinden gelerek hakikati bulmanın imknına, ve bu imkna en yakın olanın herşeye rağmen genler olduğuna dair bir ders, iz, işaret veya telmih yok muydu bu srede? Evet, vardı. İtenlikle ve ısrarla aramayı srdren bir gencin en mitsiz şartlarda dahi aradığını bulabileceğine dair bir ders, bu srede kesinkes vardı. Hem, Resl-i Ekremin (a.s.m.) Deccal fitnesine karşı mmetine bu sreyi tavsiye buyurmasının elbette bir anlamı ve hikmeti olmalıydı.

Kehf sresinin karamsarlık iklimini dağıtan bir mit ışığı olarak karşıma ıktığı o gnle birlikte, yine Kurndan, genliğe dair başkaca mit ışıkları da girecekti dnyama. Kavminin topluca putlara taptığı bir zamanda hakikatı bulan Ibrahim, ateşler iine atılıp ateşler iinde yanmayan Ibrahim, Firavun sarayında Musa, Zleyha karşısında Yusuf, sapanlar ve saptıranlar arasında Yahya ve Isa.. her birinin sergilediği hal, mutlak derecede mitsiz bir durumun asla szkonusu olmadığının; en zor zamanlarda ve en ağır imtihan ortamlarında dahi bu zamanın ve ortamın kabını ve kalıbını kırıp hakikati bulmanın ve hakikat zere olmanın pekl mmkn olduğunun delilleri değil miydi? Put yapıcı babanın evinde puta tapmayan, putperest toplumun iinde putperestliği zerre miskal bulaşmayan ve de ateşler iinde olup ateşte yanmayan İbrahimin bir orta yaşlı veya yaşlı değil de bir gen olması ahir zamanda gen olmanın zorluğuna dair gzlemlerle bunalan zihnime bir yol, bir iz sunamaz mıydı? Aıkası, zorlukta biri diğerinden geri kalmayan ortamların her birinde İbrahim de, Musa da, Yusuf da, Yahya da, Isa da, bir gen iken bu ortamların karanlığını aşmış, bir gen olarak hakikate ulaşmış, bir gen olarak aydınlanmış ve aydınlatmışlardı.

te yandan, bir hkmdar nebinin, Davud aleyhisselamın oğlu olarak servet ve şhret iinde, bilginin ve iktidarın zirvesinde dururken Sleyman, servetin, şhretin, bilginin ve iktidarın her hal ve şartta yozlaşma sebebi olmadığının; bir gencin btn bunların iinde pekl hakikat zere kalabileceğinin rneğiydi.

Hem, yine Kurnda, bozulmuş bir ortamda bozulmadan kalabilen gen kızların da rneği vardı. Annelerin dahi btn bir kavmin yoluna uyup yoldan ıktığı bir vasatta Ltun kızları, yine sonunda haklarında azap inmesine sebep olan sapkınlıklarıyla Medyen kavmi iinde Şuaybin kızları, ayrıca Imranın kızı Meryem bu rneklerin başındaydı.

Ahir zamanda gen olmanın zorluğuna mukabil, ahir zamanda mmin gen olarak sapasağlam durmanın pekl mmkn olduğuna işaret eden, yalnızca bu Kurn rnekler de değildi. Onların yanısıra, Asr-ı Saadette de buna dair bir dizi rnek vardı. Hz. Peygamber, biiznillah, ktlğn her trlsne bulaşmış Cahiliye toplumunun genleri arasından cihana ve asırlara rnek olacak şahsiyetler ıkarmıştı. Ali, Cafer, Zbeyr, Talha, Ammar, Abdullah b. Mesud, Zeyd, Musab, Sad b. Ebi Vakkas, bu vkıanın Mekkedeki en parlak rnekleriydi. Bu tablonun Medine cephesinde de Zeyd b. Sabit, Muaz b. Cebel, Sehl d. Sad, Cabir b. Abdullah, Zeyd b. Erkam, Seleme b. Ekv gibi yzlerce, binlerce isim vardı. Hasan, Hseyin, same, Abdullah b. mer, Abdullah b. Zbeyr, Abdullah b. Abbas, Enes b. Malik, Abdullah b. Cafer gibi rnekler de, Hz. Peygamberin elinde yetişmiş genler olarak, bize onun genlerle nasıl muhatap olduğuna, dolayısıyla bizim bir gence ne şekilde muhatap olmamız icab ettiğine dair ipuları sunuyorlardı.

Btn bu isimleri Hz. Peygamberin yanına eken unsur, elbette onun elisi olduğu hakikatti. Ancak, burada dikkat gerektiren bir husus, Hz. Peygamberin o kuds hakikati hakikatlı bir biimde genlere sunmuş olmasıydı. Zorlayan, dayatan, sulayan, hor gren biri değildi Resl-i Ekrem.
On yaşında tanıştığı Hz. Peygambere on sene hizmet eden Enes b. Malik, o on sene boyunca kendisinden bir kere Niye bunu byle yaptın? Niye şunu şyle yapmadın? diye bir azarlama ve tersleme duymadığını; kendisi zaman zaman unuttuğu, beceremediği, oyuna dalıp kaldığı halde bunun byle olduğunu anlatıyordu mesel. Amcası Abbasın oğlu Fadl, Veda haccı esnasında, Hz. Peygamberin şefkat ve hikmet ykl terbiyesinin bir rneğiyle tanışmıştı. Fadlın gz az tede grdğ bir gen kıza kaymış, karşılıklı, bakışmışlardı. Bunu farkeden Resl-i Ekrem (a.s.m.) Szde hacca gelmişsin, yaptığın işe bak! kabilinden bir sz asla sarfetmemiş, Fadla tek kelime dahi etmemiş, sadece elini Fadlın yanağına koyup yzn hafife başka tarafa evirmişti. Namaz ve Kurn ğrenmek iin kabileleri tarafından Medineye gnderilmiş bir grup genci, ana-babalarını zlediklerini hissettiği gn, başlarını okşayıp sırtlarını sıvazlayarak, memleketlerine gndermişti. Medinede yetişmiş nice gen sahabinin hatırasında, Resl-i Ekremin sefer dnş kendilerini devenin terkisine alması, koşu yarışı ve greş gibi oyunlarında kendilerine tezahratta bulunması, kendisine getirilen turfanda meyveyi onlara sunması, genliğin getirdiği toylukla meramlarını en uygunsuz dille ifade ettikleri durumda dahi sabır ve tahammlle kendilerini dinlemesi.. gibi bir dizi hadise vardı. Ve, genlere ynelik bu nebev tavrın belki en manidar vehesi, onun genlere gvenmesi ve kendilerine gven vermesiydi. Kendisi henz Mekkede iken Musab b. Umeyri Islmı tebliğ iin Medineye gnderdiğinde, Musab yirmidrt yaşındaydı ve Medineli kalpler onun vesilesiyle İslmla tanışmışlardı. sme b. Zeydi hazırladığı son sefere kumandan yaptığında, smenin yaşı yalnızca ondokuzdu. Attb b. Esdi Mekkeye vali tayin ettiğinde, Attbın yaşı ya yirmi, ya da yirmibirdi. Ashabı arasında fıkhı en iyi bilen kişi olarak tarif ettiği Zeyd b. Sabit, Reslullahı ondrt yaşında tanımıştı ve hakkında bu sz sylendiğinde en fazla yirmi-yirmidrt yaşındaydı.

Kısacası, Resl-i Ekremin Cahiliyeyi Asr-ı Saadete eviren srete bize verdiği derslerden biri, genlere nasıl ve ne şekilde muhatap olunacağının dersiydi. O heyecanlı taze ruhlardan iman kahramanları ıkması iin nasıl bir incelikle, hangi hikmetli slupla kendileriyle ilgilenileceğinin dersiydi. Fetret ortamında fıtrat tohumlarını ezmeden ve kırmadan uyandırma dersiydi. Hakikatli bir biimde sunulmak şartıyla hakikati kabule en yakın olanların, herşeye rağmen, genler olduğunun dersiydi.

Işte bu bakımdan, Hz. Peygamberin hayatına dair heyecanla okuduğum ilk kitaplardan birinin yazarı olarak Martin Lingsin bir sz, hfızamda silinmez bir yer edinmişti. Gen yaşta, yanılmıyorsam yirmibir yaşında İslmı semiş bir Ingiliz olarak Lings, yaşlılar, zenginler, nller ve soylular Islm davetine karşı direnirken genlerin Islma daha kolay biimde ynelişlerini, ynelemeyenlerinin dahi Islma diğerlerinden daha yakın duruşunu, şairne bir duyarlılıkla, şyle tarif etmekteydi: Elbette genlerin ve zayıfların hepsi hemen ilh daveti kabul etmemişti; fakat hi olmazsa kk yaşamlarını bir klarnetin notaları gibi blen davetin nem ve şiddetine karşı kulaklarını tıkamalarına neden olacak kendini beğenmişlikleri yoktu.
Vkıa, her zaman iin, buydu. Genliğin hislerin ve heyecanın zirvede olması, toyluk, tecrbesizlik gibi bir dizi zorluğu olduğu gibi, bu zorlukların stesinden gelmeyi mmkn kılacak karşı-ağırlıkları da vermişti Rabb-ı Rahm. Gen demek, te yandan, arayan adam demekti. Gen olmak, arayış iinde olmaktı. Ben bileceğimi zaten biliyorum. Kimseden ğreneceğim birşey yok trnden bir tavır, bir gencin tavrı olamazdı. Bir gen, bylece, kendisine takdim olunan bir hakikate daha baştan kulağını kapayamazdı. Bilmeye ynelik merak, ğrenmeye duyulan alık, hayat yolculuğunun başlarında olduğunu bilmekle gelen iddiasızlık, bir genci hakikati kabulde avantajlı kılan unsurlardı.

Isyan ağı idi genlik. Ergenlik dnemi denilen şey, o gne kadar kendisine ğretilen herşeye karşı kuşku ve itiraz dnemiydi. Rabb-ı Rahm, genliğe adım atarken insana byle bir halet-i ruhiye veriyordu ki, aklını başka akılların cebine koymasın, kendisi dşnp tartsın, hakikate gitmesini engelleyen btn maniaları ve dayatmaları aşsın. Putperest bir kavimde, put yapıcı Azerin evinde Ibrahimin bir tevhid eri olarak belirmesi, bu sırdandı. Firavun sarayında Musanın bir muvahhid olarak ykselişi de bu sırdandı. Yine bu sırdandır ki, Mekkenin reisi Utbenin oğlu Huzeyfe, Mekkenin ileri gelenlerinden Sheylin oğlu Abdullah ile kızı Sehle, Ebu Sfyanın kızı Remle, dedesi Reslullaha ebter der ve babası Islma karşı taktikler geliştirir iken Amr b. s b. Vilin oğlu Abdullah, Ebu Uhayha Sad b. sın oğulları Halid ve Amr, ilk mslmanlar arasındaydı. Medine mnafıklarının reisi Ibn Ubeyin oğlu Abdullahın, Medineli en amansız Islm dşmanlarının başında gelen Ebu mir Fsıkın oğlu Hanzalenin ciddi ve samimi birer Mslman olmaları da bundandı.
Ne var ki, yine bu isyan ruhu, doğrunun yanlış biimde sunulduğu yerde, ters sonular getirebilmekteydi. Sunulan bir doğru doğru biimde sunulmamış; dayatmayla, zorla, zorbalıkla kabulne alışılmış ise, aynı gen ruh bu kez doğruyu reddedebiliyordu da. Nitekim, mesel şu topraklarda, din hayatın uzağındaki birok ailenin ocukları dine ynelebilmiş iken, doğruyu doğru biimde sunamamış olan dindar ailelerin ocukları dindarne bir hayatın uzağına dşebiliyordu.
 
Szn kısası, gen ruhlarınahir zaman dahilher zaman ve zeminde hakikati bulmalarını mmkn kılacak bir donanımları vardı; ama bu donanımın işe yaraması iin, fetrete karşı fıtratın istimali şarttı, doğrunun doğru biimde sunulması şarttı. Şahsen, bunu byle biliyor; o yzden, ahir zamanda gen olmak ne denli zor olursa olsun, her gente hakikati kabule yatkın bir potansiyelin var olduğunu dşnyorum. Hem, halihazırda hangi vaziyette bulunursa bulunsun, her genci hakikate mşteri olabilir bir istidatta gryorum. Yaşadığımız ağ kalblerin esir, nefislerin ise vezir edildiği bir dnem olsa bile; şu zamanda kpekler serbest bırakılıp taşlar bağlanmış olsa bile; akıllı uslu durmanın ılgınlık, ılgınlar gibi eğlenmenin ise akıl krı bilindiği bir dnemde yaşanıyor olsa bile; ahir zaman genci, hakikati gene de bulabilir. Ahir zamanın şartlarını en yoğun biimde yaşıyor olan; nefislerin en ziyade serbest olduğu ve istediğini yapabilecek madd imknlara en ziyade kavuştuğu Batıda şu halde bile milyonlarca gencin Islmı semiş olması, sayıca daha da fazlasının ise gereği bulmak iin yollara dşmesi, bize bu gereği haykırıyor. Dindar olmanın madd-manev mahrumiyet ve horlanma sebebi olabildiği şu lkede dahi, bylesi binlerce, yzbinlerce, belki milyonlarca gen aramızda dolaşıyor. Bu lkede, zerine kapı kilitlense, kendisine deli muamelesi yapılsa dahi namazından vazgemeyen; ulaşabildiği ve ancak gizlice okuyabildiği kitaplar saklandığı yerlerden bulunup yakılsa dahi iman yolunda yolculuğunu srdrebilen gen erkekler; niversite kapısında binbir mihnetle yzyze kalabileceğini bildiği ve ailesinde tek bir mesture olmadığı halde Rabbinin rızasını gzeterek rtnebilen gen kızlar bulunuyor. Ahir zamanda gen olmak zor, biliyorum. Ahir zamanda mmin gen olmanın daha kolay olmadığını da biliyorum. Ama doğuda batıda yaşanıp nazarımıza ilişen bylesi milyonlarca rnek, bize zor olanın imknsız da olmadığını aıka gsteriyor. Ve, fetrete karşı fıtratın, hazır cevaplara karşı soruların, yanlış kapılara karşı doğru arayışların eşliğinde yaşanan bu vkıaya bakıp, kim olursa olsun btn genlere arkadaş nazarıyla baktığını syleyen bir şefkat ve hikmet erinin ruh haliyle donanalım istiyorum. Arayan her gence bu nazarla bakarken, bin trl engeli aşıp hakikati bulabilmiş her bir gence, ahirzaman evliyası gzyle bakalım istiyorum. Zira, ahir zamanda gen olmak, ateşler iinde olmaktır. Ahir zamanda mmin gen olmak, ateşler iinde yanmamaktır. Ahirzamanda mmin gen, ateşler iinde Ibrahim misalidir aıkası. Firavun sarayındaki Musa, ağın Zleyhaları karşısında Yusuf misalidir. Ve, ateşler iinde Ibrahimi yakmayan, Firavun sarayında Musayı saptırmayan, Zleyha karşısında Yusufu kandırmayan sırra erildiğinde, ahir zamanda mmin gen olmanın yolu elbette grlecektir.

Selam ve dua ile
Islam Garip
Ber gotin b niha nivs - Lokman Polat

Bel, ber gotin heb, niha nivs. Pirtkeke ceribandin di dest min de ye, min xwend ez dixwazim bi xwendevanan bidim danasn.

Pş li ser ceribandin end gotin bibjim hj dakevim nav naveroka pirtk.

Ceribandin iye?
Ceribandin şweyeke edebiyat ye. Di nav edebiyat de t hesibandin. Ceribandin berhema ziman stla şwaz e. Metodeke taybetiye. Naveroka nivsn stla ceribandin dikare raman be, hs be, bi ş be, hcv be. Ev stl nivs carna bi mgeyan yan bi xeyal majan j t xemlandin.

Di nivsna ceribandin de snor ereveyn destnşankir tune ne. Nivsn her cidd, yn felsef j bi şweya stla ceribandin t nivsn. Di van nivsan de temaya siyas, axlaq, zanist, folklork hwd, gelek mijar hene. Li ser berhemn edeb (her wek roman, rok, helbest şano) j nivsn ceribandin tne nivsn. Gelek nivskar di berhemn xwe yn ceribandin de giran didin ser folklor, yan j ser raman. Hinek nivskar helwestn xwe yn siyas pirsgirkn civak di nivsn ceribandin de tnin ziman.

Xwendevann pirtkn ceribandin, xwendevann taybet ne, entelektuel in. Di welatn Ewropa rojava de pirtkn ceribandin gelek tne firotin tne xwendin. Di van welatan de, ji bo van pirtkan eleqeyeke mezin heye, ntrese heye. (Kesn zana, rewşenbr, bi dilxweş pirtkn ceribandin dixwnin.)

Berhemn ceribandin asoya fireh ya nivskaran dide xuyakirin. Nivskar bi v şwey li ser gelek babetan nirxandin şroveyn xwe tne ziman. Ew li ser babetn curbecur dtin ramann xwe bi metodeke taybet pşkş xwendevanan dikin xwendevanan ji gelek tiştan agahdar dikin, wan perwerde dikin bi v metod msyona zanstiy bi ch tnin.

Nivskar di ceribandinn xwe de helwesta xwe vekir, zelal eşkere diyar dikin. Ji bo ku dtin ramann xwe bi xwendevanan bidin frkirin rastiya helwest ramann xwe derxin hol, gelek caran ji flozofan, ji nsann zanst hevok digrin di nav nivsa xwe de şrova w dikin.

Di berhemn ceribandin de, şroveyn nivskaran yn li ser evn, başiy, xirabiy, bextiyariy nostaljiy hene. Li ser jiyana mirovan, nasnemeya mirovan, rola kesan ya civak sosyal her baş di nivsn ceribandin de tn şrovekirin. Nivskar A. Ventura di ceribandineke xwe de dibje : Y ku mirov dike nsan nasnameya mirov rola mirov e.

Heger bi yek gotineke mirov bibje ; Ceribandin radana raman ye.

Di nav nivskarn kurd de nivsn ceribandin km tne nivsn. Pirtkn kurd yn ceribandin bi tiliyan tn jimartin. Bi qas ku ez dizanim pirtkn ceribandin yn bi kurd ji deh tiliyan j nabre, heta deh pirtk j tune ne. Min j pirtkek ceribandin amade kiriye, nav pirtk
WEYEKE EDEBIYAT : CERIBANDIN e. L, min hj firsend nedt ku ez w biweşnim.

Wek ku min got, di nav nivskarn kurd de yn ku nivsn ceribandin dinivsin gelek hindik in. Nivskarn kurd kurterok, roman helbest dinivsin, l ceribandin nanivsin. Mehmed Uzun pirtkek ceribandin weşandiye. L, pirtka Mehmed Uzun a ceribandin j bi tirk ye. Nivskar Mustafa Aydogan j bi tirk kurd nivsn baş n ceribandin dinivse. Niha baş kir ku nivsn xwe yn ceribandin wek pirtk weşand. (Pirtka ku ez di v nivs de behsa w bikim bi xwendevann kurd bidim danasn, pirtka Mustafa Aydogan Ber Gotin Heb ye.)

Pirtkn ceribandin bi giran berhemn raman ne. Di nav nivskarn chan de nivskarn xwediy pirtkn ceribandin yn navdar Montagne, Bacon, Gde, Pappn, Rusel, Huxley hinekn din in. Di nav nivskarn tirkan de j (bi tirk ji ceribandin re Deneme dibjin) Ferd Edgu, Fusun Akatli, Dogan Hizlan Mehmed Fuat pirtkn baş balkş yn ceribandin weşandine.

Di nivsn ceribandin de gotinn gelek balkş tn gotin, hevokn girng tn sazkirin. Wek mnak, dema mirov di nivseke ceribandin de li ser pirtk van gotinan bibje, ev gelek bala xwendevanan dikşne wan dide fikrandin.

Ji y ku bibje v pirtk bixwne netirse, ji yn ku xwendina pirtk qedexe dike bitirse.
Y ku pirtk her baş dixwne, y ku pirtk werdigerne ye.
Pirtka her xweş ya ku hj nehatiye nivsn e.
Pirtkn her navdar, yn ku her hindik tne xwendin ne.
Pirtk zehr-jahr- be j, panzehra w dsa pirtk e.
Y ku dijmin pirtkan be, dijmin mirovahiy ye.

Pirtka Mustafa Aydogan Ber Gotin Heb di nav weşann Doz de li Stenbol derketiye. Pirtk 205 rpel e. Berg w rengn e. Xwedy weşanxaneya Doz Ahmed Zek Okuoglu ji bo v pirtk pşgotinek nivsiye.

A. Zek Okuoglu di pşgotina xwe de dibje Li ba min, kurd her bilind in. Di welatn kolon de, dagirker -anku kolonyalst- geln kolon bik dixnin. Di nav geln welatn kolon de heta di nav piranya rewşenbrn wan welatan de, pskolojya xwe bikbn, xwe bik dtin heye. Min v mijara pskolojya xwe bikbn di pirtka xwe ya bi nav Flozof de, bi berfireh şrove kiriye. Min di Flozof de hanye ziman ku, div kurd xwe bik nebnin, ji pskolojya xwe bikbn xwe rizgar bikin. Dema min v gotina A. Zek Okuoglu Kurd her bilind in xwend, loma j min ji xwe re got Bij Okuoglu. Xweziya hem kurdan - i gel, i rewşenbr- xwe bilind bidtana, xwe ji pskolojya xwe bikbn xilas bikirana.

A. Zek Okuoglu rewşenbrek jr zana ye. Ew di pşgotina xwe de, dtin ramann lm/zanst pşkş xwendevanan dike. Ew ji bo sedemn mayn nemayna kurdan van gotinn balkş tr tij bi manedar dibje : Ji bo kurdan du tişt henin ku sedemn mayn nemayna wan in; ziman welat. Ger kurd di jyana xwe ya rojane de, li ziman xwe bi xwed dernekevin, ziman wan d ber mirin ve bie. Bi mirina zimn re, mijara kurd Kurdistan j d ji hol rabe; ger wek her neteweya xwedy welat xwe, kurd doza Kurdistan ji xwe re nekin armanceke esas, w gav tu ewlehya ziman kultura kurdan j namne. Div kurd weke helwestek siyas, exlaq wjdan j li her dever bi her away li ziman xwe bi xwed derkevin. Ji bo lbixwedderketina zimn j rya sereke ev e: Bikaranna zimn. Ger kurd naxwazin ziman wan bimire, div ziman xwe bi kar bnin.

A. Zek Okuoglu ji bo berhemn bi ziman kurd tn afirandin xebatn ku kurdn li Swd pk tnin, hvya xwe tn ziman. Xwezya hem rewşenbrn kurd v hvy bianyana ziman. L, em baş dizanin ku, hinek kes li ser nav rewşenbry riş nivskarn kurd yn li Swd dikin, bi rexneyn xwe yn tj, gotinn nebaş dibjin. Berevaj van kesn rişkar, hesd, dilreş avnebar, binrin A. Zek Okuoglu i dibje : Tev li hem asteng kmasyan, berhemn ku bi ziman kurd tn weşandin hewildann di v war de derdikevin hol, mirov hvdar dikin. Bi taybet xebatn li Swd yn ku li ser kultur edebyata kurd tn kirin, hjay pesindayneke mezin in. Heta, mirov dikare bibje ku li Swd, ekoleke ziman kurd ya li ser bingehn rzimana Bedirxaniy mezin pk hatiye div ev ekol ji bo parastin pştebirina ziman kurd, bibe sitnek.

Niha em bn ser naveroka pirtk. Pirtk ji şanzdeh nivsan pk hatye. Nivsn ceribandin ne. Ev nivs, bi şweyeke modern post-modern bi zimanek lrk hatine nivsn. Nivsn di pirtk de hene, ber di kovarn curbecur n kurd de hatine weşandin. Nivskar M. Aydogan wan nivsan kom serhev kiriye, anku civandiye wek pirtk amade kiriye weşandiye. Nivsn pirtk di van kovaran de derketine : Kovara ira, Peln, Ndem, Arman di s weşann elektronk n nternet, kurdnfo. com, kurdnfo.dk, Nefel de hatine weşandin.

Di destpka pirtk de, nivskar bi şweyeke lrk, helbestk end gotinn manedar li pey hevdu rz kiriye ku, ev gotinn w rastya rewşa kurdan ya royn tne zimn. Nivskar M. Aydogan dibje:
Min gelek dijwar dtin,
l ro dijwarya her mezin ew e ku mirov kurd be.
Min gelek şer dtin,
l ro şer her dijwar ew e
ku mirov karibe kurd bimne, xwe kurd bihle...

Di v pirtk de fikr ramann nivskar, hs hvyn w hene. Ziman w zelal, herkbar bi nexşn rengn xemilandye xweş t xwendin. Mijarn hem nivsn w j balkş in, bi zimanek edeb, hestn humanter ramann netewayet hatine hnandin.

Nivskar hj di destpka pirtk de, di nivsa xwe ya yekem de, hezkirina xwendin, evna pirtk tne zimn bi formeke lm/zanst chana pirtk xwendin şrove dike. Ew pirtk wek guleke baxey mirovahy dibne.

Di nivsa 23 sal ber de, hestn xwe yn nostalj derdixe pş. Bi branna saln ber dirame. Nivsa Rojnamevanek Ronakbrek li ser rewşenbr hja Edp Karahan gorbihijt e. Edp Karahan k ye? W bi xwendevanan dide nasn, li ser jiyan tkoşna w disekine behsa rojnameya Dcle-Firat dike, rola w vedikole payebilindya rewşenbrya Edp Karahan qal dike. Nivskar M. Aydogan, qma xwe bi nivsek nayn, wek temamkirina w nivs, nivsek din j bi minasebeta rojnamegerya kurd dsa li ser Dcle-Firat dinivse.

Nivskar M. Aydogan, di nivsa xwe ya bi sernav Elyzer Kurd de, bala xwendevann kurd dikşne ser Celadet Bedirxan kovara Hawar. awan ku Elyzer cih bingeha ziman bran daniye, Celadet Bedirxan j wek Elyzer cih bingeha gramera kurd daniye Alfabeya kurd/latn pk hanye. Nivskar, Celadet Bedirxan dişibne Elyzer cih ev şibandineke rast e di c de ye.

M. Aydogan di gel nivsn ceribandin romannivsn, bi kar xebata werger re j mijul dibe. Ew wergrek jr e. Pirtkn Jak London, Yaşar Kemal, Azz Nesn Orhan Pamuk wergerandye kurd weşandye. Ew di nivsa xwe ya Siltan Flan de -ku w v pirtka Yaşar Kemal vergerand kurd- li ser naveroka v pirtka Yaşar Kemal disekine, behsa dtin ramann Yaşar Kemal yn di derbar pirsan kurdan de dike.

M. Aydogan di nivsa Mej zane zor zane? Fikir ji tirs xurtir e de gotinn Voltaire n balkş, ku dibje Ez ji fikrn te hez nakim, l ji bo ku tu bikarib fikirn xwe bi awayek azad bn zimn, ez amade me ku can xwe feda bikim. datne seriya nivsa xwe. Nivskar M. Aydogan di v nivsa xwe de bi şweyeke vekir zelal li ser ronakbirya bi şexsyet disekine, ramann xwe pşkş dike şroveyeke lm/zanst rave dike. Ew di v nivsa xwe de neheq dijberya ku li hember 33 rewşenbrn kurd -yn li Swd- hatin kirin dinirxne di v war de helwesta xwe ya li dij neheqy diyar dike. Ji xwe ev nivs ji bo pirtka Fermana 33 Rewşenbrn kurd ku ji al Zeynelabdn Zinar ve hatib amadekirin, hatiye nivsn di w pirtk de hatib weşandin.

Nivsa Strkek rijya stranek nvco ma ji bo branna Aslan Kaya (Sidq) hatye nivsn. Ev nivs, nivseke bi derd, kul keder e ku htab hest mirov dike.

Guernica, Hroşma, Nagazak Halepe, ch war qirkirin, qetlam, anku tevkujiya mirovahy ne. M. Aydogan di nivsa Warek wran b mirovah, jahrdaday b de, bi zimaneke edeb byern tevkujiyn gelr bi br tne.

Di v pirtk de, nivsa ku kurdan -kurdn her ar pareyan- drek eleqeder dike, ş birnn kurdan, derd kuln dil wan n şkest rave dike dilşya şer birakujiy tne ziman, ev nivsa bi sernav Ma kurd gur hevdu nin? Nivskar bi şweyeke berfireh li ser rewşa Kurdistana başur şer birakujiy disekine v pirsa balkş girng dike : Ma gelo pşmergeyn me yn ku ji aly kurdan ve hatin qetilkirin hn j tn qetilkirin, li ber dery bajar Kerkk bihatana şehdkirin, d ne baştir bya?

Tu hzek ji hza evn xurtir nn e. Tu derd kulek ji derd brkirin bi qehrtir nn e. Evn brkirin bi gotinn xweşik di nivsa Rojek ez hatim de hatine xemlandin.

Xelata Nobel ji bo hem chan pkanneke gelek girng e. Nivskar Mustafa Aydogan di v pirtka xwe de, bi s nivsn xwe li ser v girngy disekine. Ew Ton Morrsona reşik wek mnak nşan dide ku, w bi wergirtina xelata nobel şexsyeta mirovn reşik bilind kir. Bi hvya ku rojek were, kurdek j xelata nobel bigre kurd p bextewar serbilind bibin.

Di pirtka Ber Gotin Heb de nivsa dawn ya her dirj nivsa li ser werger ye. Ev nivs Werger Hunerek e lkolneke bik e, l bi her away nirxandineke pirhl ye, bi qapaste ye. Nivskar li ser girngya werger disekine, pvan qadeyn lm/zanst yn derbar werger de şrove dike. Ew werger wek pireya danstandina di nav kulturan de dibne. Li ser droka werger disekine bi hawak balkş bala xwendevanan dide ser ger em hem klaskn dinyay wergernin kurd d rewşa ziman edebiyata me iqas b guhertin. Nivskar werger li dij asmlasyon wek ekek dibne dixwaze ku girngya werger b aktuelkirin.

Girngya mijara werger, kategoryn w, astengyn li pşber wergran, prensbn hevoksazy, zanna zimn, rmetdayna ziman bilindkirina prestja w hwd. bi metodek zanst hatye şrovekirin.

Wek ku min di destpka v nivs de got; ceribandin j şaxeke edebyat ye.
Xwendevann van cure berheman kesn zana, rewşenbr anku entelektuel in. Ev pirtka M. Aydogan a ceribandin ji bo ziman edebiyata kurd dewlemendyek e. Pirtka w ya yekem; Pln Brkirin roman b. Ev pirtk; Ber Gotin Heb ceribandin e. Xwendevann kurd li benda pirtka w ya syem in.

Lokman Polat
Allahın deĝişmez Rahmeti Kewser

Hamd Allaha, salat ve selam kurtarıcı olarak gnderdiĝi Hz. Muhammed (s.a.v.) e aline, ashabına ve tm mminlerin zerine olsun.

Bizleri yaratan ve sonsuz nimetini bahşeden Allah (c.c.), rahmeti ile de mjdelemiştir. Bu rahmetin rnekleri oktur, bunlar sayılara sıĝmaz. Bu rneklerin bir kısmı baĝışlanan iyilikler ve gzellikler, bir blm de engellenen afat, musibet ve belalar biimindedir.

Allahın rahmet kapılarını yzlerine atıĝı kimseler, bu nimetin rneklerini her durumda ve her yerde bulurlar. Buna karşılık Yce allahın rahmetinden uzak tuttuĝu kimseler ise, bu rahmetin her şeydeki, her konumdaki, her durumdaki ve her yerdeki tezahrnden yoksun kalırlar. İnsanların varlıĝını kısmet ve mutluluk sebebi saydıkları yerlerin hepsini yanlarında bulsalar da bu byledir.
Allahın insanlara atıĝı herhangi bir rahmeti hi kimse alıkoyamaz. Onun alıkoyduĝunu da Onun dışında hi kimse salıveremez. O stndr, hikmet sahibidir. (Fatir/2)

İnsan Yce allahın rahmeti eşliĝinde dikenler zerinde de uyusa, yattıĝı yer ona gllk glistanlık, dnyanın en yumuşak ve gzel yataĝı olarak gelir. te yandan bu rahmetten yoksun kalan kimselerin zerinde yattıkları ipekli dşekler ise sipsivri dikenlere dnşverir.

Allahın rahmeti eşliĝinde darlık olmaz. Darlık sadece Onun rahmetinin olmadıĝı, yada kesintiye uĝradıĝı zamanlarda olur. Diyelim ki, bir kişinin rızkı ok fazla deĝil, hayatı sıkıntılı, yataĝı dikenli, bunlar hi nemli deĝil, nk Allahın rahmeti olduĝu zaman bolluk, gven, rahatlık o kimseyi beklemektedir. Allahın rahmet musluĝu kuruyunca mal, evlat, vcut saĝlıĝı, mevki, btn bunlar endişe, sıkıntı, mutsuzluk kaynaĝı olurlar. Ne kadar rızık bol olsa da, ne kadar işler tıkırında gitse de, yararı yoktur, n darlık, bela ve sıkıntıdır.

oluk ocuk, eĝer Allahın rahmeti ile birlikte gelirse neşe ve hayır kaynaĝı olurlar. Allaha baĝlı birer mirası olarak ana ve babanın amel defterlerinin hi kapanmamasına vesile olarak, srekli olarak sevap yazdırırlar. Buna karşılık Yce Allahın rahmeti eşliĝinde kazanılmayan ocuk, ana ve babanın başına bela ve uĝursuzluk olmaktan teye gemezler.

Allahın bir rahmeti de, insanın bu rahmeti algılayabilmesidir. Allahın rahmeti, insani sarabilir, kuştabilir, zerine oluk oluk akabilir. Fakat insanın bunun bilincine varması ve hissetmesi yine Allahın rahmetidir. İnsanın bu rahmeti kafasından silmesi, ondan umut kesmesi, onun geleceĝinden kuşku duyması başlı başına bir azaptır. Yce Allah mminleri hi bir zaman bu azaba arptırmaz. Yusuf Suresi 87. ayeti kerimede şyle buyurulmaktadır. Allahın ltfnden sadece kafirler mitsiz olur.

Bu rahmeti istiyen herkes, her yerde ve her durumda ona sahip olabilir, onu yanıbaşında bulabilir. Hz. İbrahim onu ateşin iinde buldu. Hz. Yusuf onu kuyunun dibinde ve zindanda buldu. Hz. Yunus onu katlı karanlıĝın altında balıĝın karnında buldu. Hz. Musa onu bebeklik dneminde nehrin azgın dalgaları arasında ve kendisini ldrmek iin var gcyle arayan Firavunun sarayında buldu. Maĝraya sıĝınan genler onu bir maĝaranın kuytu kşelerinde buldular. Oysa onlar onu nce kşklerinde ve evlerinde aramışlardı. Peygamberimiz ile yakın dostu Hz. Ebubekir bu rahmeti Kureyşlilerin iz sren yoĝun kovalamaları arasında bir maĝarada buldular. Onu Ona sıĝınan herkes bulur. Bunun iin unutulmamalıdır ki; insanın başka hibir şeyden mit etmemesi, başka hi bir yerden rahmet beklememesi, btn kapılardan yz evirerek, sadece Allahın kapısına dnmesi gerekmektedir. İşte byle olduĝu takdirde bu rahmetin akışı, hibir şeyden ve hi kimseden korkmaya gerek yok. Ne fırsat katı diye korkuya kapılmalı, nede fırsat ıktı diye mide kapılıp Allahın emri unutulmalı. Bu konuda tek ynlendirici Yce Allahın dilediĝidir. Allahın insanlara atıĝı herhangi bir rahmeti hi kimse alıkoyamaz. Onun alıkoyduĝunu da Onun dışında hi kimse salıveremez. nk O stn iradelidir ve her işi yerinde yapar.

Kevser Hdaseven

Hamd Bedirxan - Cankurd

Baş t bra min. Pişt reva Ereban a mezin b li ber sral di cenga 1967' de, em xwendekarn dibistana navn, ku avn me taze li pirs kşeyn ramyar, andey netew veb bn bi taybet li pirsn n flosof..Me gellek pirtkn, ku dihatin wergerandin bo Ereb dixwandin gava pirtkeke bi Kurd bi dest yek keta, d ew padişah me b, em li ber dora w digeriyan, ku w pirtk bi dest xwe ve bnin bixwnin..

Di w dem me gellek zanayn ereb ji mamhostayan dinasn, l kurdek fena wan bi andey dizan prg me nehatib, me nedtib.. Ez heft carek an du caran dim ba hinek mamostane kurdn komonst bi wan re diketim peyv gengaşan li ser kşeya netew li ser hinek pirsn n..Ez ji wan pir fr dibm min pir pirtk ji wan dibirin dixwandin, l br baweriyn min cuda bn ji yn wan di pirsa netew de em ters hev din din..

Rojek min li ba wan destnivseke xweşxz bi ziman ereb li ba wan dt, hozaneke njen b ya bi nav Ricn mn Waterloo: Vegerek ji Waterloo pareke din ji hozanek, ku bi nav weseka min..Min ewan xwandin..Ez gellek bi wan hikar bm, l ziman wan ereb jar b, t de pir şaşiyn nivs hebn.. Ji min re gotin, ku evan hozann Hamd Bedirxan in ew kurdek ji bakur Kurdistan ye, mala w li gund şy ye, li ser snor ye, pir hejar e perey w bo apkirina destaneke hozanan nnin.. Min pir hez kir, ku ez w binasim di demeke kin de ew ji gund hat Heleb min ew li mala wan mamhostayn ep dt..Xortek mna min di destpka hişyariya xwe ya raman de, d awa kanibe li ber lehiya emek mezin ji and drok hozan serpkn ramyar raman raweste..?! Bi rast ji w dtin ve, em bn dostn hevdu hercar ew dihat Heleb, dihat mala me j. Destpk bav min digot: - Kur min ev komonst e il sal ji te prtir e, tu awa li gel v by dost?.. Min j bersiv diday: - Ma ne hem dostn te yn, ku tu bi wan re bi kaxetan tawl dilz, tev komonstin.. l pişt demek d bav min j bb dost w .. Wek ji min re ew bi xwe gotiye; ew helbesta Vegerek ji Waterloo, ku bi rast yek ji hjatirn pareyn bijarte yn hozann w ye, gava di kar avahiy de kar dikir nivs b, tenekeyn tij emento li ser miln xwe radikirin di silimek dar re hildikiş, da nan zik xwe bistne..Ew digot: - Karkir xudankar bawer nedikirin, ku helbesteke mna w ji dest min derketiye.. Di w helbest de ew reva Ereban ya raman, reva hiş ldar reva sosyalzma netew kmhişiya na serdest deselatdar tne zimn..Dixwast bo Ereban bibje, ku pwste ewan hiş xwe biguhrin ji reva 1967' fr bibin.. Ew hozan hat belavkirin nav Hamd Bedirxan d ket ser gellek zimanan..

Hamd Bedirxan bi windakirina Nazm Hkmet hikar bb, pir ew dihan ser ziman xwe ji min re li ser Hemzatov, Lorka, CHE Geovara pir qehremann şoriş andeya ep dipeyiv.. Ez ji w fr bm pir tiştan, ten gava serxweş dib, ez j dixeyidm ji ber ku ez dij bi noşna mey Ereq me min hez dikir ew bipeyive chana min a andey bi zanna xwe dagire, fireh bike.. Hamd ji aliy dirav ve pir hejar b, l ew pirtkxaneya hozanvan ramyar bo gellek xwendekarn kurd b..Hozanvann ereb hn ew baş nas nekiribn, l di nav Kurdan de pir hatib naskirin.. Pişt re Li nav Ereban navdar b.

Gava ez bi w re li ser Kurd Kurdistan dipeyivm, di wan saln pşn de ji hevnasna me, ji min re digot: -Ena lest mn wetenl eşre: Ez ne ji nişt l me.. L min bihst, ku Hamd Bedirxan di saln dawiy de ji jiyana xwe piek bhtir ber bi pirsa netew ya kurd ve hatib li ser tevgera netew ya kurd j dipeyiv tozeke Kurdn j xistib nav hozann xwe..Mixabin! Em ji hev bi dr ketin gava hatiye Almaniya, hinek xrnexwaza nehlan ew min bibne..

Hamd Bedirxan nedixwast pir li ser ciwaniya xwe bipeyive, loran ew dişiya gava li ser w dem dihat pirsn..L diyar b, ku ew di jiyana xwe de prg pir serpkn bi hstir girn hatib..

Ji min xwast, ku ez hinek hozann w wergernim bo Kurd du caran j helbestn xwe bi Kurd ji min re xwandin..W rexneyn xwe li nivs hozanokn min dikirin şanoweke min abi ziman ereb li gel xwe bir, ku j re sergotinek binivse, l me hev din pişt w nedt, ez m bendexaney n hatina w j km b..

Digot: - Bi Ereb binivse, da tu navdar bib, pişt re bi Kurd j binivse.. L mixabin! Min gellek hez dikir, ku fr bibim nivsna bi Kurd tev ku ez bi Ereb baş dinivsim, l di wan salan de ten min s gotar bi Ereb belav kirin..Tiştn, ku min bi Ereb j ta niha nivsandine, giş mane, min nedane apkirin.

Min hinek helbestn Hamd Bedirxan wergerandin, l ewan li welt man ez nizanim i bi wan hat..Destana w (Li ser ryn Asiya) ku bi Ereb ye, hat ji min re, l mixabin! Ew destan j Feuz Etroş ji min bir venergerand.. Di pirtka min a hozan de (Dilopeka xwna dila) hozana tev paşn ya Hamd Bedirxan e, min ji Ereb wergerandiye nav w (Leşkern Hviy) ye..Destpka w j wilo ye:

Werin zarokno!
Zarokn welat min!
Zarokn hem welatn chan!
Em ji avn xwe hstirn sotin,
dudiliy keser bimalin...

Ez dixwazim di v nav de du byeran li ser Hamd Bedirxan bnim ziman:

Carek hat mala me di w roj de min bihstib, ku polsn veşart dsa hatine mala me, li min pirsiyane..Hamd Bedirxan ji diya min pirs, ka bo i hstir ji avn w dibarin, diya min ji w re ew ne got, Seriy xwe bada bdeng ma, h tiştek negot, l min dt, ku hstir ji avn w j dibarin.. Min ji w re qehwe an got:

- Mamoste! Tu bo i wilo xemgn b?! Gote min:- Te ciwaniya min an bra min..Er ma hn kurdek li ser ry zevn heye neketiye zindan? Pişt re gote diya min a, ku leganeke tij gul li ber w b: - Gul hatine pdakirin, ku mirov li wan temaşa bike, wan bihin bike, ne wan biirne, ku bike şrone leer....Ew ji ciy xwe rab, dest xwe li mil min xist got: - Eger tu dixwaz bib mirovek mezin, li pş binrin rya xebat bernede..

Carek j em di nav pirtkan de li odeyeke min a pik rniştibn, gote min:- Ez ji diho ve gellek tre bme, xeyid me..

- ima mamoste?!

- Dihon ez serekek tevgera kurd li maleke Kurdn komonst bn, me bi hev re Ereq vedixwar..Me ji radio bihst, ku Mela Mustefa Barzan ko kiriye diyar dilovaniya Xwed. Ew ku xwe serek tevgera netew dizan, keniya epik ldan got: - Vaye em ji pr kevneperest azad bn..Hamd got: - Wijdana min negirt, ez di c de rabm ser pyan deqeyek bdeng ji bo hurmeta Mela Mustefa rawestiyam..L mixabin! Min Ey Reqb nedizan..Ew qehreman azadiy b, br baweriyn w ne mna yn min bn, l ew ji bo azadiya gel xwe xebit. Hamd eve got cigareya xwe kişandm dsa bdeng b..li pirtkan dora xwe nriya bdeng rab ..

Bi rast min di Hamd Bedirxan de hozanvanek jhat mirovnz nas kirib ez pir ji hozann w hez dikim bi naskirin dostaniya serbilindim.

Cankurd

Nrnek serbixwe - L. Deylem

Bsmllahrrehmanrrehm
Esselamun eleykum!
Ber her tişt ez ji Yezdan mezin bi dilgerm diparnim daku gunehn me bibexşne.
"Dema netewek rewşa xwe neguherne Yezdan ji wan naguharne" Bel her rast Yezdan dib. Rewşa ku ro gel me tda ye ku ji Ol ku nasnameya w a drok bu hatye bidurxistin rewşe k gelek xerabe . Bel gel Kurd ji Ol hat bidurxistin ew bi dil xwe j veneqetya. Gelo k gel Kurd ji Ol bidurxist? S sedemn bingehn bidurxist
1-Nezan ya gel Kurd
2-Xizan ya gel Kurd
3-Btefaqya gel Kurd

1- Nezan ya gel Kurd: Ber her tişt div em giringya zanyar a ji hla slam bi zanibin.
"'BXWİNE" bi nav Yezdan' xwe y Afrner Ew ku mirov ji nufteyek bik afirandye "B XWİNE" bi nav W Yezdan' xwed kerem"

Bel fermana ewil a QUR'AN a proz ku navbenkar w Hz. Muhammed (s.a.v) xwendin nivsandina W tunebu, bel ev şereta daw ku ji hla Yezdan dihat şyandin ku ev Şeret bingeha w liser bawery dihat sazkirin, bi fermana BAWER BKE destpnekir bi fermana BIXWNE destpkir. " Hibra zanyaran bi xwna şehdan t pvandin." Ev hedsa han baş destnşandike ku nirxa zanyar iqas bilinde. Di droka Kurda hn dem demn pir girngin. Ji van deman yek j serhildana ŞX SEİD kal tkna w ye. (B away Fzk ne bi menew) Pişt ku Qiyam tk die T.c. hn zagonan derdixe xanyn ronah bn Kurdan medresa digre n ku mane z digre bin kontrol hde ji bo gel Kurd di war zanbun de paşven destpdike. (Di nivsek we de we xwastib ku hun bidin zann ku ŞX ne ji bo ol, ji bo maf netewa Kurd serhildaye, ez we bi tund şermezar dikim dell we y ku ji hla nivskar T.c. we nşandabu W bi xwe angaşta we vala derdixist ger hun dixwazin bi gşt em ser guftugoh bikin ji meal ji minre binivsnn.) T.c. hd zanyarn xwe dike ewa Şx u mella derdikevin ku gel kurd ji ronbun derdixin tarty. Gelek nirxn ol bin pdikin ji dewlet ra bi taybet Xizmet dikin (w bi dome ) lutfullah1999@mynet.com
Her yer Kerbela - Can

Her yer aşura, her yer kerbela Her yerde kan ve lm Her yerde zulm, mazlumlar
Mahzun biare kalmışlar Vahşet sağnağında.
Yavrusunu basmış bağrına Bir annenin yırtıyor gkleri feryadı, sarsıyor gkdelenleri
Kuduste gneşin tutulduğu bir gnde

Ağıtlar beddualar karışıyor mavzerlerin ığlığına Kuds sokaklarında şehadete ayarlı bir saatli bomba olsam Ve savursam yahudi kpeklerini Ve bu umutla kavrulsam kızgın ller gibi Tm dnya mstazafları iin
Mazlumlar hatırına yalnızca Onun adına
Onun adiyla hakkı huda aşkına kutlu nebi aşkına Sabaha kadar ağlasam Islansa yanaklarım.
Dşsem şehid kanıyla sulanan topraklara
Ortadoğuda, Gneydoğuda Kardaşlarım ateş hattında Zulmn sıcağında kavrulan, ihanetlerle savrulan Herşeye rağmen heybetli
Dağlarcasına dimdik ayakta Inadına direnen,
Gzn kırpmadan zulmn stne yryen
Doğrularla doğrulan Kıyasıya kıyımlara lesiye kıyamlarla karşılık veren Şerefli bir lm
Esaret ve zillet altında Yaşamaktansa
tercih eden gardaşlarım Gneydoğuda kanglleri.

Amaz olmuş glleri Iki dağ arasında sıkışmış kalmış Masumların biare yrekleri
Kapanmış yollar,Yakılmış evleri
Işkenceler katliamlar Perişan bir coğrafya
Yetmiş yıldır bu topraklarda katledilen masumlar Bir kalemde geilir Silahlarla kusulan kanlar Bir haberle ekilir
Gel gr ki yrekler işgal altında
Koskaca bir tarih ayaklar altında
Parampara bir coğrafya Ve stnde bilinsiz yığınlar Seyirci konumunda Yanlış soylemlerle insanları aldatan Fikir yerine zehir reten
Mazlumlara karşı kpren Gzleri zlme aık, mazluma kapalı Diğerleri beş soysuzun tasasında Gizli insan bozması Hoşgr, kardeşlik masalları Yığınları aldatan Hmnlar
Zalimlerle uzlaşıp Tavizlerle yozlaşanlar
Ebu cehil gibi yaşayip, Yezidlere dudak uurtanlar Bir de utanmadan arlanmadan
Hesapsızca cennet hesabı yapanlar
Yapmanız gerekirken yapmadıklarınıza ,
Soylemeniz gerekirken sylemediklerinize
Ve şu taptıklarınıza bir bakın ve utanın
Hak uğruna gz yaşlı analar,Şehadeti canından, malından alanlar Sonuna kadar savaşanlar Ihsanda , iyilikte doğrulukta yarışanlar,Gelecek nesillere kanları ile suladıkları Topraklar bırakanlar
Allaha teslim olanlar Hak uğruna egilen başlar
Huda uğruna kesilen başlar Lehvi mahfuzda adları alim, adları şehit ,adları muvahhid,
Adları HIZBULLAH ile yazılanlar Darağaclarını, kahpe sehbaları, meydanları kanları ile dolduranlar dururken CENNET SIZIN NEYINIZE ULAN NEYINIZE YA EKSIZ ILAVESIZ UZSUZ UZLAŞMASIZ TAVIZSIZ ŞEKSIZ ŞPHESIZ
DOGRULARLA DOĞRULUR SIRATI MUSTAGIM ZERE DOĞRULURSUNUZ KARANLIK GEMIŞINIZI EŞIKTE BIRAKIR STNE ARINMIŞ BIR RUHLA SAĞLAM BIR TVBEYLE GELIRSINIZ BU YOLA YADA BU SEVDADAN VAZGEERSINIZ ARKADAŞ Ne bu abalarınız ne bu ekdiginiz nifak tohumları Ne bu ifte standartlarınız Nede bu fani yasalarınız ...

Bu yolu yamultmaya yetmez arkadaş
Doğru yolda eğri ,Eğri yolda doğru yrnmez
Alınacak bir emaneti gzelce geri vermek dururken asıl sahibine Mal makam rutbe hasılı post yoluna kurban etmeyin nafile
Bunca vahşet ihanet ve lmlerden sonra geriye

Bir şehide mersiye bir gerillanın ağıtı kaldı
Şu atlayan dudaklarımda Bitmeyen tkenmeyen bir sevda ki ağardı bu salarımda
Adını kanımla yazdım katil duvarlara
lmeyen ldrmeyen bir kavga ki bu fkesiyle atık kaşlarında Boy boy delikanlılar saf tutmuşlar şehadet yarışında Eğmemişler boyun dikilmişler soysuzun karşısına
Bir umut huseyni aşk mektebinin kapısında
Bir mahkum dunya ve karşısında sembolleşen kerbela Ve biz kerbelayı setik
Susuz kalma pahasına

Bu dava hak davadır
Bunu bilelim Sumeyye'lerin Musab'ların izlerinden gidelim
Dualarımızın başına hep onu koyalm
Aşktır, sevdadır, bir tutkudur ŞEHADET
.
Şeytandan nefsini satın almaktır
Dşn bir cennette ebedi kalmaktır
Zalimin elinden bilki gl koklamaktır
lrken tebessmle glmektir ŞEHADET
.
Gece gndz hep aşkıyla yanmaktır
lrken cenneti garantiye almaktır
Bedenini kanla, taprakla yıkamaktır
Dnyayı gzlerden silmektir ŞEHADET
.
Ayakların titrememeli şehadete giderken
Senalar yagıyor sana peygamberinden
Karsılıgı cennetin en guzel yerinden Canını Allah'a satmaktır ŞEHADET.
Kıyam eder karşısında dağlar, taşlar
Şerefle gider lme egilmez başlar
Şehidin arkasından doklmez yaşlar
Ağlamasin analar ayrılık degil vuslattır ŞEHADET

Es-Selamunaleykum
Can Kardeşim
roka Evdo y bzirav - Dilbirn Swed

Di nava kurdan de, bi taybet li serhed bi baharan şivan digirin. Bigor pwstya gundyan end kes xwe ji bona şivany dyar dikin, jar gund di nava xwe de dibin end ker her kerk j, ji end colyan pk tn ( col ) end mal bi hev re şivanek digirin, ji wan her malek re col t gotin.

Di gundek da s kery pez heb colyn hers keryan dijber hesdya hevd dikirin. Heta wusan l dihatin ku colyn du keryan dibn yek dijberya kery din dikirin. Ew hers keryana j waha dihatin bi nav kirin.

Kery mala Kardo.
Kery mala Kemo.
Kery mala Eso.

Dema kery mala Kardo km ba coly kery mala kardo ji hebna mal din tenik bna hinek dara wan nebaş buna, w ax mala kemo mala Eso dijberya hev dikirin. L eger coly mala kardo hinek hal wan baş ba rewşa wan berb xweşy biya, w dem coly mala Kemo mala Eso dibn yek li dij mala Kardo derdiketin.

Coly kery mala kardo pirr di hemd xwe de bzerar bn ziyana tu kesek j nedikirin. L şivanin mala Kemo mala Eso mrg zevyn wan dirandin bax rezn wana xerab dikirin, bi dilreş hem karin gen li dij colyn mala Kardo dikirin karn nikarbn bi roj bikirina jar bişevereş dikirin.

Coly mala Kardo iqas şivan digirtin, coly mala Kemo Eso dek dolab li ser w dikirin şivan ya ji nearya şivanya xwe di hşt ya j bi severeş ew wenda dikirin. Ji bervan dek dolabn mala Kemo mala Eso coliy mala Kardo ketibn bzary li ser şivanan bihevd nedikirin.

Ji ber van dilreşy mala Kemo Eso, colyn mala Kardo bubn du bend li ser şivanan bihevd nedikirin. end kesan xwe ji bona şivany dyar kiribn gundyan j digotin: em şivanek wusa bigirin ku bira ney lstikn mala Kemo Eso. yek ji wan kes ku xwe ji bona şivany dyar kirib Evdo b, l pirrn gundyan bi şivanya Evdo qal nedibn digotin: em bi Evdo bawernnin! Evdo bikr şivany nay!...
L hinek ji colyan digotin: na!.. Evbdo mrek pirr jhat bi kr şivany t. Yek ji wan kesn ku pirr li ser şivanya Evdo srar dikir sercol b ( sercol ) ew kes ku pez w ji hem coliyan zdetir e.

Evdo, merivek qelew-xurt ser mezin b, tim şlik kiras sip li xwe dikir. Pşa şlik w tim diser şal- pantor w de berday b hinek caran j alk şlik w diser pantor w de berdy niv zik w tez tim li derb alk yaxa şlik w di bin sako aldin j li ser yaxa sakoy w b. Evdo wexta qise dikir pesn fort didan xwe stuy xwe qq dikir di bin siml xwe de dibişir şla zanahy dida xwe hiek caran gef zirt li ciran hreviewn xwe y feqr dikir digot: ez p li stuy we bikim ser we ji cendek we bi qetnim, jar ji ber van pesn zirtn Evdo hin kesn feqr digotin: Evdo mrek baş e bi kr şivany t.

Evdo h biv yeka xwe j nedima, tew digot ez wek axay filan gundm e yek wek min zana aqilmend tuney e. Du canik-jin- yan du gund yan du zarok ji xwe re li cyek bihatana cemhev ji xwe re qisebikirina sisya Evdo b, Evdo digot: na! weki wenine! hun nizane qisekin! ez ji we pirr tir dizanim! hwd.
Ji ber v yek bu Sercoli digot: Evdo mrek ye bikr şivany t em Evdo bikin şivan w baştir bibe.
L jina sercol Gulper mr xwe qet li hev nedikirin Gulpery digot: H`eyra tu şla merivin zana xislet mrany di Evdo de tuneye, Evdo weki sawurme gotinan di vir virne tu car li gotinin xwe j xwed dernakeve ji ber ku nizane i got s seeta qiseke qisn w hundur qalik guz tij nake digot: Ne mr dir dir ne j e`wr gur gur gerek meriv p nebe bawer!
-Sercoli, na! na! Gulper tu xelete. Evdo ne mrek wusane!

Gulper: na! başe! em bijn bibnin ka Evdik i ttale!..
Ez ser we nehşnim, gundya Evdo kirin şivan Pirr hindik dem hat dewran derbaz b Evdo her tere pesn fortan dide xwe jar belengazan li xwe dicivne dibje; ez nahlim ji iro p ve kery mala Kemo Eso ber bi aqar mexel me bikevin, ew nikarin ber bi rez, bax bax me werin. Na! egr xwed ew şaş kirin rojek ji rojan virde werin, ez şr dayka wan di poz wan de bnim ew ji e`mr xwey y poşman bibin!
Li ser van fortn Evdo sercol ji jina xwe re digot: min ji te re negot; Evdo bi kir şivany t, ka bala xwe bid i dibje i dik e.

-Gulper: tew tew! ji te ji Evdo re, ez bi xwe ji v dua`y re nabjim Amin!.

Col di heft de du rojan, roja duşem pnşeman tim pzin xwe vediqetinin, dijmrin xw didin. Rojek duşemb hem brivan zarok dsa n pz xwdan l i bibnin! Dtin way pez mala Kemo dinava mexl wan da serşivan wan j neliber peze duajo li ber peze ( duajo ew kes ku lipey pez die aligir serşivane ) Evdo qet deng xwe nak e. Birvana kirin qrin gotin: er Evdo.. Evdo! ma tu w kery nabine tu i dike? Dema deng brvana hate Evdo hinek cesaret hate Evdo ji bhemdya Evdo ji nişkava bornek ji Evdo bi aliy duajo ve revya got: tu bisekine heta ez tim kero! l duajoy ker din qet deng xwe nekir. Brivana digotin qeye duajo tirsoneke newre deng xwe bike, l nizani bun ku duajo zarokek hjde nozdeh saliy e.

Dema duajoy din deng xwe nekir, ji Evdo wetr duajo j ditirse Evdo her borna xwe zdetir kir btirs gav piva, ji xwe brvanan digotin: Evdoy w ji hev biirn e. L dema Evdo xwe gihand ber duajo xra xwed li te bar kevir kuik din li Evdo bar, duajo bivarozan co Evdo lihev zivirand sakoy w li ser pişta w peritand Evdo lep nebir xwe zarn zvna w di gihşt e`smanan. Duajo bi tra dil xwe li Evdo xist pez xwe girt .

Di w navber de sercol derket hat, sercol dt ku duajo i an ser Evdo l nedixwest bawerbike. Brvanan hemya ji Evdo re gotin malwrano neqilafet te du car li y w zarok b ma ima te dest nekir xwe? Evdo ser xwe berjr kirib lv l zuwah bb şalşeqit şlik sako li ser pişt perit bidengek nizim got: welah eger min lxist min p dikarb , l min cesaret nekir zirav min tuneb. Aha ji w roj şn de nav Evdo kirin Evdo y bzirav.

Gulpery bala xwe day way mr w li jor li ser kevirek rnişt diponije, Gulpery got: mala mra! Mala simbl reşa! Di qitilxya mran de dika nav xwe dann Evdirihman.
Min negot; Evdo merivek vir virye! Beqewl bqirare! Min ji te re negot: gotinn pşya Kurdan dibje: bje bike mre, ku nebje bike şre, ku bje neke ker nre.
 
Dilbirn
Ama nafile - Metin

Peki sizin hicretiniz ne zaman Allah'a!..

O kadar yer aradım hicret edecek...
Ama nafile!...
ğrendim ki en byk hicret mekanı
kendi z benliğimmiş.
İnsan olmanın tabiatındandır, insanın sıkıntılara maruz kalması... sıkıntılar gelince insan, asıl insanlığını o zaman gstermelidir. Ama insana bir sıkıntı geldiği zaman genelde insan, o sıkıntıdan kamaya alışır. Bilmez ki kamak, başlı başına bir sıkıntıdır! Halbuki insan o sıkıntıyı vereni dşnse anlayacaktır ki, o sıkıntıyla beraber bir de ilacını vermiştir. Ama o ila, kullanma kılavuzu kullanılmadan kullanıldığında yanlış kullanılacak ve ters tepkilere sebep olacaktır.

Şimdi bu n aıklamadan sonra anlamaya alışalım sıkıntıyı, peygamberi ve hicreti...

Sıkıntı, insanın kaderi...

Sıkıntı,insanın olmazsa olmaz yol arkadaşı...

Sıkıntı, insanın insanlığına katkıda bulunan tatlı bela...

Sıkıntı, bir avantaj...

Sıkıntı, bir fırsat...diğer bir sıkıntı gelinceye kadar bir daha gelmeyecek olan...

Sıkıntı, kaviliğin, direncin, sabrın mayası...

İnsanlar devamlı sıkıntısız bir hayat arzularlar. Bunu ise eğlenceyle izale ederler. Tabii bu, insanın kendini tanımamasından kaynaklanır.

Sıkıntısız bir dnya istemek gerekten de beni sıkıyor. nk bu, gerekleşmesi mmkn olmayan bir şey!...

Şimdi peygamberi dşnelim... O, sıkıntılardan dolayı hicret etmemiş miydi Medineye... Peki Medineye hicreti onu sıkıntılardan kurtardı mı? Sahi o, Medineye daha rahat bir yaşam srmek iin mi hicret etmişti?

Rahat bir yaşam ve Allahın Rasul... Syleyin Allah aşkına bu ikisini bir arada gren var mı?

Peki o halde hicretin anlamı neydi?... Sıkıntılardan kurtulmak iin hicret ettiği halde rahat bir yaşama kavuşamayan Rasulullahın hicretinin?...

Yoksa o, ashabına dokunan sıkıntılardan dolayı mı hicret etmişti?

Evet, Rasulullah niin hicret etmişti?...

Hicret, sıkıntılardan kaış mı?...

Hicret, refah bir hayat arzusu mu?...

Hicret, gllk glistanlık mı?...

Hayır! Hicret, ne bunlardan biri, ne de bunlar hicretin gayesi...

Hicret, yeni bir sıkıntıya aılan kapı...

Hicret, Allaha varılan nokta...

Hicret, g toplama...

Hicret, zulme bir başkaldırı...

Hicret, fani sevgilileri feda etme...

Hicret, sevgiyi lmszleştirme...

Hicret, yersiz korkuları yok etme...

Hicret, Rahman kapısına diz kp, sana geldim ey merhametlilerin en merhametlisi diyerek her trl ricsten soyutlanma...

İnsanlar durmadan hicret ediyorlar...
bir şeylerden bir şeylere...
kimi, iinde bulunduğu pisliği azsınarak daha pis şeylere hicret ediyor...

Kimi, elindeki imkanları grmeden, denemeden, değerlendirmeden, bunların derdini bile ekmeden daha yaşanası (!) bir yer bulduğu zannıyla başka diyarlara hicret ediyor, veya bunun hayalini kuruyor...

Kimi, insanlardan bıktığı iin yalnızlığa hicret ediyor... oysa kendisi de bir insan!...

Kiminin hicreti ise hayallere... usuz bucaksız ama boş hayallere...

Oysa ben yle bir hicret dşnyorum ki, ayet ayet, sure sure bir hicret... yle bir hicret dşnyorum ki gerekleri bulmak iin ıktığın yolda, yanlışlar iine girdiğin halde onlara takılmadan, yeme-ime molası bile vermeden, hep bu kaygıyla, bir divane gibi, ılgınca arayışı gibi Leylasını Mecnunun..., gelen sıkıntıları bunlar benim vuslatımın kamıları edasıyla bağrına basıp, heybeyi -bir yoldaş gibi- o sıkıntılarla doldurup ey sevgili sana geliyorum, heybemdeki azığımı artır ki azıksız kalmayayım niyazıyla Leylaya doğru adım adım...

yle bir hicret dşnyorum ki, iinde cihadı ve sabrı barındıran, insanı tembelliğe itmeyen, her trl pisliğin prangalara mahkum edildiği, her trl gzelliğin ise zgrlğe kanat atığı bir hicret... Hicret ve cihad... bu ikisini hi dşndnz m?...

Hicretle ilgili ayetlerin bir kısmında cihad da beraberinde zikredilmiş: Şphe yok ki imana ermiş olanlar, zulm ve ktlk diyarından uzaklaşmış olanlar (hicret edenler) ve Allah yolunda stn gayret gsterenler (cihad edenler), onlar Allah'ın rahmetini umabilirler." (Bakara: 218)

İmana erişen, zulmn egemen olduğu diyardan g eden (hicret eden) Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla aba gsterip (cihad edip) duran kimselere ve onlara kol kanat aıp yardım edenlere gelince işte bunlar sahiden birbirlerinin dostu ve hamileridir... (Enfal: 72)

Hicret ve cihad... Bu ikisi, birbirinden ayrılmayan ikili... Sanmayın ki cihad sadece meydanlarda savaşmaktır... Ve sanmayın ki hicret sadece bir beldeden diğer bir beldeye g etmektir...

Cihad, malınla, canınla, aklınla, fikrinle, zikrinle, hasılı elinde bulunan btn imkanlarınla yoğun bir aba sarfetmektir. Hicret ise cihad iin gereken enerjidir.

Cihad, şeytana ve onun rnlerine karşı yoğun bir mcadeleye girişmektir. Hicret ise bu mcedelede strateji ve taktik belirlemedir.

Cihad, insanca yaşanabilecek bir ortam oluşturmaktır. Hicret ise, bu ortamın nvesidir...

Yine bakınız Hz. İbrahim, kavmini, iinde bulundukları ktlkleri terkedip sadece Allaha kulluğa ağırdığı zaman, ona inanan kardeşinin oğlu Hz.
Lut ne diyor:

Ben Rabbime hicret ediyorum. Şphesiz O, mutlak g ve hikmet sahibidir.
(Ankebut: 26)

Şirkten tevhide hicret...

Sahte ilahlardan, Allaha hicret...

Esfels-safilinden Ahsent-takvim e hicret...

Kr krne bağlılıktan, dşnp aklederek, araştırıp tahkik ederek, gerek kulluğa hicret...

İcbari kulluktan, iradi kulluğa hicret...

Fena dan Beka ya hicret...
Ve siz ey, malda, makamda, şhrette, hırsta, kasvette, şehvette, taasubta, cehalette, sefalette, maddede, materyalde, taklitte, gaflette, ihanette... ikamet edenler!...

Peki sizin hicretiniz ne zaman Allaha?..

Metin
Kim kimdir? - M.Nureddin Yekta

Bazen alıp başımı gitmek gelir iimden, ama nereye? Gideceğim yeri bir bilebilsem. Herkes siyaseti, herkes bilirkişi!.. Sokaktan toplanmış bir ka gnlk szde eğitimden sonra, adam yapılmış bir sr kişiler. Alfabenin A. sını bilemeyen Dr.lar! ortaokul mezunu bir sr Prof.ler! ocukluğum aklıma geldi, hep zenirdim bazı insanlara! Ah bir onlar gibi olabilsem, memleketime, milletime, dinime ne hizmetler yapardım ne hizmetler!.... Ya şimdi?... Evet ya şimdi? Kim kimdir?.. Kim neyin nesidir belli değil, kim kime hizmet ediyor, kim nereye hizmet ediyor belli değil, her szde bir keramet var deyip kendi kendimizi avutuyoruz, bu işin sonu nereye varacak o da belli değil!...

Amedli bir vatandaşımızın bir anısı geldi aklıma. Gneyden Serhada gelmiş, mevsim kış, evlerde tuvalet yok, almış ibriği eline, ıkmış kyn kenarına abdest alacak, kyn kpekleri nn kesmişler, saldırmışlar adama, yer kar, buz, taşlar donmuş, adam bir eğilmiş taşa hepsi yere yapışmış hibiri yerinden oynamıyor. Vay mem-leket! Taşlar bağlı kpekler salıverilmiş, neylerim byle memleketi? demiş. Demiş ama kpekler tarafından iyice hırpalandıktan sonra memleketi terketmiş.

Şimdi gelelim bu memleketin haline! Ne yazık ki btn taşlar bağlanmış. Onbeş gnlğne eğitim grenler siyaset yapıyor kimi 50 kez Med. Tv. ye ıkmış daha bir defa olsun hakkında bir soruşturma aılmamış, kiminin babası memlekette ajan, yurtdışında yurtsever, kimisi zel tim hareketinde krdlerin kellesini uuran kardeşlerinin himayesinde krdlere siyaset yapıyor, kimisi ise, kendi şahsiyeti iin vatan ve memleketi beş paraya satıyor. Ne yapalım bunlar memleketi savunan siyasetiler! İtiraz edemezsin, nk başka kim var siyaset yapacak!
Ne demişler? Erkeklerin yokluğundan horoza Abdurrahman ismini vermişler.

12 eyll dneminden sonra Kenan Evren Kurdistanın dinini de ortadan kaldırmak iin Kurdistana din adamı adı altında bazı mit ve it takımını gnderiyordu. Muş mftlğnde oturuyordum, Muşa yeni gelen ve Muş Kotana kyne tayin edilmiş birisine, memleketimizin durumunu anlatınca dedimki: Memleketimiz eskiden beri alimlerin yeri ve mekanıdır, ayrıca memleketin oğu da Şafii mezhebine mensuptur, buna dikkat ediniz. Şyle cevab vermişti. Hocam ben Şafii mezhebini ok iyi bilirim, amcam Vanda imamdır, iki yaz yanına izine gitmiştim, bir ay civarında yanında kaldım hep Şafii mezhebine gre vaaz yapıyordu, ben de bylece Şafii mezhebini ok iyi ğrendim. Ben gldm, sebebini sordu, dedim ki, ben on yıl medrese okudum onbeş yıldır mderrislik yapıyorum, ayrıca yedi slalem de Şafii mezhebine mensup olmasına rağmen ben hala Şafii mezhebini ğrenemedim, sen ne abuk kavradın bunu?

- Ya hocam ben sper zekalıyım dedi .
Glermisin aĝlarmısın?...

Evet, işte byle sper zekaya sahip, memlekette oban olamayan ve 15 gnlk eğitimden getikten sonra siyasete atanan siyasetilerimiz de byle sper zekalı, onların yanında siyaset yapmak ok zor olduğu iin, ben de alıp başımı gitmek istiyorum ama nereye? Gideceğim yeri bir bilebilsem?

Bilmediğim ok şey var doğrusu ama, bildiğim bir ka şey de oldu. Bu Kurdistan mcadelesinde alıktan len birok insanımız olmasına rağmen, alıktan lmek zereyken byk bir servet sahibi olanlar da oldu, hibir şeyi olmadığı halde Avrupaya gelip siyasi pas alan ve şu veya bu parti adına para toplayıp milyarlar stne milyarlar koyan, gnn gn eden bir sr insan, ayrıca ağızlarını da atıkları zaman, herkesi işbirliki, ajan, hayin ilan eden vatanseverler!

Kendimi bildim bileli bu siyasetle uğraşıyorum, hi bu kadar tiksinmemiştm. Bu gne kadar enaz yirmi defa mahkeme kapılarında srnmş, defalarca işkencenin en ağırına maruz kalmış, hapis yatmş 15 yıl ceza almış ve şu anda da T.C. tarafından aranan ve mr boyu btn kamu hizmetlerinden mahrum edilen bir krd olarak, sz sylemek hakkına sahib değiliz, nk mevsim kış her taraf buz ve taşlar bağlı. Hi kimse alınmasın kimseyi rencide etmek veya birilerinin hakkında yanlış bir şey konuşmak değil amacımız, belki sadece dert yanıyoruz olur ki, bizim gibi dertliler vardır diye, yoksa ne haddime! Ben kim siyaset kim? Ne onbeş gnlk eğitimim ve nede T.C.de zel dairelerde ve zel yerlerde beni savunan, koruyan bir yakınım var.

Okuyucunun affına sığınarak şunu sylemek isterim: Galiba biz padişah tacı misali, bu akılla ve siyasetle bir yere varamayız, gremediğimiz bilemediğimiz siyasetlere ve siyasetilere alkış tuttuğumuz mddete.

Derler bir zamanlar İstanbulda bir kprnn başında adamın biri oturmuş ve elleri ile sanki bir şeyler dokuyor, yada işliyormuş gibi işaretler yapıyormuş. nceleri adamı deli sanmışlar kimse kulak asmamış, bu iş uzun srnce bakmışlarki adam deli değil, merak etmişler ve sonunda birileri dayanamayarak sormuş.
-Kardeşim sen ne yapıyorsun byle?
-Padişahımıza bir tac yapıyorum demiş
-İyi ya hani tac?
-Bu yle bir tacdır ki sadece ben ve padişah grebiliriz, başkada hikimse gremez, ancak tac tamamlandıktan sonra herkes grebilir demiş. Meseleyi padişaha aktarmışlar, padişah adamı ağırtmış, adam padişaha da aynı şeyleri sylemiş. Bu tac yle bir tacdır ki eğer tamamlayıp başına koyabilirsek artık padişahlığın hibir zaman elden gitmez taki lnceye kadar. İyi demiş padişah yapmaya devam et. Derken bir gn tac yapılmış ve padişaha haber salınmış, belli bir gnde herkes meydana toplattırılmış, adam sanki elinde bir tac varmış gibi yaparak meydana ıkmış, yavaş yavaş padişahın yanına varmış, tacı aldığı gibi padişahın başına koymuş, maşallah ne gzel tac deyince, herkes bir ağızdan maşallah ne kadar da yakıştı deyip padişahi tebrik etmişler, adam almış alacağını padişahta takmış tacını. Aslında ortada ne tac ve nede tebrik edilecek bir şey varmış, fakat var mı ki bir yiğit ıkıp ta hani tac diyebilsin.

Şimdi bakıyorum bizim de başımıza bir tac koymak istiyorlar ama, ben bu tacı gremiyorum, ortada bir şey grnmyor ve sesim ıktığı kadar avaz avaz bağırıyorum: Ortada ta yok sakın olaki başımızı uzatmayalım ta yerine başımıza değil, boğazımıza ip koyuyorlar haberimiz olsun!.. Ne gzel ta deyipte tebrik edenlere kanmayalım, gelin hep beraber alışalım, fikir retelim, zararın neresinden dnlrse krdır demişler, bu fırsatı kaırmayalım. Ama kk hesaplar peşinde olanları grdke, grmedikleri halde tac iin padişahı tebrik edenlere rastladıka, alıp başını gitmek istersin uğruna herşeyini verdiğin vatandan ve vatan uğruna verilen bu kutsal mcadeleden, ama nereye? Birbilebilsen?

Mevlana Celaleddini Ruminin kim olursan ol, bin defa tevbeni bozmuşsan yine de gel dediği gibi, ne olduğunu kim olduğunu bilemediğin halde bin defa tevbesini bozanları adam kazanırım deyip dergaha kabul edersen ve yaptıkları her yanlışa da ne yapalım heval biz bunları sokaktan toplayıp getiriyor adam yapıyoruz deyip onları savunmaya kalkarsan ve de yaptıkları bir ok tahribat, ajanlık, itirafılık ve ağlattıkları binlerce ailenin gzyaşlarına bakmadan, onlara bir daha grev verirseniz ve bunu yaparken de vatan millet uğruna hizmet yaptığını da sanıyorsanız vay o millet, vay o vatanın haline!

Bir ok şahıs ve aile tanıyorum, memlekette yapmadıkları rezalet kalmamış ve burada da vatanperverlerin en nc roln oynamakta ve de siyasi parti ve siyesetilerimiz tarafından kabul edildiklerini grdke alıp başımı gitmek istiyorum.

Bu nedir? Milletin kaderi mi yoksa cehaleti mi? Her zaman sylerim; bu millet herşeye layıktır, yeri geldiği zaman ulusal mcadele iin hibir fedakrlıktan geri kalmaz ama hibir zaman da bu milletin bu fedakrlığı, kendisinin arzu ve isteği doğrultusunda harcanmış değildir. 28 defa ulusal mcadele iin başkaldıran hareketlere her trl fedakrlıktan ekinmeyen bu millet, 29. kez yine başlatılan serhıldanla beraber olmuş ve bunun iin de hi ama hibir zaman geri kalmamıştır, Fakat bugn bu istem demokratik cumhuriyet curcunasıyla, T.C. devletinin misaki milli hudutları tanınarak, Atatrk rehberliĝi ve nderliĝi kabul edilen bir siyasetle sonulandırılmak istenmektedir. Umarız halkımız oynanan oyunlardan haberdar olacak va davasına sahip ıkacaktır.
En azından temennimiz budur.
2002.06.01
M.Nureddin

Trk Basınanda Haziran 1937 - Deng Mezlma

TRK BASININDA HAZİRAN 1937 DE, DERSİM DİRENİŞİ İLE İLGİLİ OLARAK YAYINLANAN HABER VE YAZILAR!

Dnya deĝişti ama ne yazıkki; Trk devletinin Krdlere karşı bakışları hi deĝişmedi, krdler hak hukuk adalet derken, trk devleti her zaman terrist dedi, katletti, ldrd, yaktı, yıktı, sirgn etti. İşte rnekler.

TAN GAZETESİ, 15 HAZİRAN 1937
YZ SENELİK DERSİM İŞİ ŞİFA YOLUNDA
Ahmet Emin YALMAN
Memleketin dışarı dertlerini halleder halletmez sıra ieri dertlere geldi. Bunların başında Dersim bilsı vardır.

Dersim asırlardanberi aresi bulunmamış bir derttir. Tanzimat zamanına kadar btn memleket ayni anarşi, aynı mevzii derebeylik iinde yaşadığı iin Dersim'deki gerilik ve vahşet gze arpmıyordu.

Gnn birinde memleket, asırlarca sren uykudan uyanır gibi oldu. Kendini korkun bir uurumun kenarında buldu. Tanzimat adı altında bir tedavi hareketine girişildi. Memleketin her tarafına yeni idar teşkilat ok az girdi. Fakat Dersim dağlarının eteğinde Tanzimat aczini duydu. Oradaki iptida hayata, derebeylerinin karanlık istibdatına , cinayet ve hırsızlık zerine dayanan geinme şekline nfuz etmek bir trl mmkn olmazdı.

Tam bir asırdır memleket Dersim hastalığı ile uğraşıyor. Hastalık iptidadanberi az, ok teşhis edilmiştir. Fakat tatbik edilen tedavi areleri hep yanlış ve noksan olmuş ve derdi bytmekten başka bir şeye yaramamıştır.

Dersim ıslahatı hakkında yazılan raporlar ve lyihalar bir oda dolduracak kadar oktur. Hepsinde az, ok aynı devalar tavsiye ediliyor: Yol yapmak, mektep amak, iktisad tedbirler almak, ağaların nfuzunu kırmak, korku ve vehim iinde yaşıyan halkı memlekete ısındırmak...

Dşnlen tedbirler ya kağıt zerinde kalmış, yahut pek sath ve baştan savma yapılmıştır. Bunlar şakavet ruhunu kıramayınca vakit vakit tedip hareketlerine girişilmiştir. Bu hareketler de daima az kuvvetle tertip edilmiş ve ancak an ve mevzii bir snnet uyandırabilmiştir. Byle şuursuz ve plansız ırpınmalar neticesinde hastalık katiyyen hafiflememiştir. Bunun aksine olarak, zayıf tedip hareketleri ve yarım tedbirler hastalığın şiddetini artırmıştır. Dersimin itima ve iktisad siması değiştirilmedike hastalığın sebebleri elbette baki kalacaktı. Aynı sebebler daima aynı neticeleri hsıl edecekti.

Fazla olarak, bir asırlık yanlış siyaset şu fenalıkları yaratmıştır:

1-Tedip hareketlerinde şakilerin kyleri ve ekinleri yakılmış, hayvanları zaptedilmiştir. Zaten dar olan mişet imknlarını, tedip hareketleri bylece bir kat daha daraltmış ve şakavete yol aan amilleri kuvvetlendirmiştir.

2-Daima derebeylerinin elde edilmesine alışılmıştır. İstibdat devrinin payeleri, nişanları, rtbeleri, ihsanları, halkı en adi kleleri ve malları gibi kullanan derebeylerine yeni birer destek olmuştur.

3-En acısı şudur: Dersim halkı esasen Trk iken ve Trke sylerken (konuşurken) bir taraftan snnlik, kızılbaşlık davası, diğer taraftan daim taarruz korkusu neticesinde Trklğe yabancı dşmştr. Kısmen dilini kaybederek Krte ğrenmiş ve kendini Krt zannetmiye başlamıştır. Hariten memleket hakkında fena emeller besleyenler, Dersim halkına daima tabii bir mttefik gzyle bakmışlardır. Ağalar, kendi mevkilerini devlet nfuzuna karşı korumak iin, klelerini memlekete dşman bir unsur haline koymıya alışmışlar ve bu maksatla elden geleni yapmışlardır. Bir nesil evvel bile Trk dilinden başka bir dil bilmiyen birok Trke Krtlk zorla aşılanmıştır.

Memlekette yeni bir varlığın temellerini kuran inkilp hkmeti, Dersim derdine seyirci kalamazdı. Dersim dnk halinde kaldıka memleketteki ileri hareketi daima arkadan tehdide maruz kalacaktı. Şarkta tam bir istikrar ve emniyet kurulamıyacaktı.

Mazideki hataları tekrar etmemek iin senelerce araştırmalar yapıldı ve gidilecek yol en kk teferruatına kadar kararlaştırıldı. Bir sene evvel de tatbikata geildi. Fena hatıralarla dolu olan Dersim ismi atıldı. Anavatanın tabii hayatına yeniden karışacak olan bu kıtaya Tuneli ismi verildi. Islahat hareketinin başına da byk selahiyetlerle General Abdullah geirildi.

Bu kıymetli generalimiz ok geniş grşl ve tedbirli bir asker ve idare adamı olduğunu Tunelinde iş başında ispat etmiştir. Tuneli halkına cezalandırılacak bir kabahatli değil, şifa bekliyen bir hasta gzyle bakılmıştır. Demiryol inşaatında ve diğer sahalarda kendilerine iş bulmak iin elden gelen herşey yapılmış, trl trl iktisad ve itima tedbirlerle burasının itima siması ilk defa olarak değiştirilmiştir.

Neticede kle sınıfının yz glmş, bunlar iin insanca bir hayat başlamıştır. Fakat başkalarının sırtından tufeyli hayatı geiren ve tahakkm zevkinin en koyularını tadan derebekleri, bu hayırlı gidişi kesmek ve memleketi karanlığa dndrmek istemişlerdir.

Ağaların bu maksatla ıkardıkları hdiseleri kk tedbirlerle teskin etmek mmknd. Fakat hkmet, bu hdiseleri fırsat bilerek ıslahat hareketini temellendirmek, emniyet ve istikrarı tam bir surette kırmak istemiştir. Hareket esaslı şekilde hazırlanmış ve beklenen neticeleri ık kısa zamanda vermiye başlamıştır.

Dersim denilen bir asırlık mzmin derdin bylece tam bir şifaya doğru gitmesi, memleket hayatı iin ok mhim bir inkişaf merhalesidir. Btn memleket, korkun bir şakavet ve asilik yuvasından , yerli halk kleliğin en hakir şeklinden, civar halk ta mal ve canlarını daim bir tehdit altında bulunduran vahş şakilerin şerrinden kurtulmuştur.

Hkmetimizi, bu byk davayı halletmek hususunda esaslı tedbir ve hareketlerinden ve şimdiden vardığı muvaffakiyetli neticeden dolayı tebrik ederiz. Hatay işinin prensiplerimize uygun olarak halli, memleketi haricen ne kadar kuvvetlendirmişse Dersim hastalığının tam bir şifa yoluna girmesi de dahilen o kadar byk bir kuvvet kaynağıdır.
Ahmet Emin YALMAN
=================================
Devamini belgeler kisminda bulabilirsiniz!

Serişk hilekar - M.Nureddin Yekta

Serişk bi xwe nexweşnek her ps e di gellek mirovan da j heye. L her tiştn nebaş, hinek başiyn wan j henin. Gelo tiştn nebaş awan baş j dibe? Ev mumkin e? Bel bel carnan mumkin e! Wek ku dibjin ji İmam Azem Ebu Hanife pirsne:
-Ma gelo te terbiya xwe ji ku hilan? İmam bersiv daye:
-Ji mirovn b terbiye?

Cemaate dora w hinek ji wan keniyane hinek j şaş mane. İmam bi xwe mirovek mezin e mirov ji b terbiya hn terbiye edeb nabe, ka awa İmam ji wan terbiye hilaniye? Yeki pirs got:

-Xwed ji te raz be, tu me di mereq da nehl ka awa? İmam beşiş got:
-Ew tiştn ku mirovn b exlaq b terbiye dikin xelk j ji wan aciz dibin, min terka wan hem tiştan kir, bi v awah ez bm xwediy edeb terbiy!

Bel rast e ji serişkiy j hinek fde henin. Weki ku rya mirov rast be hinek mirovn dur nebaş bi dora mirov bikevin bixwazin mirov ji ser w rya mirova ya rast bizvirnin, gerek mirov serişkiy bike ji w reya xwe ya rast şn ve nezvire. L ku rya mirov nerast be, ne laq der-dor crann mirovan be, an j ne laq gel mirov be hinek insan li mirova şret bikin, bixwazin ku mirov dev ji serişkiya xwe berde, gerek mirov guh bide wan terka serişkiya xwe bike!.. L ku mirov terk neke w ji mirov ra j ji der-dor mirov ra j gellek ne baş be. Ku inca mirov di ser da dest bi hla xurda j bike, ne mumkin e ku mirov xwe xilas bike. Lewra dawiya nebaşiy tim bi nexweşiy xilas dibe! Em li ser v mesel pirr nenivsnin bes rokek di v derheq da heye ez ji we re binivsnim.

Dibn mirovek komnst bi nav Evdo hebye digot heke Xwed dara dunyay bida dest min, min hem nsana wek hev kira, wek hev j rizq wan bida!.. min li tu kes hle j nedikir. L feqr min nizanb ku komnst bi ser xwe hem hle xurde ye!

Ku dema zewaca w hat, d bav w j re k dtin Evdo neeciband. Gotin:
-Kuro Evdo te digot nsan hem wek hev in ka tu ima tu qz naecibn? Evdo got:
-Ma ev zewac e, gerek ez qza her delal bistnim.

end salan li qza geriyan dv re j re yek dtin xwestin. Evdo zewic, l end sal bor Xwed zarok neda Evdo. Li ser doxtor tebba geriya, na ne mumkin e, zarok nabin. Li ser şehd ziyaretan geriyan, Evdo dua kir; Ya Rebb tu min j, ji kerema xwe mehrm neke, tu bid xatir dost qenc xwe, tu bid xatir Quran tu kurek bid min!... Demek şn ve Xwed kurek da Evdo. Der cnara i nav l dann Evdo qebl nekir. Evdo got: Gerek ez nav yek wisan l bikim ku bi tu awah heta niha kes l rexne nekiribe.

Ax gund j ra got; Evdo nav min li kur xwe ke, Evdo got na tu mirovek b edalet , tu feodal , kesn ku ji te re riyakar bikin tu ji wan hezdik, kesn ku ser li ber te bilind kin tu wan dipeliqn. Ez nav te l nakim.

Mel gund got; Evdo nav min l ke, bila bibe xwendevan ji gel xwe ra xizmet bike. Evdo got; na mela tu adil nn, k pirr zekat bide te tu ji wan hezdik l te rojek li feqrn gund silavek nekir, ez nav te danaynim!

Şx got; kuro Evdo nav min l ke, lawo ez mirovek wel me, herd dunya li ba min yek in, bila kur te bibe xwediy keşf keramet, Evdo got; Na Şx, tu merivek adl nn, k dest ling ma ke, cba te tije ke, tu mifta cennet did wan, kesn wisa neke tu wan dişn dojeh (cehnim).

Evdo ji kur xwe re tu navek nedt got ez ser xwe hilnim, biim bigerim, heta ku min yek baş dt nav w li kur xwe bikim!

Ket r , li ser iyak dengek hat Evdo, got: Evdo ez melek Xweda me, Xwed dib min kurek daye Evdo, ez navek li kur w kim bila Evdo qebl bike! Evdo got; na wellah, ew nav ku Xwed li kur min bike, ez ji xwe w nav qet qebl nakim, Xwed hem insanan wek hev nekiriye, hinek, sip nin, hinek, reş in, hinek maldar hinek ji birna dimirin, gelo va edalete? Na ez qebl nakim!

Evdo meşiya , demek şn ve merivek derket pjber Evdo got; Evdo ez Ezral im, were ez nav kur te deynim. Evdo hinek fikir got; ez qebl dikim tu yek bi edalet, feqran, maldaran, bendeyan, axayan hem dikuj, ji te re hem insan wek hev in, mjiy me wek hev in, ka bje ez nav kur xwe deynim i? Ezral got: Nav w deyne Ezral. Evdo got baş e sipasiya xwe ji Ezral ra pşkş kir şn ve zivir. Evdo h-j end gav navtib, Ezral gaz kir:

-Kuro Evdo tu merivek feqr , were ez dermanek bidim te, p bibe doxtor. Her kesn ku nexweş bin, tu ji v derman dilopek bi w bid vexwarin, ew di ch da baş dibe. Bi v awah tu hem zengn dib, hem j nav deng te li hem chan belav dibe. L bi şert tu ji herkes ra wek hev b, hle xurda nek. Dema tu y ser nexweşek, ger ez li wir nebim, derman bid heq xwe bistne bie. Dema ku ez li wir bim li ber ser nexweş nebim, tu dsa dikar derman bid, l dema ku ez li ber ser nexweş rnişt bim tu bizan ku ez ruh w distnim, tu nzk w nexweş neb tu v peymana min xwe ji kes ra nebj ha!

Evdo got; ya Ezral ma tu duzan ez mirovek komnst im xwey edalet me, ji herkes ra wek hev muamel dikim. Ezral got baş e, derman da Evdo ji hev xatir xwestin.

Di demek hindik da nav deng Evdo li chan belav b. Evdo ser kjan nexweş, dt Ezrail ne li wir e, an j li ber ser nne, Evdo derman da nexwş nexweş di ch da rabu ser lingan.

Padşah w herm kurek w hebye nexweş ketiy. Hem doxtor tebb w herm ji kur paş ra tu are nedtine. Padşah dişne pey Evdo j rica dike ku kur w sax ke. Dema Evdo die mala paş, dibne ku Ezrail li ber ser nexweş rniştiye. Qrn bi Evdo dikeve dibje, na, welleh na, ez v nexweş nikarim sax kim va kar min nne.

Paş pirr lava Evdo dike l fde nake. Paş dibje; Evdo tu kur min sax k, ez mal xwe hem bidim te, te bikim paşa ez bi xwe j bibim xizmetkar te. Ev gotin xweş Evdo hat l Ezral li ber ser runiştiye, ka Evdo reben i bike? Gaz paş kir bir derva, ji paş ra got tu ji min ra hacetek wisan k ku mirov dest xwe bid di yek anek da li dor hev bizvire. Paşa hacetek wisan da kirin, nexweş dann ser hacet, Ezral li ber ser rnuştiye, Evdo dest xwe da ser bişkoka hacet, hacet di anek da zivir, ser hat ber Evdo, ling n ba Ezral, heta Ezral ji ch xwe rab, Evdo derman kir dev nexweş nexweş di ch da rab ser xwe. Ezral awirek da Evdo bi der va derket .

Evdo b paşa, li ser tex rnişt l bi dil kul. Lehzek şn ve Evdo derket derva i bibne? Ezral li ber der li benda Evdo sekiniye. Evdo pirs:

-Ya Ezral ma te xr e?.. Ezral got:
-Evdo di navbera me da peymanek heb, gerek te hle xurde nekira!..
-Evdo got tu bi qedr Xwed Quran bik tu ruh min bibexşn!.. Ezral ser xwe hejand:
-Evdo ka te digot ez merivek komnst im, rast im, durust im. Te edaleta Xwed j baş nedidt, ev i lavakirina bi nav Xwed Quran ye?... Evdo ser xwe berjr kir got:
-Er dema tirs menfeet hebe komnst j hle xurda dikin. Ezrail got:
-Evdo! Dawiya hle xurda p e, ez j li te hlek bikim, ro di şna kur paş da ez ruh te bistnim....

M.Nureddin Yekta

Dengbj - Cankurd

Li zndanan dikin qrn,
Dikin hawar hevaln te,
Digazin her, dibjin her:
ima nay me deng te?

Li zozanan dikin lln,
Ji boy gel tivingn şer,
Wek dwan, bilind gir,
ima nay me deng te?

Were bje du helbestan,
Li ser daxwaza bindestan,
Ji bo Kurdan Kurdistan,
ima nay me deng te?

Were dengbj Azad,
Nema bo me dema şad,
Gelo! Dayk dikin hawar,
ima nay me deng te?

Li zndanan wek şran,
Ser hildan gel mran,
Dibjin: Em di r de ne..,
ima nay me deng te?

Li zozanan şer ceng,
Li chan tu b deng,
Eve soz qirara me?
ima nay me deng te?

Cankurd / 1998